06 Kasım 2019 20:55

İstanbul'da üniversite öğrencileri YÖK'ü kuruluş yıl dönümünde protesto etti

İstanbul'da üniversite öğrencileri, YÖK'ü 38'inci kuruluş yıl dönümünde protesto etti. Öğrenciler, "Üniversitelerde tek adam rejimine geçit vermeyeceğiz" dedi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Üniversite öğrencileri, Yüksek Öğretim Kurulunu (YÖK) 38'inci kuruluş yıl dönümünde protesto etmek için İstanbul Üniversitesi Beyazıt Kampüsü önünde basın açıklaması yaptı. "Üniversite: Şirket, hapishane, şantiye değildir! Geleceğimiz ve özgürlüğümüz için mücadeleye" pankartının açıldığı eyleme, İstanbul’da bulunan devlet ve vakıf üniversitelerinden çok sayıda öğrenci katıldı.

Öğrenciler, "YÖK, Polis, Medya bu abluka da dağıtılacak", "YÖK yok olana dek", "Baskıya yalana talan karşı üniversiteni savun", "Kayyım rektöre karşı üniversiteni savun", "KHK'lı hocalarımızı geri istiyoruz" dövizleri taşıdı. İstanbul’daki üniversitelerde okuyan öğrenciler tek tek söz alarak, üniversitelerindeki sorunları ve taleplerini dile getirdi. Siyasi iktidara biat etmeyeceklerini ifade eden öğrenciler, üniversiteler özgür olana kadar mücadele edeceklerini söyledi.

Üniversite Öğrencileri adına ortak basın metnini Özlem Özdemir okudu. "Üniversitelerde bilimden ve politikadan uzak uygulamalar, YÖK’ün kuruluşundan beri yaptığı yegane şeydir" diyen Özdemir, "Bugün ise YÖK Saray’a bağlanmış ve üniversiteler, 'Tek adam'ın yetkisine sunulmuştur. Bugüne kadar YÖK eliyle yürütülen üniversiteleri baskı altında tutma politikaları bugün de iktidar eliyle sürüyor" dedi.

"MÜŞTERİ DEĞİL ÖĞRENCİYİZ"

Eğitimin niteliği ve bilimselliği yerine rantını düşünenlerin, üniversiteleri ticarethane gibi gördüğünü ifade eden Özdemir, "Üniversiteler artık bir şirket gibi yalnızca ‘vaatleri’ ile karşımızda ve sermaye yararına çalışıyor. Saraylara milyonlarca lira bütçe ayıranlar, en temel hakkımız olan eğitim hakkına göz dikiyor. Okuyabilmek için çalışmak zorunda kaldığımız gibi üniversiteden koca bir borç yığını ile mezun oluyoruz. Mezun olduğumuzda ise bu borçları ödeyebilmek için iş bile bulamıyoruz. TÜİK verilerine göre genç işsizlik yüzde 27.1. Her 4 gençten biri işsiz. 81 ile üniversite açmakla övünenler genç işsizliğe de çözüm bulmalıdır" diye konuştu.

"ÜNİVERSİTELER RANT KAPISI DEĞİLDİR"

Özdemir, geçen yıl İstanbul Üniversitesi de dahil olmak üzere 13 üniversitenin bölündüğünü ve birçok fakültenin şehir merkezinden uzak yerlere taşındığını hatırlatarak şunları söyledi:

"Üniversiteleri bölerek rant sevdalısı olduklarını bir kez daha gösterdiler. Nerede ağaç varsa orayı rant alanı olarak görenler, ODTÜ Kavaklık’ta öğrencilerin haberi olmadan kaçak KYK yurdu inşaatına başladı. Öğrencilerin direnişi sonucunda ODTÜ Kavaklık'a KYK yurdu yapılmadı. Nasıl ODTÜ'ye kaçak yurt yatırmadıysak Yıldız Teknik Üniversitesi Davutpaşa Kampüsünde de Millet Bahçesi'ne izin vermeyeceğiz. Öğrencilerin en temel ihtiyaçlarına gelince bütçe yok diyenler, beton yığınından başka bir şey olmayan Millet Bahçesi'ne tam 14 milyon lira bütçe ayırdılar. Bütçe Millet Bahçesi'ne değil, öğrencilere verilmelidir. Gençlik üniversiteleri bölenlerin, ranta açmak isteyenlerin, öğrencileri müşteri yerine koyanların her zaman karşısında olacak. Üniversiteler Saray'ın da YÖK’ün de değildir. Üniversiteler öğrencilerindir" dedi.

"ÜNİVERSİTELERDE ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜ KAZANACAĞIZ"

Özdemir son olarak şunları söyledi:

"Bugün verdiğimiz mücadeleden biliyoruz ki, üniversiteler ancak fikirler konuşulabilirse özgür olacak ve bilim üretecektir. Biz her daim eşit, parasız, bilimsel ve anadilde eğitim hakkımız için mücadele ederken; bize öğrencilerin hak ve özgürlüklerini kısıtlamak, üniversitelerdeki özgür düşünce ortamına ket vurmak hedefiyle soruşturmalar açıldı. Hocalarımız KHK'lerle üniversitelerden ihraç edildi. Tüm bunlarla bilimden uzak, iktidara yakın üniversiteler yaratmaya çalıştılar. Bunlara rağmen, üniversitelerde itiraz eden öğrencileri hiçbir dönem durduramadılar, durduramayacaklar. Biz, hiçbir sınıfsal ayrıma izin vermeden eşit eğitim alma hakkımızı, gericiliğe karşı bilimsel eğitimi, cinsiyetçiliğe karşı eşitliği, ırkçılığa karşı kardeşliği, baskılara karşı özgürlüğümüzü savunmaya devam edeceğiz."

(İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Avukat Ali Deman Güler: Yargı bağımsızlığı yamalı bohçayla, paketle olmaz

SONRAKİ HABER

Feriköy Mezarlığı'nda bir kadın tecavüz girişimine maruz bırakıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa