05 Kasım 2019 14:57

Buldan: Darbecilerin ruhu da fikri de iktidardadır

HDP grup toplantısında konuşan Pervin Buldan, HDP'ye yönelik baskı, tutuklama ve kayyum atamalarına "HDP’yi çökertmeye çalışanlar asla başaramayacaklar" diyerek tepki gösterdi.

Fotoğraf: MA

Paylaş

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin grup toplantısında konuştu. HDP’nin grubuna kapatılan Özgür Gündem Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve Yeni Yaşam Gazetesi yazarı Hüseyin Aykol da katıldı.

Buldan, hafta sonu İstanbul’da gerçekleştirdikleri kongreye ve HDP’ye dönük baskılara dikkat çekti. Buldan, “Kongremiz başta olmak üzere birçok çalışmamız engelleniyor. İstanbul kongremizde de gördük; bildiri dağıtmak için alana çıkan vekillerimizin nasıl engellendiğini gördük. Bu rezaleti, diktatörlüğün fotoğrafını tüm dünya gördü ve izledi. Onların ablukasına karşı halkımızın da görkemli duruşu var bu da onlara dert olsun. Bir kez daha söylüyorum; HDP’yi çökertmeye çalışanlar asla başaramayacaklar. Buna izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.

"HUKUK VE DEMOKRASİ REZALETİNE SON VERİN"

4 Kasım 2016'da HDP'li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması ile halkların demokrasi, özgürlük ve barış umutlarının tüketilmek istendiğini ifade eden Buldan "Buradan bir kez daha iktidara ve adalet kırıntısı kaldıysa yargıya çağrı yapıyorum. Bu hukuk ve demokrasi katliamına, rezaletine son verin. Demirtaş ve bütün arkadaşlarımız AKP iktidarı tarafından FETÖ’cü savcıların hazırladığı fezleke ve iddianamelerle rehine olarak cezaevlerinde tutulmaktadır.

"Darbecilerin ruhu da fikri de iktidardadır. Geçen hafta Hakkâri vekilimiz Abdullah Zeydan arkadaşımız hakkında mahkeme tahliye kararı verdi. Tam tahliye olacağı esnada Saray’a bağlı bir AKP savcısı itiraz etti ve tutukluluk halinin devamına karar verildi. Bu karar hukukun içine düşürüldüğü rezaletin, çukurun son örneğidir. Artık tuz kokmuştur. Adaletin tabutuna çivi çakılmıştır. Demokratik siyaset yürüttüğü için HDP’yi yargılamaya kalkanlar, arkadaşlarımızı rehin tutanlar şunu unutmasınlar gerçek bir adalet karşısında bu yaptıklarının hesabını mutlaka tek tek vereceklerdir. 2 Mart’ta DEP milletvekillerini Meclis'ten alıp cezaevine koyan siyasi darbeciler birer birer tasfiye oldular ki o zaman ki görüntüler hala hafızalarda yer almaktadır. 4 Kasım darbecileri de aynı akıbeti yaşayacaktır." 

Buldan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle oldu:

"31 Mart seçimlerinde halkımızın iradesiyle seçilen 15 belediyemizi gasbettiler. ‘Kürtler seçemez, seçilemez, seçse bile yönetemez, yönettirmeyiz’ denilmektedir. Tam anlamıyla kayyımların anlamı budur. Bir taraftan milyonlarca Kürt seçmenin oyunu hiçe sayacaksınız sonra da kalkıp utanmadan ‘Bizim Kürtlerle bir sorunumuz’ yok diyeceksiniz. Siyaset tarihi böylesine ikiyüzlü, böylesine sahtekâr bir zihniyeti daha önce hiç görmedi."

"CUMHURBAŞKANLIĞI KAYYUM" SİSTEMİ

"Eş başkanlarımız sizin uyduruk gerekçelerinizle, iftiracı gizli tanıklarınızın ifadeleriyle görevlerinden alındıklarını ve tutuklandıklarını biliyoruz. Talancıların, hırsızların dışarıda gezdiği, hırsızlığı ortaya çıkaranların ise içeriye atıldığı bir düzenle karşı karşıyayız. HDP’li belediyelerde hırsızlık ve yolsuzluk asla bulamazsınız. Bizi suçladığınız ne varsa hepsi sizde, sizin siyasetinizde mevcuttur. Yeni Türkiye dedikleri düzen işte budur. Bu sistemin adı Cumhurbaşkanlığı-Kayyum sistemidir."

"YARIN SANDIK KURULA İKTİDARDAN DÜŞECEKLERİNİ BİLİYORLAR"

"Yarın sandık kurulsa, iktidardan düşeceklerini biliyorlar. Bu yüzden saldırganca davrandıklarının farkındayız."

"Bekleriz ki; Cizre’nin, Nusaybin’in, Kızıltepe’nin, Mardin’in, Diyarbakır’ın, Karayazı’nın sesi İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den, Adana’dan, Mersin’den de duyulsun. Karadeniz’den de duyulsun. Ses verilsin. Eğer kayyıma bugün hep birlikte karşı çıkılmazsa, ortak mücadele verilmezse, yarın sıra İstanbul’a, Ankara’ya başka başka kentlere mutlaka gelecektir."

"SURİYE'DEKİ YIKIM ÜZERİNDEN RANT YARATMAK İSTENİYOR"

"Bunların bir başka amacı da Suriye’deki yıkım üzerinden rant ortamı yaratmaktır. Suriye halkları büyük bir yıkım ve acı yaşarken, AKP ise şehir planlarıyla bu acıdan para kazanmanın derdindedir. Mülteci şehri kuracaklarmış. Cumhurbaşkanının ifade ettiği şey budur. Kimin arazisine, kimin toprağına şehir kuruyorsunuz."   

"KIRILMANIN FARKINDA MISINIZ?"

"Yarattığınız kırılmanın farkına varmanız için daha nelerin yaşanması gerekiyor? Yerinden yurdundan bağından ettiğiniz halkların yüzüne ileride nasıl bakacaksınız? Gerçekten merak ediyoruz. İnanın ki tarih şahit olsun; elini tutabileceğiniz tek bir Kürt bulamayacaksınız." 

"BARIŞ YANLILARINI BIRAKIP DAİŞ’LİLERİ CEZAEVİNE KOYACAKSINIZ"

"Türkiye halkları DAİŞ’in Diyarbakır’da, Suruç’ta, Gar’da gerçekleştirdiği katliamlarda çok ağır bedeller ödedi. Bu katliamları planlayanlar sınırın 5 km ilerisindeki güvenli bölgede, hem de Türkiye’nin kontrolü altındaki yerde konumlanmış. Bakanlarından biri çıkmış ‘Ben DAİŞ’lileri nereye yerleştireyim’ diyor. Pişkin pişkin bu soruyu Türkiye halklarına soruyor. Yer belli, cezaevi. Cezaevindeki barış yanlılarını serbest bırakıp katilleri cezaevine koyacaksınız."

"Eğer İmralı’nın kapısını kapatmasalardı Moskova ile Washington arasında mekik dokuyor olmayacaklardı. Çözüm içerideydi. Kurulan masa bu ülkenin masasıydı, halkların masasıydı. İktidar ne yazık ki tüm bu tarihi fırsatı berhava etti. Oysa Kuzey Suriye’ye tankıyla, topuyla orduyu yığmak yerine İmralı’ya bir müzakere heyeti gönderilseydi, bugün tablo çok daha farklı olabilirdi."

"SURİYE’DEN DERHAL ÇEKİLİN"

"AKP’ye buradan bir kez daha çağrı yapıyorum; gelin vazgeçin bu politikadan. Ülkenin geleceğini ipotek altına alacak, halkları karşı karşıya getirecek tehlikeli politikalardan biran önce vazgeçin. Kuzey ve Doğu Suriye’den derhal çekilin! Kuzey Suriye’nin geleceğine ancak orada yaşayan halklar karar verir. Söz ve karar sahibi olan Kuzey Suriye halklarıdır. Siz onların adına karar veremezsiniz. Buna yetkiniz de yok, haddiniz de değildir."

"SAVAŞIN FATURASI HALKA ÖDETİLMEK İSTENİYOR"

"Yarın bütçe görüşmeleri Meclis'te başlıyor. Savaşın ekonomik faturasını halka ödetmeyi planlayan bir yıkım bütçesiyle karşı karşıyayız. Ve görüyoruz ki 2020 bütçesinde de güvenlik harcamalarına ağırlık verilmektedir. Öyle anlaşılıyor ki AKP, 2020’yi de savaş yılı olarak planlamaktadır. Ama artık yolun sonuna geldiler. İktidardaki çözülme büyüyecektir. Gemi su almaya başlamıştır. Titanik gibi batacaklar."

KILIÇDAROĞLU’NA: HANGİ RESME BAKTINIZ

"Savaş politikalarına destek vererek AKP’nin iktidar değirmenine su taşıyanlar bilsin ki Türkiye halklarına en büyük kötülüğü yapıyorlar. Tam da bu süreçte Sayın Kılıçdaroğlu, ‘Resme baktım. Afrin’e İdlib’e çok iyi hizmetler gidiyor’ demektedir. Hangi resme baktınız Sayın Kılıçdaroğlu? ÖSO denen barbar tecavüz ordusunun Efrîn’de yaptığı talanın resmini de gördünüz mü acaba? Kürt halkı Efrîn’de yaşadığı topraklardan sürüldü. Bu resmi gördünüz mü? Zeytinliklerine varıncaya kadar halka ait ne varsa bir bir talan edildi. Bu resmi gördünüz mü? Kürtçe tabelalar tek tek indirildi. Bunları da gördünüz mü?" (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Çalışma Bakanlığına göre iş cinayeti, sermaye kaybı demek!

SONRAKİ HABER

Savunma Bakanı Hulusi Akar: Bedelli askerlikten 688 milyon lira tahsil edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa