04 Kasım 2019 16:11

Butik hukuk fakültelerinden butik yargı paketine

İyi hukuk eğitimi yargı reformunun değil eğitim sisteminin konusudur.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Doğa SÜMER

İsyan ÖZTÜRK

İstanbul Üniversitesi 

Adalet Bakanlığı tarafından Yargı Reformu Strateji Belgesi 30 Mayıs 2019 tarihinde kamuoyu ile paylaşıldı. Yargı Reformu Strateji belgesinin vizyonunun '' güven veren ve erişilebilir bir adalet sistemi'' olduğu belirtildi. Bu belgede 9 amaç 63 hedef ve 256 faaliyet yer alıyor. Bu 9 amaç şu başlıklar altında sıralanıyor: “hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesi”, “yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve şeffaflığının geliştirilmesi”, “insan kaynaklarının nitelik ve niceliğinin artırılması”, “performans ve verimliliğin artırılması”, “savunma hakkının etkin kullanımının sağlanması”, “adalete erişimin kolaylaştırılması ve hizmetlerden memnuniyetin artırılması”, “ceza adaleti sisteminin etkinliğinin artırılması”, “hukuk yargılaması ile idari yargılamanın sadeleştirilmesi ve etkinliğinin artırılması”, “alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin yaygınlaştırılması”.Bu başlıklar altında hukuk öğrencilerini ve hukuk eğitimini en çok etkileyecek olan faaliyetler şunlardır:

Hukuk alanındaki mesleklere girişte bir sınav geliyor. Avukat, hâkim, savcı ve noter adayı olabilmek için artık sınav gerekecek. 

Hukuk fakülteleri, 190 bininci sıra yerine 100 bininci sıradan öğrenci kabul edecek.

Hâkim ve savcı adaylığı mülakatının daha güvenilir hale getirilebilmesi için mülakat Komisyonu genişleyecek.

İyi hukuk eğitimi yargı reformunun değil eğitim sistemi konusudur. Hukuk eğitiminin 5 yıla çıkarılması bu alanda uzman kişilerce planlanmalıdır zira hukuk fakültelerinin sorunu süresi değil eğitimdeki niteliksizliktir. Her yere bilinçsizce açılan merdiven altı hukuk fakülteleri gerek fiziksel gerekse eğitim kalitesi bakımından oldukça yetersizdir. Marmara Üniversitesi gibi köklü geleneğe sahip bir okul, kampüsü değiştirildikten sonra oldukça büyük sorunlar yaşamaktadır. Fiziksel olarak yetersiz şartlar öğrencileri nitelikli eğitim almaktan mahrum bırakmaktadır.Son zamanlarda sıkça gündeme gelen dekan atamaları hukuk fakültelerinin kanayan bir yarasıdır. Atanan 73 dekandan 20'si hukukçu değildir. Hukuk alanında uzman olmayan bir dekanın hukuk fakültelerinde karar alması adeta bir skandaldır. 2019 itibariyle büyük bir hukukçu enflasyonu ile karşı karşıyayız. Önümüzdeki 5 yıl içinde aktif Avukat sayısının 150 bine ulaşması bekleniyor. Elimizde böyle astronomik bir sayı varken Hukuk Fakültesi kontenjanlarının 19 bine çekilmesi yeterli bir hamle değildir. Hukukçu kalitesini artırmak ve hukuk fakültesini piyasalaştırmamak için sıralamanın en az 50.000 bandına çekilmesi elzemdir. Gerekli niteliksel özelliklere sahip olmayan hukuk fakültelerinin açılmasına engel olunmalıdır. Türkiye'de özel üniversitelerdeki hukuk fakültelerinin birincil amacı iyi bir hukukçu yetiştirmek değil öğrenci üzerinden sağlayacağı maddi kardır. Yeterli eğitimi almayan öğrencinin meslek sınavı için tekrardan piyasanın sunduğu butik dershane tarzı yerlerde sınava hazırlanacaktır. İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz koşulları düşünüldüğünde öğrenci üzerinde daha büyük bir baskı oluşacaktır. Bu kadar sorun varken bu sorunları, oluşturulan yetersiz, yüzeysel yargı paketi ile çözmeye çalışmak adeta kanseri yara bandı ile tedavi etmeye benzemektedir. Hukukçuların yaşadığı ve yaşayacağı problemler daha kapsamlı ve gerekli ele alınmalıdır. Başka türlüsü sadece aldatmacadan ibarettir. 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Mutlu başlangıç, mutsuz gidişat

SONRAKİ HABER

Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu raporu: Adalar'da fayton kalkacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa