01 Kasım 2019 19:52

‘Buluştuğumuz Yer: Hakikat Bahçeleri’ belgeselinin galası yapıldı

İzmir’de yönetmenliğini Eylem Şen’in yaptığı “Buluştuğumuz Yer: Hakikat Bahçeleri” belgeselinin galası yapıldı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Yönetmenliğini Eylem Şen’in yaptığı, yapımcılığını ise Türkiye İnsan Hakları Vakfının (TİHV) üstlendiği “Buluştuğumuz Yer: Hakikat Bahçeleri” adlı belgeselin ilk gösterimi İzmir’de gerçekleşti.

İzmir Mimarlar Odası İzmir Mimarlık Merkezinde gerçekleşen “Buluştuğumuz yer: Hakikat bahçesi” adlı belgesel filmin galasına siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ile barış akademisyenleri ile Barış Anneleri de katıldı. Belgesel, “Bu suça ortak olmayacağız” başlıklı bildiriye imza atan ve ardından ihraç edilen akademisyenler için hazırlandı. Barış akademisyenlerinden Nermin Biter’in açılış konuşmasını yaptığı galada TİHV İzmir Temsilcisi Prof. Veli Dök, TİHV Yönetim Kurulu üyesi Coşkun Üsterci, akademisyen Feride Aksu Tanık konuşma yaptı.

“MUTLAKA BİR GÜN FELSEFENİN BETON DÖKÜLEN BAHÇESİNİ YEŞERTECEĞİZ”

Veli Dök yaptığı konuşmada, “Çok üzüntülü dönemlerden geçtiniz ve yılmayıp gerekli mücadeleyi yaptınız. Bu güzel güne ulaştınız ve bizler bu sıkıntılı dönemi yaratan kişileri tanıyoruz. Onların günün birinde kaybedeceklerini biliyoruz. Bu da onların kaybettiği günün kutlamasıdır” dedi. TİHV Yönetim Kurulu üyesi Coşkun Üsterci ise, “2016 yılında darbe girişimine girerek demokrasiden vazgeçme fırsatı olarak değerlendiren iktidar, akademisyenlere, Kürtlere, kadınlara herkese saldırdı. İlan ettiği OHAL, demokratiksizleştirmenin gerekçesi oldu. Barış akademisyenleri başta olmak üzere kamudan 100 bin ihraç oldu. Biz de ateşin düştüğü yer olarak sivil toplum örgütlerine dayanışma elimizi uzattık ve ortak projeler ürettik. Eylem Şen ile de böyle güzel bir proje ortaya çıktı. Zor koşullar altında insan hakları savunucuları olarak akademisyenlerin desteklenmesi ile ilgiliydi. Eylem’in zor koşullar altında bu belgeseli üretmesi acısından hepimize motivasyon kaynağı oldu” diye konuştu.

Barış Akademisyenleri adına konuşan Prof. Dr. Ferude Aksu Tanık da konuşmasında yaşadıkları sürece değinerek, “2015 yazında başlayan ve tırmanan şiddet ortamı bizleri çok olumsuz etkilemiş ve bu suça ortak olmayacağız bildirisi bu atmosferde başlamıştı. Hedef gösterilmeler, hak ihlalleri, açığa alınmalar ve ihraçlar, üstelik kayıplar yaşadık” dedi. Tanık, iki kez açığa alındıktan sonra kanserden yaşamını yitiren Eren Deniz Tolu ve yaşamına son veren Mehmet Fatih Traş’ı anarak, “Onlar Anayasa Mahkemesinin kararını göremediler. Ama umudumuzu kaybetmedik. Umudumuzu TİHV çatısı altında gerçekleştirdik. Ve bir gün mutlaka felsefenin beton dökülen bahçesini yeşerteceğiz” dedi.

“BAŞKA BİR DAYANIŞMANIN HİKAYESİ”

Belgeselin gösterimi ardından konuşan yönetmen Eylem Şen, kızı Öykü Arin’in sağlık durumuna ilişkin de bilgi verdi. Şen, “Belgeselin çekimleri bittikten sonra tanı kondu. Yaklaşık 9-10 ay hastalığın ne olduğunu anlamaya çalışarak geçirdik. Kurgu aşaması biz Antalya'ya gittikten sonra gerçekleşti. Dolayısıyla aslında benim için başka bir belgesel niteliğinde, başka bir hatıranın tekrarlanması gibi. Öykü’nün 1 Haziran’dan sonra gerçekleşen nakilden itibaren nakil başarıya ulaştı ve tedavi süreci devam ediyor. Bu nakille birlikte her şey bitmedi. JMML tekrarlaması çok yüksek bir hastalık diğer lösemiler gibi, dolayısıyla bir daha tekrar ettiğinde yeniden nakil söz konusu olacak. Bir yıl çok kritik dediler. Ama esas olarak iki yıl sonra hastalığın tekrar etmesi yüzde 50'ye iniyor. Bir yıl sonra her şey daha iyiye gidecek diye düşünüyorum ve bir yıl sonra İzmir'e dönebilecek” dedi.

“Bize çok güç verdi bütün örgütler, iyi ki örgütlüymüşüz. Örgütlenme ne kadar önemli bir şeymiş” diye konuşan Şen, “Barış akademisyenleri kendini ifade ettiler, onlarla birlikte olmak, bu sürecin bir parçası olmak benim için kızım için dayanışma sürecine döndü. Beni bir an olsun yalnız bırakmadılar. Dolayısıyla bu belgesel başka bir alanında başka bir dayanışmanın hikayesi. İyi ki varlar, birlikte kazanacağız” diye ekledi. (İzmir/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Bir gazeteci öldürüldüğünde hepimiz kan kaybederiz

SONRAKİ HABER

Sakarya'da öldürülen Kürt işçinin arkadaşı ırkçı saldırıyı anlattı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa