01 Kasım 2019 13:04

Şule Çet davası: Cinsel saldırı bulgusu olay yerinde yok ama Çet'in bedeninde var

Şule Çet'in şüpheli ölümüyle ilgili görülen davada, olay yerinde bulunan halı ve koltuklardaki lekelerin Çet'e veya sanıklara ait olmadığı belirlendi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Burcu YILDIRIM
Ankara

Ankara'da Yelken Plaza'nın 20. katından şüpheli şekilde düşerek hayatını kaybetmesiyle kamuoyunun gündeminde geniş yer bulan Şule Çet'in davasında, olay yerinden istenen biyolojik lekelerin Şule Çet'e ve sanıklara ait olmadığı anlaşıldı. Çet'in ölümünün ardından olay yeri polis görüntülerinde de yer alan ve sonrasında incelenmeyen halı, yastık ve koltuktaki lekelerin, şüphelerin giderilmesi için Şule Çet'in avukatları tarafından araştırılması talep edilmişti. Yapılan incelemede, lekelerin kan, meni (sperm) veya tükürük olmadığı tespit edildi.

Ancak Şule Çet'in avukatlarından Onur Tatar, bir yıl sonra ışıkla tespit edilen ve şüphe uyandıran lekelerin tespitinin kendi talepleri üzerine yapıldığına dikkat çekerek “Olay sırasında dikkate alınmayan ve polislerin olay yeri inceleme esnasında da görüntülerinde yer alan lekeler, bir yıl sonra Prof. Dr. Hakan Kar'ın ışık ile incelemesi sonucunda şüphe uyandırdı. Kovuşturmanın genişletilmesi ve şüphelerimizin giderilmesi için bu incelemeyi istedik. Halı, koltuk ve yastıktaki lekelerin Şule ile sanıklara ait olmadığı ortaya çıktı” diyerek şüphelerini Adli Tıp'tan teyit ettirdiklerini söyledi.

"SANIKLARIN SUÇLARI DELİLLERLE SABİT"

Yapılmasını istedikleri bu inceleme ile oluşan şüphelerin giderilmesi yönünde adım attıklarını ifade eden Tatar, “Ama bu durum ne sanıkların cinsel saldırıda bulunmadığını ne de Şule'nin intihar edebileceği kanısını oluşturmasın. Şule Çet'in bedeninde zaten cinsel saldırıyı gösteren ve sanıklara ait olan bulgular mevcut. Şule'nin, 10 parmağının 9'unda sanıklara ait dokular var 9 parmağının ikisindeki bulguların ise Berk Akand'a ait olduğu kesin. Adli Tıp'ta da bu kabul ediliyor” diye konuştu.

Çıkan lekelerin sanıklara ve Şule'ye ait olmamasının manipüle edilmemesi gerektiğine değinen Tatar, “Bu durum sanıklarının suçsuzluğunu göstermeyeceği gibi kamuoyunun da kafasını karıştırmasın. Sanıkların suçları delillerle sabit” dedi.

SANIKLARIN GÖRÜNTÜLERİNE DAİR DUDAK OKUMA RAPORUNA İTİRAZ GELDİ

DHA'dan Özkan Arslan'ın haberine göre, Şule Çet'in ölümüyle ilgili görülen davada sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand'ın asansör önündeki görüntülerine ilişkin dudak okuma raporuna, Berk Akand’ın avukatı Paşa Büyükkayaer itiraz etti. Avukat Büyükkayaer, raporun maddi gerçeğin ortaya çıkmasına bir katkı sunmadığını, tanık güvenlik görevlilerinin ifadelerinin de dosyaya eklenerek görüntülerle ilgili yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etti.

Cinayet, nitelikli cinsel saldırı ve hürriyeti tehdit suçlarından tutuklu yargılanan sanıklar Çağatay Aksu ve Berk Akand’ın, olaydan hemen sonra plazanın asansöründen inerken güvenlik kamerasınca kaydedilen görüntülerindeki konuşmalarının tespiti için dudak okuma uzmanlarının incelemesi sonucu düzenlenen rapor dosyaya girdi. Raporda, "Şüphelinin alkollü olmasına bağlı olarak dudaklarının ince motor becerilerindeki koordinasyon bozukluğu, sakal ve bıyık kullanması ve bunların dudakları kapatacak şekilde uzun olması, konuşmadaki dudak hareketleri sırasında ağız açıklığının dar olması nedeniyle ilgili fonemlerin ayırt edilememesi ve dudağın ışığının pozisyona bağlı gölgelenmesi, kamera çekiminin yüz ve dudakları net olarak göstermemesi nedeniyle görsel olarak görüşmenin içeriği net olarak tespit edilememektedir" denildi.

SANIK AVUKATINDAN DUDAK OKUMA RAPORUNA İTİRAZ

Sanıklardan Berk Akand’ın avukatı Paşa Büyükkayaer, mahkemeye sunduğu itiraz dilekçesinde raporun dosyada maddi gerçeği ortaya çıkaracak hiçbir katkı sağlamadığını belirterek, "Müvekkil ile Çağatay Aksu’nun aralarında geçen konuşma olayın sıcaklığı, panik ve heyecan unsurları göz önüne alınarak değerlendirildiğinde, hayatın olağan akışı gereği maddi gerçeğin ortaya çıkması konusunda en önemli delillerden biri olup iş bu konuşmanın açığa çıkması yargılamanın salahiyeti açısından oldukça önemlidir" ifadelerini kullandi. Avukat, mevcut raporun içeriği ve hazırlanış biçimi açısından ciddiyetten uzak olduğunu savundu. Olay günü müvekkilinin olup bitenden habersiz olduğunu tanık güvenlik görevlilerinin ifadelerinin de bunu ortaya çıkardığını öne süren Avukat Büyükkayaer, "Müvekkil Berk Akand’ın hiçbir şeyden habersiz, Şule’nin nerede olduğunu veya Şule'ye ne olduğunu öğrenme çabasında olduğu ortadadır. Dolayısıyla kamera kayıtlarıyla aynı zamanda görgü tanığı kamu tanıklarının beyanları birbirlerine uyumlu olduğundan, bahse konu kamera kayıtlarının ekine, olay anına ilişkin tanık beyanlarının da eklenmesi suretiyle dosyanın alanında uzman bilirkişi heyetine verilmesini ve yeniden rapor alınmasını talep ediyoruz" dedi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Barışma teklifini kabul etmediği bahanesiyle eşini bıçaklayan erkeğe 19 yıl ceza

SONRAKİ HABER

Pompalı tüfekle öldürmeye teşebbüs eden erkeğe önce ceza sonra tahliye verildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa