31 Ekim 2019 17:48

Birleşik Krallık’ta 12 Aralık’ta çok şey oylanacak

İngiltere'de 12 Aralık'ta yapılacak erken genel seçimlerde Brexit tartışmalarının yanı sıra sağlık, eğitim, barınma gibi ülkenin önemli sorunları gündemde olacak.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Arif BEKTAŞ
Londra

Birleşik Krallık'ta 12 Aralık’ta yapılacak erken genel seçimde Muhafazakar Parti Lideri Boris Johnson ile İşçi Partisinin lideri Jeremy Corbyn arasında büyük bir yarış yaşanacak. Seçimlere Avrupa tartışmalarının yanı sıra sağlık, eğitim, ulaşım, konut ve benzeri birçok sorun damgasını vuracak.

BREXIT, İKİNCİ BİR ERKEN SEÇİM GETİRDİ

2016 Avrupa Birliği üyelik referandumunun ardından ikinci kez erken genel seçim kararı alındı. Bu da Birleşik Krallık tarihinde bir ilk. 8 Haziran 2017’de yapılan erken genel seçimleri yine Muhafazakar Parti kazanmış, ama parlamentodaki çoğunluğunu kaybetmişti.

Erken genel seçim kararlarının alınmasının en önemli sebebi, Brexit tartışmaları ve AB ile bir türlü varılamayan anlaşmalar oldu. 2017 seçimlerinden önce Başbakan olan Theresa May, Brexit tartışmalarından galibiyetle çıkmak üzere aldığı erken genel seçimlerden başarısız çıktı ve yaklaşık iki yıl dayanabildi. Parti içindeki tartışmalar alevlenince istifa etti ve yerine Boris Johnson parti lideri olarak seçilerek Başbakanlık koltuğuna Theresa May gibi “bedavadan” oturdu. May de, bir önceki Başbakan David Cameron’un istifası sonucu parti lideri seçilerek Başbakan olmuştu.

Aynı süreç Boris Johnson için geçerli. Neredeyse benzer süreçlerden geçilerek yeni bir erken genel seçim yapılacak ve Johnson’un kazanması durumunda meşru bir başbakan olarak tekrar, AB ile Brexit masasına oturacak. Brexit’te yaşanan tıkanıklıkların sonucu olarak alınan seçim kararlarının, 6-7 hafta sonrasına alınması, Brexit’in nasıl gerçekleştirileceğine ilişkin bir çözüm getirmeyeceği de gün gibi ortadadır.

HALKA SORAN YOK

Ne referandum kararları, ne Brexit anlaşmaları, ne anlaşmanın içeriği, ne de seçim kararlarının hiçbirinde halkın fikrine başvuran yok. Referandum kararını aldıktan sonra, halka bir soru sordular ve halk da cevabını verdi, ama bir türlü bu cevaba uygun bir çıkış yolu bulamadılar. Çünkü, masanın başına oturan iki tarafın gündemleri sermayenin ve kapitalistlerinin çıkarları oldu.

Bilinen bir gerçek var ki; o da kazanılmış sosyal hakların yok edilmesi, yeni kazanımlar için işçi ve emekçilerin mücadele yollarının kesilmeye çalışılması, AB’nin işçilerin örgütlenmesi ve özelleştirilmiş kamu mallarının tekrar devlete dönmesini engelleyen yasalara benzer yasaların, ayrıldıktan sonra da yürürlükte olması gibi çabaların Birleşik Krallık tarafından dayatılmasıdır. Bunların hiçbiri halka sorulmuyor. Örneğin; tamamen ücretsiz olan sağlık servisinin ABD’li şirketlere satılması tartışılıyor. 27 milyar sterlin karşılığında satılması planlanan Ulusal Sağlık Servisi (NHS) için Trump talip olduğunu açıktan dile getirdi. Bunu Birleşik Krallık halkına sormadan yapmak istiyorlar. Son kamuoyu yoklamalarında, NHS’nin satılmasını isteyenlerin oranı sadece yüzde 3. Demek ki halka sorulsa, sonuç başka olacak.

FARKLI BİR SEÇİM KAMPANYASI BEKLENİYOR

Daha önceki seçimlerde, parti liderleri başta olmak üzere, partiler arasındaki rekabet ve seçim kampanyası belli bir seviyede yapılıyordu. Bu seçimlerde, başta Başbakan Boris Johnson olmak üzere, sağcı ve ırkçı partilerin kullandığı dilden dolayı çok daha sert ve deyim yerindeyse “kirli bir kampanya” olarak ele alınması bekleniyor.

Bugüne kadar defalarca lideri olduğu UKİP liderliğinden istifa eden ve en sonunda “Brexit Parti” diye bir parti kuran ırkçı Nigel Farage, şimdiden kampanyasına göçmenlere hakaret ederek başladı. Farage, kendisi gibi ırkçı olan Johnson lehine yüzlerce bölgeden aday göstermediğini de açıkladı. Böylelikle, birçok bölgede Muhafazakar Parti ile Brexit Partisi pratikte ittifak yapmış olacaklar. Son dönemlerde yıldızı parlayan ve oy oranını epey yükselten Liberal Demokrat Parti ise Brexit’e karşı çıkarak, AB’de kalma yanlısı yeni referandum üzerine kurduğu bir manifesto ile halkın karşısına çıkacak.

CORBYN NE YAPACAK?

Asıl soru belki de bu. Corbyn, bir önceki manifestosunda, özelleştirilmiş tüm alanların tekrar kamulaştıracağını vadetmişti. Buna, demir yolları, posta, eğitim, su, gaz, elektrik, temizlik, sosyal konutlar dahil. Fakat, erken seçim oylamasına onay vermesinin tek şartı olarak “Anlaşma yapılmadan AB’den çıkılmasın” önerisi kabul gördü ve seçime gitmek için parlamento da önceki gün onay verdi. AB ile yapılan anlaşmanın içinde, özelleştirilmiş kamu mallarına ilişkin herhangi bir madde yok. Ama Corbyn, seçim kararını aldıktan sonra yaptığı ilk açıklamada, kesinti ve sömürü politikalarına karşı halkın çıkarlarının ve refah düzeyinin yükseltilmesini öngören politikaları hayata geçireceklerini ve bu seçimin, “çoğunluğun çıkarları” ile “azınlığın çıkarları” arasında olacağını söyledi. Corbyn, başta NHS ve eğitim olmak üzere, kazanılmış hakların hiçbirine dokunmayacaklarını ve bunlara daha fazla bütçe ayırarak, “azınlığın değil, çoğunluğun iktidarı” olacaklarını söyledi.

CORBYN BREXIT’TE ZORLANACAK

Brexit tartışmalarının bu seçimlerde büyük rol oynaması tahmin ediliyor. Ülkenin yüzde 52’si AB’den çıkmak ve 48’i kalmak istiyor. Bu kampanya kalmak isteyenler ve çıkmak isteyenlerin kampanyaları olacak. Corbyn ise henüz bir fikir ortaya atmış değil. Çünkü partinin hemen hemen yarısı kalmak ve diğer yarısı da çıkmak istiyor. Bu da Corbyn’in çıkış yolu bulamadığı bir sorun olarak önünde duruyor. Bu yüzden seçim çalışması boyunca sağlık, eğitim, ulaşım, konut ve güvenlik sorunlarını öne çıkartması bekleniyor.

İşte bütün bu tartışmaların gölgesinde seçimlere gidiliyor. Bu seçimde sadece yeni bir iktidar ve başbakan oylanmayacak. Bu seçimde, Brexit, sağlık, eğitim, ulaşım, konut ve benzeri birçok sorun bir arada oylanacak. Halkın taleplerini öne çıkartan, sağlık, konut, eğitim, ulaşım ve her geçen gün fakirleşen emekçilerin çıkarlarını savunacağına ve daha iyi bir hizmet sunacağına inandıranın kazanması bekleniyor.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Kapatılan Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne'ye ‘hakaret’ten ceza

SONRAKİ HABER

Savunma Bakanı Hulusi Akar: Bedelli askerlikten 688 milyon lira tahsil edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa