31 Ekim 2019 04:19

Çağrı merkezlerinde yaşanan sorunlar sendikalaşma eğilimini artırıyor

Çağrı merkezi çalışanları, günlük 11 saate varan vardiyalar, satış ve kota baskıları gibi sorunlar yaşıyor.

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Fırat TOPAL
Diyarbakır

Çağrı merkezlerindeki sendikalaşma çalışmaları son günlerde artıyor. Günlük 11 saate varan vardiyalar, vardiya programlarının düzensiz olması, yöneticilerden gelen satış ve kota baskıları, görüşme yapılan müşterilerin hakaretleri gibi nedenler bir yandan çağrı merkezi çalışanlarının yaşadığı zorluğu artırırken diğer yandan sendikalaşmanın da nedenlerini oluşturuyor. Çoğunluğunu 18-26 yaş arası gençlerin oluşturduğu çağrı merkezlerinde örgütlenme çalışması yürüten Tez-Koop-İş Sendikası Genel Yönetim Kurulu Üyesi ve Diyarbakır Şube Başkanı Mehmet Pekgöz, çalışanların sendikaya ilgisinin yüksek olduğunu belirtiyor.

Çağrı merkezlerinde çalışan nüfusun oldukça genç olduğunu ifade eden Mehmet Pekgöz, “18 ila 26 yaş arası, çalışanların çoğunluğunu oluşturduğu bir sektör. Günlük 11 saate varan vardiyalar, vardiya programlarının son derece düzensiz olması, yöneticilerden gelen satış ve kota baskıları ve bununla birlikte gelen mobbing, görüşme yapılan müşterilerin hakaretleri gibi pek çok sorunları var. Görüştüğümüz işçiler çalışanların adeta birer robot haline getirildiklerini ifade ediyorlar. Çalışanlar bütün bu ağır koşullara rağmen hak ettikleri ücretleri alamıyorlar. Çoğunluğun aldığı ücret asgari ücret düzeyinde. Bununla birlikte çalışanların çoğu bu işyerini uzun süreli bir işyeri olarak görmeyip geçici bir iş olarak bakıyor” dedi.

BAZILARINDA ‘SİCİLİM BOZULUR’ KORKUSU VAR

Çağrı merkezlerinin yargı kararı ile faaliyet gösterdiği 10 No’lu “ticaret, büro, eğitim ve güzel sanatlar” iş koluna dahil edilmesiyle, Türkiye’de bulunan çağrı merkezleriyle ilgili çalışmalar yaparak bu işyerlerine yönelik sendikal örgütlenme planları geliştirdiklerini dile getiren Pekgöz, “İlk olarak Comdata isimli çağrı merkezinde örgütlenme çalışmasını başlattık. Ardından Atos, Pluscom, Erişim, Positive, Arvato , Tempo, Myprocall, Teleperformance, CMC gibi çağrı merkezlerinde çalışmalarımız oldu. Çoğunluğu sağladığımız yerler oldu, kimilerinde çalışmalarımız devam ediyor.

Çağrı merkezi çalışanlarının sendikalaşmaya olan ilgilisinin yüksek olduğunu belirten Pekgöz, “Ancak son yıllarda ülkemizde yaşanan olaylar maalesef bir korku toplumu yarattı ve özellikle genç nüfusun çalıştığı çağrı merkezlerindeki çalışanlar hâlâ yasal kuruluşlar olan sendikalara biraz da olsa korkuyla yaklaşıyor. Sendika üyesi olursam sicilim bozulur, resmi kurumlara atanamam korkusu yaşıyorlar. Ancak sendikaların yasal kuruluşlar olduğunu ve sendika üyeliğinin e-devlet üzerinden yapıldığını anlatarak endişeleri aşıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘ASGARİ ÜCRET REVA GÖRÜLÜYOR’

Örgütlenme çalışmaları sırasında patronların öne sürdüğü engellerle de karşılaştıklarını vurgulayan Pekgöz şunları söyledi: “Tabii ki hiçbir işveren çalışanına sendikaya koşun çağrısı yapmıyor. Bu sermayenin doğasına aykırı olurdu. Yine de örgütleme çalışması yürüttüğümüz işyerlerinden sadece Pozitive ile İş Bankasına hizmet veren Erişim’de anayasal hak olan sendika üyeliği baskılanmaya çalışıldı. Buralarda da sendikamız anayasamızı ihlal eden bu anlayışla sonuna kadar mücadele edecek ve bu işyerlerinde sendikal örgütlenme sürecini tamamlayacaktır. Bir ayı aşkın süredir sendikal örgütlenme çalışması yürüttüğümüz CMC çağrı merkezi işyerinde ise engele ilişkin bir durum gözlemlemedik.”

Ülkede yaklaşık 110 bin çağrı merkezi çalışanı olduğunu dile getiren Pekgöz, “Bu işyerleri adeta birer bacasız fabrika. Çağrı merkezleri genelde çok uluslu şirketlere bağlı olarak çalışıyor. Birçoğunun farklı ülkelerde de çalışanları var. Pek çok ülkede çağrı merkezi çalışanları kurallı, güvenceli ve sendikalı çalışıyorlar ve hak ettikleri ücretleri alıyorlar. Ancak ülkemizde birçok devlet teşvikinden yararlanmalarına rağmen, çalışanlarına asgari ücreti reva görüyorlar. Bu da adı üstünde asgari ücret, daha altı yok zaten. Çağrı merkezlerinin çalışanlar açısından sürekliliği olan, kalıcı birer işyeri haline gelmesi, bu işyerlerine sendikanın girmesiyle mümkün olacak. Her gün yüzlerce çağrı alan çağrı merkezi çalışanlarını sendika üyeliği haklarını kullanmaya çağırıyoruz” dedi.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Maltepe Belediyesinde direnen işçinin eşi: Bu para pul meselesi değil onur meselesi

SONRAKİ HABER

Avusturya'da "İbiza skandalı" soruşturmasında çok sayıda kişi gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa