29 Ekim 2019 19:44

Bandırma-Çanakkale cezaevleri raporu: Sağlıksız koşullar, sözlü işkence, kötü muamele

İHD’nin Bandırma ve Çanakkale cezaevleri gözlem raporu açıklandı: Onur kırıcı, ırkçı, kışkırtıcı uygulamalar, sağlıksız koşullarda, insan onuruna yakışmayacak hapislik düzeni, kitap, dergi...

Fotoğraf: MA

Paylaş

Seçkin SAĞLAM
Çanakkale 

İnsan Hakları Derneği (İHD) Çanakkale Şubesi tarafından raporlaştırılan Bandırma T Tipi Kapalı Hapishanesi ve Çanakkale E Tipi Kapalı Hapishanesi’ndeki hak ihlalleri konusunda yetkili makamlara önemli uyarılarda bulunuluyor. Onur kırıcı, ırkçı, kışkırtıcı uygulamalar, sağlıksız koşullarda, insan onuruna yakışmayacak hapislik düzeni, kitap, dergi, gazete yasakları ve daha pek çok konu. Raporda yer alan “Irkçı ve tahrik edici davranışların mahpusların sağduyusu ile göğüslendiği ancak artarak bu tutumun devam ettiği, her an sıkıntılı gelişmeler yaşanabileceği belirtilmiştir” ifadeleri ile cezaevlerindeki kaynayan tepkinin artabileceği yönünde uyarıya da yer verildi.

İnsan Hakları Derneği Çanakkale Şubesi, Bandırma T Tipi Kapalı Hapishanesi ve Çanakkale E Tipi Kapalı Hapishanesi’ndeki hak ihlallerine yönelik gözlem ve tespitleri yayınlandı. Bandırma T Tipi Hapishane hakkındaki gözlem ve değerlendirme raporuna göre; ırkçı ve tahrik edici davranışların sıkıntılı sorunlara neden olacağı ifade edildi. “Hapishane personelinin özellikle Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlamalar nedeniyle mahpus durumunda olanlara yönelik olarak ön yargılı tutumlarının çok yaygın olduğu, personelin mahpuslara yönelik, ‘ben devletim!’, ‘Siz teröristsiniz!’, ‘Burası sürgün cezaevidir’ gibi sözler söylediği mahpusların birbiri ile tutarlı beyanları ile tespit edilmiştir” denildi. 

“HABER ALMA HAKKINA VE ÖZGÜRLÜKLERE YAPILAN ORANTISIZ MÜDAHALE”

“Mahpuslara Yeni Yaşam gazetesinin OHAL kararnameleri gerekçe gösterilerek verilmediği, daha önce ücretini ödeyip aldıkları radyoların toplandığı ve iade edilmediği; sadece FM dinleyebilecekleri yeni radyoları yeniden kantinden almalarının dayatıldığı tespit edilmiştir” denilen raporda, “ Gerek ilgili yasalara istinaden çıkarılan tüzük ve yönetmeliklerde, gerekse de mahpus haklarını düzenleyen sözleşme ve prensipler uyarınca çıkarılan yasalara rağmen, uygulamada; hiçbir gerekçe gösterilmeden mahpusların talep ettiği kitap ve gazeteler verilmemektedir. Kitap ya da gazetelerin kamu güvenliğine aykırı olduğu kararını ise; cezaevlerinde bulunan okuma komisyonları tarafından verilmektedir. Yargı tarafından yasaklanmamış kitap, dergi ve gazetelerin idari tasarruf ve ideolojik yaklaşımlarla mahpuslara verilmesi engellenmektedir. Yine haberleşme araçlarına ilişkin kanunda yazılı önlemlerin hiç biri alınmaksın, radyo üzerinde herhangi bir bilirkişi incelemesi vs. yapılmaksızın el konulması da başta mülkiyet olmak üzere haber alma hakkına ve özgürlüklerine yapılan orantısız bir müdahale olduğu görülmüştür” denildi. 

“ÇIPLAK ARAMA YAPILIYOR”

Bandırma Hapishanesi’ndeki çıplak arama uygulamasına da değinilerek; “Hapishaneye yeni sevk edilenlere çıplak arama dayatıldığı, ziyaretçilere çok ince arama yapıldığı, görüşün bir saat olarak tam ve eksiksiz şekilde kullandırılmadığı, açık görüşe geç kalan olursa ne kadar uzaktan gelirse gelsin görüşün yaptırılmadığı tespit edilmiştir. Mahpusların çırılçıplak soyularak aramaya tabi tutulması hukuken mümkün değildir. Kaldı ki böyle bir düzenleme var olsa bile tarafı olduğumuz Uluslararası Sözleşmeler ve Anayasaya göre onur kırıcı muamele hiçbir istisnası olmaksızın yasaklanmış olduğundan, uygulama hukuka aykırıdır ve hatta suçtur.  Bu uygulamadan derhal vazgeçilmesi, uygulamayı sürdürmekte ısrar eden kamu görevlileri hakkında gerekli disiplin ve cezai tahkikatın başlatılması gerekmektedir” denildi. 

SÖZLÜ VE FİZİKSEL ŞİDDET İDDİASI

Çanakkale Hapishanesi raporunda ayrıca sözlü ve fiziksel şiddet konusunda da uyarılar yer aldı. Raporda, “Adli mahpuslar üzerinde yoğun bir baskı olduğu, en insani taleplerin bile sert reaksiyonlarla karşılandığı, sık sık mahpuslara yönelik sözlü ve fiziksel şiddet vakalarının yaşandığı tespit edilmiştir. Mahpusların sakal ve saç uzatmasına hijyen gerekçesi ile engel olunduğu, bu tartışma üzerinden de sık sık gerilim yaşandığı anlaşılmıştır. Sağlık hizmetlerine erişimde büyük sıkıntı yaşanmaktadır. Özellikle psikolog görüşmelerinin son derece verimsiz geçtiği, uzmanların mahpusların yüzüne dahi bakmadan ilaç yazıp gönderdiği belirtilmiştir. Kadın mahpusların revir hekimiyle ilgili şikayetleri vardır. Revir hekiminin ilgisiz olduğu, şikayetleri dinlemediği, ‘gezmek için revire geliyorsunuz’ tavrıyla davrandığı belirtilmiştir. Raporlu ilaçları olan hasta mahpuslar, ilaçları bittiğinde raporuyla alamamakta, yeniden doktora yazdırmak durumunda kalmakta olup, ilaç yazdırma ile eczanenin gelişi arasındaki sürede ilaçsız kalınmaktadır. Özellikle adli bölümde verem vakalarının artmış olduğu, bu anlamda verem salgını hususunda mahpusların tedirgin olduğu anlaşılmaktadır. Açık görüşlerde sıkıntı yaşandığı, görüş mekânının çok havasız olduğu, yazın bu durumun büyük sıkıntı yarattığı anlaşılmıştır. Yine görüşe girişlerde ziyaretçilerin uzun süre bekletildiği, küçük çocuklar dâhil herkesin çok ince bir şekilde aramadan geçirildiği, görüş süresinin tam olarak kullanılamadığı anlaşılmaktadır. Açık görüş yapılan salondaki tuvaletin ziyaretçilere kullandırılmaması nedeniyle, özellikle yaşlılar ve küçük çocuklar için büyük sorun yaşandığı, aşağıdaki tuvalete gidip gelen ziyaretçilerin ziyaret saatinden büyük zaman kaybettiği belirtilmektedir” denildi. 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

TGS İstanbul Şubesi, Evrensel çalışanlarıyla buluştu

SONRAKİ HABER

Eğitim Sen İstanbul ve Samsun'da 23 Kasım Ankara mitingine çağrı yaptı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa