28 Ekim 2019 17:01

Ekonomik krizde hayatta kalma yolları

Genç Hayat'ın 344. sayısında ekonomik krizde hayatta kalmak için gerekli temel ihtiyaçlarımızı alternatif yollardan en ucuza nasıl halledebileceğimizi tüm öğrenci arkadaşlarımız için derledik.

Paylaş

FATURA TERÖRÜNDEN ÇIKIŞ YOLLARI

Soğuk havalar ipini kopartmış uçurtma gibi hızla geliyor. Biz de dizi ve filmlerdeki gibi dışarıda şakır şakır yağmur yağarken yağmur damlalarının cama vurma sesi eşliğinde elimizde sıcak çikolatamız kareli bir battaniye altında filmimizi izleyelim isterdik… Şimdi gerçek kareye geçelim. Burada sıcak çikolata yerini sabahtan demlenmiş ama akşam ısıtılıp tekrar içilebilen çaya bırakıyor. Kareli karizmatik battaniyelerin yerini yün yorgan alıyor çünkü faturaları minimize etmek için kareli battaniyenin yetmeyeceği bir gerçek. Soğuk evde zaten yün yorgan bile sıcak tutmuyor…

Elektrik faturasını üç haneli sayılara çıkartmamak için alternatifler listesi hazırladık: Elektrikli süpürge yerine kol gücümüzle çalışan çalı süpürgesi kullanmak, lamba yerine mum ışığında ev arkadaşımızla romantik dakikalar geçirmek, televizyonu spotçuya satmak (televizyona alternatif bulamadığımız için daha kökten bir çözüm getirdik) gibi kombinasyonlarla elektrik faturamızı istenmeyen seviyelerden daha makul ölçülere çekebileceğimizi umuyoruz. Issız adada bırakılsak daha iyi koşullarda hayatta kalabilirdik. Bu da bir alternatif!

Geçtiğimiz hafta ODTÜ’de okuyan arkadaşlarımızdan öğrenci yaşamını tüm gerçekliğiyle yansıtan bir Öğrenci Evi videosu geldi. Su faturası için bulduğumuz öneri oradan geliyor: Mutfakta veya banyoda damlatan musluklardan topladığımız suları klozette kullanmak. Daha iyisi şu ana kadar bulunmadı, bulabilen varsa bizi bulsun. 

EV SAHİBİNDEN KAÇIŞ

En iyi ev sahibi henüz doğmamış olandır. Burası için kökten bir çözüm getiremiyoruz ancak ev sahibinden gecikmiş kiralarımız ve yapacağı zam için erteleme önerilerimiz var. Mesajlara cevap vermemek ve aramaları görmezden gelmek ilk yol ama maalesef kendi evinin yolunu bilen ev sahibinden kurtulmak için kesin bir çözüm değil. Bu yüzden eve gelme ihtimaline karşı bir kulağımız her zaman kapıdan gelen seslere karşı hassas davranıyor ve kapıdaki en küçük bir kıpırtı sesinden nefesimizi bile tutmaya başlıyoruz ki evde olduğumuz anlaşılmasın.

YEMEK YEMEK OLALI BÖYLE ZULÜM GÖRMEDİ

Yazımızın en önemli bölümüne geldik. Bir şekilde her şey hallediliyor ama en zorlandığımız level genel olarak beslenme oluyor. Dergimizin birkaç sayısında düşük bütçeli yemek tarifleri vermiştik, o yüzden taktiklere aşinayız. Evde olan malzemelerden yaratıcı yemekler yemek ilk adım. Örneğin konsantre mercimek çorbaları hayat kurtarıcı olabiliyor. Patates, havuç, soğan, sarımsak gibi malzemeler de katılabileceği gibi sadece iki bardak mercimekle bile yapılabilen çorba soğuk kış günlerimizin vazgeçilmezi. Konsantre olması ise hafta boyunca sulandırıp sulandırıp yememize olanak sağlıyor. Damak tadımızı cebimize göre şekillendirdiğimiz zaman bir eksiklik hissetmiyoruz, kesin bilgi.  

YEMEKHANENİN YOLLARI TAŞTAN

Pek çok üniversite kapılarını yemekhane zamları ile açtı öğrencilere. Burası için çözüm önerimiz Mersin Üniversitesi öğrencilerinden geliyor: Zamlara karşı birleşmek ve yemekhane zamlarının geri çekilmesini sağlamak! Bizce de en kesin çözüm bu.

KÜLTÜRLENDİNİZ

Yemek, barınma gibi temel ihtiyaçlarımızı karşılamaya çalışırken kültür sanat aktivitelerine pek sıra gelmiyor, biliyoruz ama bütçeye çok etki etmeden sizi kültür sanat aktivitelerinden yoksun bırakmayacak birkaç önerimiz var. Örneğin sabah 6’da İKSV’nin bilet sırasına girip beş saat bekledikten sonra uygun fiyatlı tiyatro biletinize kavuşabilirsiniz. Sinemaya gitmek artık cep yaktığından “HD” film izleme siteleri ve torrentler imdadımıza yetişiyor ama siz yine de bir virüs taraması yapın. Sessiz sinema oynamak da bir tercih olabilir tabii.

Kâğıt zamlarından sonra kitaplara gelen zamlarla birlikte kitap kokusu artık aklımızı kolayca çelemiyor. PDF dosyaları daha pragmatik. Sınıf gruplarında kitapların PDF’leri atılarak gerekli yardımlaşma ortamı kuruluyor.

UZUN İNCE BİR YOLDAYIM

Şarkıda da dediği gibi “gidiyoruz gündüz gece”, yollar gitmekle bitmiyor ama cebimizdeki paranın da bir sınırı var. Biz ücretsiz ulaşım istedikçe ulaşıma zam yapılıyor. Doktorlar günde 10 bin adımın ideal olduğunu söylese de bazen sağlıktan önce gelen şeyler oluyor.  Ulaşıma gelen zamlardan sonra yürüyebildiğimiz kadar yürümek iyi bir seçenek gibi gözüküyor. Bisiklet sürmeyi de önerebilirdik ama duble yollar henüz arabalar için bile güvenli değilken bisiklet sürmeyi maalesef ki şimdilik öneremiyoruz.

HIZLI VE ÖFKELİ KÜTÜPHANECİLİK

Yeni dönem yeni sorularla birlikte geliyor. Nerede ders çalışacağım, ders notlarına nasıl ulaşabilirim gibi sorular… Bir kafede çay minimum 3 lira olmuşken çalışmak için en uygun yer kütüphane gibi gözüküyor ama o da ne? Bunun için de kütüphanede yer kapman lazım. Atik olan kazanıyor. Eğer hızlı ve öfkeli değilsen bugün de kafelere aktı cebindekiler…

ÜST SINIFLAR HAYAT KURTARIR

Hocaların fotokopiciye bıraktığı yığınla fotokopilerin altında kalmamak için en iyi yöntem hocaya PDF atmaları için yalvarmak. Bazen işe yarıyor fakat ders kitaplarının PDF’ini bulmak bir hayli zor. Bu sebeple üst sınıflarla aranızı iyi tutmak, yeri geldiğinde çay-kahve ısmarlamak önemli. “Hocam sende şu kitap var mı ya eheh” demek hayat kurtarır.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

İşçiler işten atılıyor Türk Metal seyrediyor

SONRAKİ HABER

Urfa’da sağanak yağış hayatı felç etti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa