28 Ekim 2019 03:20

Suriyeli mülteciler dönüşten yana değil: Suriye hâlâ güvensiz bölge

Geri dönüş tartışmalarının yaşandığı bugünlerde Ankara'da görüştüğümüz ve bir mobilya atölyesinde çalışan Ziya, savaş bitmeden ülkesine dönmek istemediğini söylüyor.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Buse VURDU
Ankara

Geri dönüş tartışmalarının yaşandığı bugünlerde Ankara'da görüştüğümüz bir mobilya atölyesinde çalışan Ziya, “Esad’ın da, ÖSO’nun da, IŞİD’in de insanlara yaptıklarını gördük. Savaş hâlâ devam ediyor. Hiçbirine güvenmiyorum” diyerek savaş bitmeden ülkesine dönmek istemediğini söylüyor. İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) Başkanı Metin Çorabatır ise dönüşünancak gönüllü, güvenli ve insan onuruna yakışır şekilde olması gerektiğini vurguluyor.

Türkiye’nin tarifine göre bölgede ilçeler ve köyler kurulacak, inşa edilecek evlerle birlikte bölgeye başta 1-2 milyon, daha sonra 3 milyon Suriyeli yerleştirilecekti. Operasyonun sona ermesinin ardından Suriyelilerin geri dönüşüne ilişkin tartışmalar arttı. Son olarak, Uluslararası Af Örgütü, Türkiye’nin operasyondan aylar önce Suriyeli mültecileri zorla savaşın sürdüğü bölgelere yolladığına ilişkin bir rapor yayınladı. Raporda yer alan iddialar, Dışişleri Bakanlığı tarafından reddedilse de geri dönüş tartışmaları son bulmadı. Peki Suriyeli mülteciler için geri dönüş ne anlama geliyor? Geri dönüşte uluslararası kriterler neler? Bu kriterler mevcut koşullarda sağlanabilir mi? Bu soruların yanıtlarını İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) Başkanı Metin Çorabatır ve Suriyeli mülteci işçi Ziya ile konuştuk.

SAVAŞ SONA ERMEDEN GİTMEYİ DÜŞÜNMÜYOR

Ziya 27 yaşında Suriyeli bir mülteci. 5 yıl önce, 22 yaşındayken savaştan kaçarak Türkiye’ye gelmiş. Yaşamını sürdürebilmek için Ankara Siteler’de bir mobilya atölyesinde çalışmaya başlamış. Geldikten iki yıl sonra kendi gibi Halepli olan eşiyle evlenmiş. Şimdi bir buçuk yaşında bir de çocukları var. Ziya’nın ailesinden bir tek babası hayatta. O da Suriye’de yaşıyor. Ailesinin ve 70yaşlarındaki babasının geçimini, 550 liralık haftalığıyla Ziya karşılamaya çalışıyor.

Ziya ile Suriyeli mültecilerin geri gönderilme tartışmalarını konuşmak üzere çalıştığı atölyede bir araya geliyoruz. Savaş sırasında, kendi tabiri ile “Esad askeri olmamak, silah tutmamak için” Türkiye’ye kaçtığını ifade eden Ziya, güvenli bölgeye gitmek istemediğini söylüyor. Savaştan kaçtığı için, Suriye’ye döndüğü koşulda tutuklanacağını ya da askere alınacağını dile getiriyor. “Esad’ın da,ÖSO’nun da, IŞİD’in de insanlara yaptıklarını gördük. Savaş hâlâ devam ediyor. Hiçbirine güvenmiyorum. Aileme zarar gelmesini istemiyorum” diyen Ziya, Suriye’de savaş sona ermeden Türkiye’den ayrılmayacağını ifade ediyor.

"ABD-RUSYA GİTMEDEN ÜLKEDE SAVAŞ BİTMEZ"

Ziya ve ailesi Altındağ’a bağlı Önder Mahallesi’nde bir gecekonduda yaşıyor. Haftalığın biri geldiği gibi kira ve faturalara gidiyor. Mülteci bir işçi ailesi için geçinmenin oldukça zor olduğunu anlatan Ziya, “Kim böyle yaşamak ister? Savaştan kaçtığımız için bize ‘hain’ diyorlar. Bizi sevmiyorlar. Şimdi de göndermek istiyorlar. Ama hiç kolay değil. Biz canımız için kaçıp geldik. Ben Suriye’deyken Türkiye’yi ziyaret etmeyi bile düşünmemiştim” diyor. Ziya, Türkiye’nin Suriye topraklarına girmesini de doğru bulmuyor. “Diğer ülkeler gelip ülkemizi karıştırdılar. ABD-Rusya gitmeden Suriye’de savaş bitmez. Ben herkes kardeş gibi olsun istiyorum. ABD, Rusya, diğerleri gitsinler ülkeden. Suriyeliler kendi karar versin” diyor.

"DÖNÜŞLER GÖNÜLLÜ, GÜVENLİ, İNSAN ONURUNA YAKIŞIR OLMALI"

İltica ve Göç Araştırmaları Merkezi (İGAM) Başkanı Metin Çorabatır, gönüllü geri dönüşün, sığınılan ülkeye entegrasyon ve üçüncü bir ülkeye yerleştirme ile birlikte, mülteciler için kalıcı üç çözümden biri olduğunu ifade etti. Geri dönüşlerde BM tarafından belirlenen üç temel kriter olduğuna dikkat çeken Çorabatır, gönüllü, güvenli ve insan onuruna yakışır şartlarda geri dönüşlerin yapılabileceğini dile getirdi. Çorabatır, Suriyeli mültecilerin geri gönderilme tartışmalarının iktidar partisi ve muhalefet partileri tarafından bu kriterler göz önüne alınmaksızın öne sürüldüğünü belirterek “Şu an itibariyle Suriye’de mültecilerin geri dönüşü için uygun, güvenli bir ortam yok” dedi.

"MÜLTECİLERİN YALNIZCA 300-400 BİNİ O BÖLGEDEN"

Mültecilerin yerleştirilmek istendiği bölgenin, kapasite itibariyle birkaç milyon mülteciyi alabilecek bir büyüklüğü olmadığına dikkat çeken Çorabatır, “İki kasaba ve köyler var şu an bahsedilen bölgede. Eğer hakikaten bu köy ve kasabalardan gelen mülteciler varsa ve şu an güvenli olduğunu varsayıyorlarsa onların geri dönmesi yine gönüllü olarak söz konusu olabilir. Ancak o bölgeler de her zaman bir gerginlik bölgesi olacaktır. Mültecilerin güvenliğini sağlayacak bir yer olmayacaktır” diye konuştu. Çorabatır, Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin yalnızca 300-400 bininin Suriye’nin kuzeyinden geldiğine dikkat çekerek, “Tam bir kısmı burada iyi kötü stabilize olmaya çalışırken her şey sil baştan... Nereye gönderecek, kimleri gönderecek, nasıl seçecek bunların hepsi soru işareti. Belki önceden orada yaşayan insanlar dönmek isterse gidebilir ancak Halep’ten gelen birini oraya göndermek uygun olmaz” dedi.

"GÖNÜLLÜ GERİ DÖNÜŞLERDE RİSKLER ANLATILMALI"

Çorabatır’a göre geri dönüşler iki türde gerçekleşebiliyor: Spontane geri dönüş ve organize geri dönüş. Mültecilerin “Biz her şeye rağmen geri döneceğiz” diyerek kendi evlerinin bulunduğu yere dönmesi spontane geri dönüş olarak adlandırılıyor. Bu durumda Türkiye’nin ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliğinin mültecilere karşılaşabilecekleri riskleri anlatması gerekiyor. Organize geri dönüşte ise uluslararası toplumun onayladığı bir güvenlik alanı oluşturularak güvenli, insan onuruna yakışır, kalıcı bir yerleşimi öngören, yardımlarla desteklenecek bir durumdan söz ediliyor. Geri dönüşlerde, ayrıca, mültecilerin ülkeye döndükleri zaman devlet veya o alanda hakim olan güç tarafından cezalandırılmamaları ve savaşta orada kalmış diğer insanlar tarafından saldırıya uğramamaları için önlemler alınması gerekiyor. Geri dönüşlerin planlı gerçekleştirilmesi, geri dönenlerin güvenliğinin BM tarafından izlenebileceği mekanizmaların geliştirilmesi ve denetim ve ziyaretlerin oradaki güç tarafından kabul edilmesi de garanti edilmeli.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

İzmir'de Schneider kapanınca işsiz kalan işçiler Manisa Inter Abrasiv'den de atıldı

SONRAKİ HABER

Suruç Belediye Eş Başkanı Hatice Çevik tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa