22 Ekim 2019 03:56

MESS’e karşı metal işçileri tek vücut olmalı

Birleşik Metal-İş üyesi bir metal işçisi yazdı: Bu ağır sömürü ve ağır çalışma koşullarının tek panzehri örgütlülüktür.

Paylaş

Mert Akışkan Gücü’nden bir işçi

İstanbul

Ben Mert Akışkan Gücünde çalışan bir işçiyim. DİSK’e bağlı Birleşik Metal İşçileri Sendikası (Birleşik Metal-İş) Anadolu Yakası Şubesi üyesiyim.

Fabrikamızda 2010-2015 yıllarında 150-200 işçi çalışıyordu.  Zamanla bu sayı 100’e indi. Biz MESS gurup toplusözleşmesi kapsamında değiliz. 2-3 ay önce yeni bir toplusözleşme imzalandı. Hem de grev aşamasına geldiğimiz bir süreçte. Sendikamızla patron arasında süren görüşmeler sonucu TİS görüşmelerimiz anlaşmayla sonuçlandı. Bu sürece nasıl geldik, MESS gurup toplusözleşme görüşmelerinin başladığı bir süreçte nasıl bir deneyim yaşadık, işçiler olarak ne yaptık? Sendikamız Birleşik Metal-İş Sendikasının tavrı nasıldı ve nasıl bir pazarlık süreci yaşadık? Bunları anlatmak istiyorum gazeteniz aracılığı ile.

TASLAK DAĞITMAK YETERLİ Mİ?

Öncelikle yerleşmiş ve artık benimsenmiş bir TİS hazırlık sürecimiz var. TİS komiteleri, grev ve eylem komiteleri gibi hazırlık sürecinden geçiyoruz. TİS öncesi taslaklar gelir biz o taslaklarda taleplerimizi ve istemlerimizi sıralarız. Sonra genel merkez ve şube bunları değerlendirerek ortalama ücret artışı, saat ücreti, bunların kıdem tazminatlarımıza yansıması, sosyal haklar ve idari haklar konularında taslak sunar patrona. Ayrıca TİS görüşmelerine temsilci arkadaşlarımız da katılır. Bu yapının işlediği zamanlar oluyor, işlemediği zamanlar da oluyor. Türk Metal de yoğun istifaların ardından taslak dağıtarak ve işçilere bu taslakları doldurtarak eğilim belirlediğini söylüyor artık. Ama bu konuda samimi değil.

Ama bizim sendikamızda da her şey güllük gülistanlık değil. İşçi iradesi sendikamızda yeterli yansıyor mu, hayır. Sendika yöneticilerine işçiler eleştiri yaptıklarında bu normal karşılanıyor mu, hayır. Yeterli demokrasi var mı, hayır. Muhalefet olmak, karşı listede olmak hainlikle suçlanıp kapı dışarı edilmek için yeterli sebep oluyor. Bu sendikal demokrasinin bizim sendikamızda da yeterince yerleşmediğini gösteriyor. Buna rağmen Türk Metal ve Çelik-İş’le aynı değiliz.

İşte böyle bir durumda TİS görüşmeleri yaptık. TİS görüşmeleri olumlu sonuçlandı. TİS 2 yılı kapsıyor. MESS grup sözleşmelerinde kesinlikle 3 yıl tartışılmamalı. Bunu pazarlık konusu yapmamalıdır. Biz 3 yıllık bir TİS’i hiçbir zaman tartışmadık. Sendikamız, Çelik-İş, Türk Metal Sendikası bunu gündeme geldiğinde kesinlikle ret etmelidirler.

HEP KRİZ ÖNÜMÜZE GETİRİLDİ

Mert Akışkan Gücü patronu ile süren görüşmelerde sendikamızın bizim ücret teklifimiz yüzde 30 oldu. Patron ise yüzde 15 ve altını teklif etti. Ayrıca saat ücretlerinde bunun kıdem tazminatına yansımasında bir türlü anlaşamadık. Hatta karışıklıklar oldu. Patron yeni işe girenlerle 10 yıllık işçilerin ücretlerindeki artışı ve bunun saat ücretlerine, kıdem tazminatımıza yansımasında direndi. Kabul etmedik, greve gideceğimiz ilan ettik ve greve hazırlandık. Sonunda patron geri adım attı. TİS yüzde 22.8 oranında ücret artışı, sosyal haklarda daha ileri haklar elde edilerek bitirildi. TİS görüşmelerinde kriz ve bundan doğan koşullar hep önümüze getirildi ve mağduriyet edebiyatı yaptı patron. Mert Akışkan Gücü patronu kâr ediyor ve kârını katlayarak yeni yatırımlara yöneliyor. Tüm metal patronları bizzat devletten teşvik alıyor, uygun kredilerden yararlandırılıyorlar. Bizi de kandıramazlar. Burada en önemli sorun Dudullu OSB’de onlarca metal fabrikası var. Bu fabrikalardan STOGER Silah Fabrikası, ABB, GAMAK Motor Fabrikaları sadece sendikalı ve örgütlü. OMEGA Motor, İstanbul Silah, ARMSAN Silah, BİLNET, PENTA, ÜNİFİL Elektrik, PELSAN Elektrik, ROYAL Conta, Standart Pompa, Tezgüler Makine, NOKIA gibi büyük metal fabrikaları sendikasız ve örgütsüz.

126 bin metal işçisinin süren MESS grup toplusözleşme görüşmeleri bu fabrikalarda çalışan işçileri ilgilendiriyor. Hepsinin gözü kulağı bu TİS sürecinde. Kriz bahanesiyle bugüne kadar Dudullu OSB de 3-4 bin işçi çıkarıldı. İşçilerin büyük kısmı işe iade davası bile açamadı. Kimse sahip çıkmadı. Bizim sendikada dahil hiçbir sendikada bu örgütsüz işyerlerine yönelmedi. Kederine terk edilmiş gibi bir duygu var işçilerde. En ağır işlerde metal işçileri çalıştırılıyor. Kadın metal işçisi arkadaşlarımız en fazla kriz bahanesiyle işlerinde oldu. Bizimle aynı ağır işlerde çalıştırılıyorlar. Bu gerçekleri en başta sendikamız görmeli. Bu ağır sömürü ve ağır çalışma koşullarının tek panzehri örgütlülüktür.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Erdoğan-Putin görüşmesi: Türkiye'nin taleplerinin karşılanması sürpriz olur

SONRAKİ HABER

Türkiye-İran sınırında iki deprem meydana geldi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa