19 Ekim 2019 12:05

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2008 krizi sonrası başlayan ‘Afrika sevdası’

3. Afrika Ülkeleri Dini Liderler Zirvesinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkes Afrika’yı sömürmek isterken, Türkiye’nin “dostane” yaklaştığını iddia etti: “Afrika dostu. Afrika sevdalısıyım."

Fotoğraf: AA

Paylaş

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen 3. Afrika Ülkeleri Dini Liderler Zirvesinde konuştu.

Konuşmasına “Afrika dostu Afrika sevdalısı bir siyasetçiyim” diyerek başlayan Erdoğan, 27 Afrika ülkesine gerçekleştirilen ziyareti, büyükelçilik sayısının 42’ye çıkarılmasını ve en büyük diplomatik temsilciliğin Somali’ye açılmasını ‘Afrika sevdası’ ile açıkladı.

Erdoğan, Afrika’nın 15. yüzyıldan bu yana çeşitli devletler tarafından çeşitli biçimlerde sömürülmesine tepki gösterdi, “İstiyorlar ki Afrikalı çocuklar açlık, fakirliğin kurbanı olsun” dedi, sömürgeciliğin bugün de yeni biçimlerde devam ettiğine dikkat çekti.

Türkiye’nin Afrika ile “kucaklaşması”ndan da batılı devletlerin rahatsız olduğunu söyleyen Erdoğan, “İstiyorlar ki Afrika kendilerine bağlı olmaya devam etsin. Kendi vatandaşlarına hak gördüklerini Afrika gibi coğrafyalar için lüks görüyorlar. Özgürlüğü, demokrasiyi, refahı, huzuru ekonomik kalkınmayı size ve bize çok görüyorlar” diyerek Türkiye ile Afrika arasında kader ortaklığı tarifinde bulundu.

“Beyaz adam”ın Afrika ve Ortadoğu’ya bakışının geçmişten bu yana değişmediğini söyleyen Erdoğan, Winston Churcill'in “Bir damla petrol bir damla kandan daha kuvvetlidir” sözüne atıfta bulundu ve bu anlayışın bugün de geçerli olduğunu söyledi.

HERKES SÖMÜRGECİ, BİR TÜRKİYE Mİ DOST?

Konuşmasının devamında Türkiye ile Afrika arasında ‘dini’ ortaklık üzerinden vurgularda bulunan Erdoğan, “Bu ilhamla Türkiye olarak Afrika'da iş birliği yapılmamış devlet, kapısı çalınmamış dost bırakmıyoruz” dedi. Erdoğan konuşmasının dini referanslı bölümünü de şöyle sürdürdü:

“Biz ‘el emin’ sıfatıyla bir peygamberin ümmetiyiz. Güzel ahlak sahibi olan Müslüman'lar her zaman hakkaniyeti gözetmiş, Afrika'nın Müslümanlaşmasında öncülük etmişlerdir. Bizim tarihimizde ırkçılık sömürgecilik işgal katliam yoktur. Ülke ve millet olarak hiçbir toplumun kaynağı üzerinden refah devşirme peşinden koşmadık. Dilinden renginden dolayı hiçbir insanı hor görmedik.”

TÜRKİYE’NİN AFRİKA İLGİSİ NE ZAMAN BAŞLADI?

Türkiye’nin; zengin madenler, hidro enerji kaynakları, altın, elmas, kobalt, uranyum gibi değerli ve stratejik madenler nedeniyle 15. yüzyıldan itibaren sömürgeciliğin, köleliğin coğrafyası olan Afrika’ya 2008 dünya ekonomik krizinin hemen ardından açılmıştı.

Kriz nedeniyle yeni yatırım merkezleri arayan tekeller ucuz işgücü ve doğal kaynak “olanaklarıyla” gözlerini Afrika’ya çevirmişti. Erdoğan ö dönemde de petrol ve doğal gaz rezervleriyle de dikkat çeken bir kıtaya “kardeşlik” gittiklerini ifade etmişti.

İhracatın daraldığı dönemde emperyalist çelişki ve çatışma bakımından, dünyanın en stratejik merkezlerinden biri olmaya aday Afrika’ya yönelen Türkiye’nin bölgedeki “ticari gelişimini” Erdoğan 23 Ocak 2017’deki konuşmasında şöyle özetlemişti:

“Sahra altı Afrika ülkeleriyle ticaretimiz 2000 yılından bu yana artış göstererek 750 milyon dolardan 6 milyar dolara yükseldi. Bugün iş adamlarımızın bir araya gelmesi, yatırımların artması ve istihdamın artması gerekmektedir. Gerek Türkiye’de gerek Tanzanya’da ortak yatırımlar yapmaya davet ediyorum.” (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Patnos Belediyesi eş başkanlarına soruşturma: Gözünüzün üzerinde kaş var!

SONRAKİ HABER

Mersin'de Evrensel'in 25. yılı dayanışma etkinliğiyle kutlandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa