16 Ekim 2019 02:40

Uzağın yolcuları

Şafak Güney: 10 Ekim 2015'te 'Barış, Eşitlik, Kardeşlik, Özgürlük ve Demokrasi' seslerini duyurmak için alandaydılar. Ankara Katliamı’nda hayatını kaybedenleri sevgi ve özlemle anıyoruz.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Şafak GÜNEY

10 Ekim 2015’de yapılması planlanan “Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’nde ülkemizin çeşitli illerinden gelen demokrasi güçleri halaylar eşliğinde “Barış, Eşitlik, Kardeşlik, Özgürlük ve Demokrasi” seslerini duyurmak için alandaydı. Omuz omuza, birlikte hareket ettiklerinde neler yapabileceklerinin, güçlerinin farkındaydılar. Tabii bu gücün farkında olan karanlık güçler de vardı ve barış talebini haykıran kitlelere saldırmaktan geri durmadılar. IŞİD çetelerince patlatılan bombalar sonucunda 103 tane canımız hayatlarının baharında devrimci mücadelelerinden koparıldı. Tıpkı Maraş, Çorum, Gazi, Suruç, Madımak Katliamlarında kaybettiklerimiz gibi onları da gönüllerimizde yaşatacağız ve unutmayacağız.

10 Ekim Ankara Katliamı’nda hayatını kaybedenleri sevgi ve özlemle anıyoruz.

Katliamı gerçekleştiren çetelerin ve onlara destek olan, gerekli önlemi almayan kamu görevlilerinin yargılanması ve gerekli cezaları almaları için elimizden geleni yapacağız.

Gar Katliamı’nda hayatını kaybeden Ali Deniz Uzatmaz’ın anısını yaşatmak için ailesi ve yoldaşları tarafından Antep’te halk kütüphanesi açacaklarını biliyoruz. Bizlerde Hasret Gültekin’i Sevenler olarak “@_deliderviss” isimli instagram sayfamızda açılacak kütüphaneye kitap göndermek için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. 

Genç ölümler kuşatmış dört bir yanımızı körpe bedenlerini, ak ellerini, al bir kırmızı kana teslim etmişler.

Bu kentin soğuk duvarları dibinde, içimi acıtan bir gül dalı misali kanatıyor yüreğimi

Ve son kez de olsa duyamamışlardı bu kentin kalabalık seslerini.

Bir köy yolcusu misali, suskun ve sessiz serilmişti yorgun bedenleri.

Uzağın yolcusuydular belli ki.

Bir tepenin yamacında, ya da sesini ağıtlara bezemiş bir ananın kucağında, dağ yürekli bir baba sesini yutmuş göğe yükselen ağıtlar karşısında.

Şimdi Tanrının ulu ışığı altında

Berfin kokulu kar taneleri düşüyor toprağına.

Acı olsa da, yüreğimi yaksa da

Yaşadıkların ve yaşayabildiğin kadar bıraktıkların, bir emanet gibi saklıdır yüreğimizin içinde.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

DTCF’de ülkücülerden öğrencilere saldırı: Tehditler havada uçtu

SONRAKİ HABER

Otizmli öğrencilerin yuhalanmasıyla ilgili muhtar sessizliğini koruyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa