15 Ekim 2019 03:33

"Yanlış dış politikanın faturasını ödemek istemiyoruz"

İzmir ve İstanbul'dan mektup yazan metal işçileri: "Bu metal fabrikasında işçiler askerlerimizin yok yere ölmesini ve faturasının kendilerine kesilmesini istemiyor."

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Çiğli Organize Sanayi’den metal işçisi
İzmir

Sınır ötesi operasyon başlangıcının ardından fabrikalarda da gündem olmaya başladı. İşçilerin çoğu akşam haberlerinde ve sosyal medyada yayınlanan görüntülerden öğrendikleri kadar konu hakkında yorum yapıyorlar. Lakin söz konusu operasyon ekonomik krizin en yakıcı hissedildiği zamanda olunca değerlendirmeler de bu eksende oluyor. 

İşçilerle görüştüğümüzde, biri “Bakalım kaç milyar çıkacak bu operasyonun faturası?” diye başlıyor sözüne. Bir diğeri “Çoktan bombalanan yerleri terk etmiştir karşı taraf, boş hedeflere bomba atılıyor sivillere zarar geliyor. Operasyon bitince cezasını ödeyeceğiz bir de” sözleriyle dış politikanın geldiği yeri özetliyor aslında.

Operasyonun sözde hedefleri arasında barış söylemi yer alsa da bunun ülkeyi operasyonla, olağanüstü durumlarla ve milliyetçilik duygusunun suistimal edilmesiyle yönetme girişimi olduğu birçok işçi tarafından anlaşılmış durumda. Bunların yanında Amerika ve Avrupa Birliğinin bu operasyon üzerindeki tehditleri de ele alındığında, herkesin gözünde dolar daha da yükselmese, enflasyon daha da artmasa temennisi görünüyor. Çünkü artık birçok işçi kabullenmek istemese de hükümetin politik manevralarının bir şekilde evdeki pazar alışverişini olumsuz etkilediğinin farkında. Artık herkes bu operasyonun sonucunda hükümetin ne söyleyeceğini ve bu operasyonun faturasının ne zaman vergilere, asgari ücrete ve temel tüketim mallarına yansıyacağını merak ediyor. Bu metal fabrikasında işçiler artık askerlerimizin yok yere ölmesini ve yanlış dış politikanın faturasının kendilerine kesilmesini istemiyor.


BARIŞ VE HUZUR İÇİN BİRLEŞMELİYİZ

Metal işçisi
İstanbul

Merhaba değerli işçi kardeşlerim;

Ne kadar krizin faturasını ödemeyeceğiz desek dahi ne yazık ki her gün gelen zamlarla faturayı bizden başka ödeyen yok. Barış ve emek mücadelesi birlikte yürümediği takdirde ne emek mücadelesi başarıya ulaşır ne de bizim gibi barış ve emek mücadelesi verenler başarılı olamayacaktır. O yüzden birlikte yan yana durarak beraber mücadele ederek hem emek mücadelemizin başarıya ulaşması için hem de ülkemizde ve bölgemizde barış ve huzurun gelmesi için biz birleşmeliyiz.

Ülkemizde hukuk ve adaletin bu kadar ayaklar altına alındığı bir dönemde güçlü bir mücadele oluşturmazsak bu adaletsizlik hepimizi yutacaktır.

Seçilmişlere ve oy verenlere hiçbir saygı göstermeden ve yalan haberlerle kayyum atanan illerin seçme ve seçilme hakları gasbedilmekte olan bu insanlara tekrar iradeleri geri verilmeli, bu hukuksuzluğu son verilmelidir.

O yüzden sadece kayyum atanan iller değil tüm illerin seçme ve seçilme hakkını gasbetmek istiyorlar.

Hukuk ve adalete hiç yakışmayan bu davranışlar nedeniyle bir gün mutlaka halka hesap verecekler. Kayyumlar geldiği gibi gidecek, seçilmişler gelecek.

Ne yazık ki günde en az 5 kişi iş cinayetinde hayatını kaybetmektedir bu yetmediği gibi kendi kredi kartlarını ödeyemeyen işçi kardeşlerimiz canlarına kastetmektedir. Bunun bir örneği Ankara’da Güven Park’ta kendini yakarak yoğun bakımda olan işçi kardeşimiz oldu. Kredi kartı borcunu ödeyemeyip haciz gelmesi nedeniyle bu duruma geldi. Bunun gibi binlerce örnek mevcut.

Bugün siyaset yapanlar neden anaları üzerler. Sadece Diyarbakır analarını görenler senelerden beri hem Diyarbakır'da barış anneleri hem de İstanbul’da Cumartesi annelerini görmezlikten geliyorlar. Hiçbir annenin gözyaşı farklı değildir. O yüzden anneler evlatlarını görmek için elinden gelen gayreti göstermeleri gerekir ama devletin kapısına gitmeleri gerekir.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Büyük şirketlerin kredi borçları yeniden yapılandırılacak

SONRAKİ HABER

Türkiye-İran sınırında iki deprem meydana geldi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa