13 Ekim 2019 21:25

Örgütsüz ve kuralsız çalışma işyerinde taciz ve şiddeti artırıyor

"İşyerleri kadınlar için ne kadar güvenli" panelinde, işçi kadınların işyerlerinde yaşadığı taciz, cinsel saldırı, şiddet ve mobbinge dikkat çekildi.

Fotoğraf: Ekmek ve Gül

Paylaş

KEİG’in düzenlediği "İşyerleri kadınlar için ne kadar güvenli" başlıklı panelde konuşan kadınlar, işçi kadınların işyerlerinde yaşadığı taciz, cinsel saldırı, şiddet ve mobbinge dikkat çekti.

Kadın Emeği ve İstihdamı Girişimi Platformu (KEİG) tarafından düzenlenen "İşyerleri kadınlar için ne kadar güvenli" başlıklı panelde, işçi kadınların işyerlerinde karşı karşıya kaldığı şiddet, taciz ve işçi sağlığı sorunları konuşuldu. İşçi sağlığı iş güvenliği önlemlerinin işçi kadınlar gözetilmeden düzenlendiğine dikkat çekilen panelde örgütlülüğün önemi vurgulandı.

"İŞÇİ SAĞLIĞI İŞ GÜVENLİĞİ KRİTERLERİ KADIN İŞÇİLERİ GÖZETMİYOR"

“Kadın işçi sağlığına toplumsal cinsiyet perspektifi ile yaklaşım” başlıklı bir sunum yapan Necla Akgökçe, işyerinde kadın ve erkek işçiler için tehlike ve risklerin farklı olduğuna ancak işçi sağlığı iş güvenliği kriterleri belirlenirken bu noktanın dikkate alınmadığını aksine yalnızca erkek işçilerin deneyimlerinin esas alındığına vurgu yaptı. Kadınların çalıştığı, “kadın işi” olarak görülen iş ve mesleklerin “kolay” ve “güvenli” olarak değerlendirildiğine dikkat çeken Akgökçe şöyle konuştu: “İşçi sağlığı iş güvenliği kriterlerinin öngörülebilir ve hesaplanabilir risklere dayanması, uzun vadeli etkileri kapsamaması kadınları etkiliyor. Kadınlar çalışma koşulları gereği daha uzun vadeli etkileri daha fazla yaşıyor. Kadınlar erkeklerle aynı tehlikelerle karşı karşıya olmayabilir ama erkeklerin çalıştığı iş kolları ‘riskli’ kadınların çalıştığı iş kollarının ise ‘güvenli’ olduğu algısı kadınlar için özel önlemler almayı geride bırakıyor.”

Öte yandan işlerlerinde yaşanan taciz, cinsel saldırı ve şiddetin de işçi sağlığı iş güvenliği kapsamında değerlendirilmediğine dikkat çeken Akgökçe, kadınların üzerine bırakılan ev işleri ve bakım yükümlülüklerinin de işçi sağlığı iş güvenliğini etkilediğini ama bunun da göz önünde bulundurulmadığını söyledi. Necla Akgökçe işçi sağlığı iş güvenliği konusunda tehlike/risk raporlarının toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kadın işçiler gözetilerek yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çekti.

"İSTANBUL SÖZLEŞMESİ İŞYERİNDEKİ ŞİDDETİ DE KAPSIYOR"

“Hukuksal boyutuyla işyerinde şiddet, mobbing ve taciz” başlıklı konuşmasında Prof. Dr. Kadriye Bakırcı, İstanbul Sözleşmesinin çalışma yaşamındaki kadınları korumak için de önemli olduğuna dikkat çekti. İstanbul Sözleşmesini referans alan ve işyerlerinde kadınların karşı karşıya kaldığı şiddet ve ayrımcılığı ele alan bir İLO sözleşmesi de hazırlandığını ancak bunun henüz hiçbir ülke tarafından imzalanmadığını dile getiren Bakırcı, İstanbul Sözleşmesinin olumlu yönleri konusunda şunları söyledi: “İstanbul Sözleşmesi yalnızca hane işindeki şiddeti değil kamusal alanda yani dolayısıyla işyerinde de kadınların maruz kaldığı şiddeti kapsıyor, buna mobbing de dahil, ücret eşitsizliği de dahil.”

"İŞÇİ KOMİTELERİ ÇOK ÖNEMLİ"

Sendika Uzmanı Nuran Gülenç de “İşyerlerinde kadına yönelik şiddet ve tacizin önlenmesinde sendikaların rolü” başlığında yaptığı konuşmada örgütlenmenin ve işçi komitelerinin önemine vurgu yaptı.

Sendikal mekanizmalardaki eksikliğe de dikkat çeken Gülenç, işyerlerindeki taciz ve şiddetin görünür olabilmesi için sendikaların kadın politikası olması gerektiğini söyledi. Örgütsüz işyerlerinde kadın işçilere yönelik şiddet, taciz ve mobbingin daha yaygın ve rahat yapıldığını ifade eden Gülenç, sendikalı işyerlerinde kadınların daha güçlendiğini, taciz ve şiddetin daha görünür hale getirildiğini, cezasızlığın daha az yaşandığını ve bilinçlenmenin arttığını dile getirdi. İşyerlerinde işçi komitelerinin varlığının hem doğru olmayan ve kendiliğinden yöntemlerin önüne geçmek hem de taciz ve şiddetin önüne geçmek için oldukça önemli olduğunu vurguladı.

"GÖÇMEN İŞÇİLER ŞİDDET VE TACİZE DAHA FAZLA MARUZ KALIYOR"

Tekstil işçisi Fikriye Sarıgül de işyerlerinden deneyimler paylaştığı konuşmasında ev işleri, çocuk, hasta, yaşlı bakım yükümlülüklerinin kadınların üzerine bırakılmasının ve toplumsallaştırılmamasının kadınların yükünü artırdığını ve işyerlerinde tehlike yarattığını dile getirdi.

Sendikasız, örgütsüz, kuralsız, merdiven altı işyerlerinde kadın işçilere yönelik taciz, şiddet ve mobbingin arttığının altını çizen Sarıgül, işçi komitelerinin yanı sıra kadın işçi komitelerinin de önemine vurgu yaptı. Sarıgül, özellikle göçmen kadın işçilerin ve hatta çocuk işçilerin taciz ve şiddete daha fazla maruz kaldığına ve buna karşı koyamadıklarına dikkat çekti. (EKMEK VE GÜL)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Gaziosmanpaşa Barınma Hakkı Meclisi'nden kentsel dönüşüm eylemi

SONRAKİ HABER

Nasıl bir sağlık sistemini savunmalıyız?

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...