12 Ekim 2019 16:39

10 Ekim ve Suruç Katliamları'nı anlatan kitaplar tanıtıldı

10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın dördüncü yıl anma etkinlikleri kapsamında 10 Ekim Katliamı ve Suruç Katliamı'nı anlatan kitapların tanıtımı yapıldı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

10 Ekim Ankara Katliamı’nda yaşamını yitiren Ali Kitapçı’yı anlatan “Bizim Ali”, Suruç Katliamı’nda yaşamını yitiren Çağdaş Aydın’ı anlatan “Kırmızıgül’ün Defteri” ve 10 Ekim’i on ayrı öykü ile anlatan “Benim Adım 10 Ekim” kitaplarının tanıtımı yapıldı. Ankara, Suruç, Diyarbakır ve doğaya yapılan katliamların bir bütün olduğunu anlatan Ali Kitapçı’nın eşi Emel Kitapçı, sosyal medyadaki fotoğrafıyla ilgili konuştu. Kitapçı, “Acımızı yaşadığımız doğrudur ama enkaz halinde değiliz” dedi. 

10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın dördüncü yıl anma etkinlikleri kapsamında yapılan etkinlikte 10 Ekim Ankara Katliamı ve Suruç Katliamı’nı anlatan kitapların tanıtımı yapıldı. Cafe Vengo'da yapılan etkinlik ailelerin ve kitap hazırlığında yer alanların katılımıyla gerçekleşti. Suruç Katliamı'nda hayatını kaybeden Çağdaş Aydın'ın anısına hazırlanan ve Ceylan yayınlarından basılan “Kırmızı Gül'ün Defteri”, 10 Ekim'de hayatını kaybeden Ali Kitapçı'yı anlatan KAOS yayınlarından çıkan “Bizim Ali” ve 10 Ekim'i on ayrı öyküyle anlatan İga Kültür Kitaplığı'nda basılan “Benim Adım 10 Ekim” kitabı tanıtıldı. Tanıtımın ardından katılımcılar da duygu ve düşüncelerini paylaştı. 

ÇOCUKLARINI HER ZAMAN YAŞATACAKLAR

Suruç Katliamı'nda hayatını kaybeden Çağdaş Aydın'ın anne ve babasının hazırladığı “Kırmızı Gül'ün Defteri” kitabı hakkında konuşan anne ve baba Aydın insanlık için hayatını kaybeden çocuklarını her zaman yaşatacaklarını söyledi. Çağdaş Aydın'ı anlatan sinevizyon gösteriminin ardından konuşan anne Saniye Aydın, oğlunun dokunduğu birçok insan olduğunu ve bunun için de iki satır da olsa yazmak zorunda olduğunu söyledi. Oğlunun ölümünden sonra kansere yakalandığını belirten Aydın, “Oğlum bütün sevdiklerini bana bıraktı, ben de size kucak açmam gerek deyip karşınıza çıktım. Evlat ortaktır, daha ötesi canımın parçasıdır. Nefes alışımda onu canının içinden hissetmektir. Kırmızı gül, her zaman içimde, rahat uyu yavrum” diye konuştu.

“ÇOCUKLARIMIZIN DÜŞLERİNİ BÜYÜTECEĞİZ”

Baba Feti Aydın çocuklarının düşlerini büyüteceklerini ifade ederek, “IŞİD barbarları oradaki mücadele sonucu yenildi, özgürlük tohumları açıldı ve meyve veriyor. Meyveleri taşlayanlar bilsinler ki, gün gelecek o meyveler çoğalacak. Katliam sanıklarından hesap soruncaya kadar mücadelemiz sürecek” dedi. Kitabın hazırlık aşamasında yer alan yazar Temel Demirer ve şair Mehmet Özer ise hayatını kaybeden insanların ayak izlerinden devam edileceğini, başka insanların yaşamları için hayatını kaybedenlerin hikayelerinde hep yaşam ile umut olduğunu ifade etti.

“BU KİTAPLAR SADECE BİR TANIKLIK DEĞİL”

10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği'nden İshak Kocabıyık, dört yıldır yaşadıkları boşluğun hiç azalmadığını, acılarına öfkelerinin de eklendiğini ifade etti. Kocabıyık, “Bu kitaplar sadece bir donemin tanıklığı değil, geleceğe de ışık tutan kitaplar. Gerek Suruç, gerek diğer katliamlarda kaybettiğimiz yakınlarımızla aynı zamanda kan kardeşliğimiz var. Bunu barış mücadelemizin en temel dayanaklarından biri haline getirdik. Demokratik ve barış dolu bir yaşam sağlanıncaya kadar onlara olan sözümüzü yerine getirip barış mücadelesini ilerleteceğiz” diye konuştu. 

“HİÇBİR ŞEY ESKİSİ GİBİ OLMADI”

10 Ekim Katliamı'nda hayatını kaybeden Ali Kitapçı'nın eşi Emel Kitapçı, her şeye rağmen hayata tebessümle bakmak gerektiğini söyleyerek, sosyal medyada dolaşan fotoğrafıyla ilgili konuştu. Kitapçı, “Biz dünyanın acı çeken insanların hep yanında olduk ve böyle bir katliamda üzülmemiz çok normal. Acımızı yaşadığımız doğrudur ama enkaz halinde değiliz. Bu paylaşımları küçük bir talihsizlik olarak görüyorum ve  canı yanan herkesi selamlıyorum” dedi. Katliamdan sonra dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun IŞİD'lileri kastederek “Eylem yapmadan bilemeyiz” sözüne atıfta bulunan Kitapçı, “10 Ekim'den sonra hayatlarımız hiç eskisi gibi olmadı. Bütün katliamlar tek başına değil, Ankara'da, Suruç'ta, Diyarbakır'da ve doğaya yapılan katliamlar bir bütün. Kamu görevlilerin göz yumduğu ve aynı zamanda yeni politik arenada bizim acımızdan kendine pencere açmaya çalışan Ahmet Davutoğlu'na bu fırsatı vermeyeceğiz” dedi. Kitapçı, “Barış Pınarı” harekatına adını barış diyerek yaşanacak acıların engellenemeyeceğini söyledi. 

“Bizim Ali” kitabını hazırlayan Cem Gök ise, Ali Kitapçı'nın sınıf içerisinde mücadele ettiğini söyleyerek katliamların mağduru olmak yerine örgütlenerek birlikte hareket etmek gerektiğini ifade etti. (Ankara/EVRENSEL)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Eğitim-Sen ve dayanışma akademilerinden alternatif akademik açılış

SONRAKİ HABER

Yazar Hanım Koçyiğit’ten fantastik roman: Elké

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...