11 Ekim 2019 00:17

Prof. Dr. İzge Günal: Barış akademisyenleri davasında siyasi bir süreç işletiliyor

Barış akademisyenlerine verilen beraatleri konuştuğumuz Prof. Dr. İzge Günal, mahkeme süreçlerinin daha bitmediğini, beraat kararları ile gelen tek somut kazanımın ise hapse girmemek olduğunu söyledi.

Fotoğraf:Evrensel

Paylaş

Eda AKTAŞ
İzmir

“Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisini imzalayan 1128 akademisyen hakkında “Terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla dava açıldı, 406 akademisyen ise ihraç edildi. Anayasa Mahkemesi davalarda verilen cezaların, ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine karar verdi. AYM kararı sonrası yeniden görülen duruşmalarda bugüne kadar 171 barış akademisyeni beraat etti. Verilen beraat kararlarını ve ihraçlara ilişkin bundan sonraki süreci konuştuğumuz Prof. Dr. İzge Günal, mahkeme süreçlerinin daha bitmediğini, beraat kararları ile elde edilen tek somut kazanımın ise hapse girmemek olduğunu söyledi.

Davalar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AHİM) taşınmadan beraat kararlarının verilmesinin siyasi bir tutum olduğunu belirten Günal, “AYM’nin kararı sekize sekiz beraber kaldı. Başkanın oyu 2 oy olarak sayılıyor. AYM başkanının iktidara yakın olduğunu biliyoruz. AYM başkanı siyasi iktidarın kararının dışında bir karar ile oylamayı bitirmez. Belli ki bu çok önceden planlanmış bir karardı. Yani hukuksal değil siyasi bir süreç işliyor” dedi.

Beraat kararlarından sonra, ihraç edilenlerin de görevlerine geri dönmesi gerektiğini söyleyen Günal, “Gerçekten bir hukuk sistemi olsa, kendi koydukları hukuk sistemi bile olmuş olsa üniversitelerimize dönmemiz lazım. Çünkü bizim atılmamıza neden olan şeyin suç olmadığına kendileri karar verdi. Şimdi işe hemen geri döndüreceklerini zannetmiyorum. Ama bu politik bir süreç. Yine politik birtakım girişimlerle biz işe geri döneceğiz” diye konuştu.

"İÇ PAZAR İÇİN SOSYAL DEMOKRAT POLİTİKALARA İHTİYAÇ VAR"

Günal, “Ekonomi ve iç pazar çok sıkıntılı. Birtakım politik olaylar sadece AKP’nin ya da AKP’yi yöneten kişinin ya da cumhurbaşkanının inisiyatifi altında olan şeyler değildir. Eğer işe sınıfsal açıdan bakarsak bunun toplumsal temellerinin olması lazım. Bunda mücadelenin payı var. Ama bir yandan da şöyle bir gerçek var, Türkiye’de büyük burjuva ve egemen gücü açısından baktığımızda iç pazar sıkışmış durumda. İnsanlar hiçbir şekilde siyasi ortama güvenmiyor. Şöyle bir kural vardır, eğer iç pazarı açmak, rahatlatmak istiyorsan bu sadece iç pazara para sürmek ile olmaz. Çünkü iç pazara sürdüğümüz para insanların bankalarına ve dolaplarına gider bir yerde birikir. İç pazarın açılmasını istiyorsan hatta ortaya koyduğunuzun daha fazlasını harcamak istiyorsanız demokratik bir ortam yaratmak zorundasınız. Bu yüzden de büyük burjuvanın böyle durumlarda sosyal demokrat politikalara ihtiyacı vardır. Şimdi diyorum iç pazar sıkıştı. İç pazar sıkıştığı için de sosyal demokratlara gereksinimleri var. Dönersek böyle döneriz diye düşünüyorum, çünkü hukuk falan yok” dedi.

"YASALARA GÖRE KENDİ ÜNİVERSİTELERİMİZE DÖNMELİYİZ"

Hükümetin bir yandan demokratik haklar için adım attığını diğer yandan ise kayyumlar atayarak bu hakları gasbettiğini dile getiren Günal, “Henüz Türkiye egemen gücü bu konudaki net kararını vermedi. Yani net bir sosyal demokrat politikalara gerek var demiş olsa kayyumlar kaldırılır, basın üzerindeki baskılar ortadan kalkar, cezaevlerindeki gazeteciler ve siyasetçiler serbest bırakılır” diye konuştu.

YÖK Yasası 60-b maddesini hatırlatan Günal, “Ancak bu yasadan bağımsız olarak eğer OHAL Komisyonu kararı ile geri dönersek, kaldı ki OHAL Komisyonu şu ana kadar hiç bizim davalara bakmadı. FETÖ ile atılan kişilerin ret veya olumlu kararları geldi. Şimdi eğer bizi OHAL Komisyonu kararı ile döndürülürse onun kurallarına göre atıldığımız üniversiteye dönemezsiniz, artı İstanbul, İzmir, Ankara’ya da geri dönemezsiniz. Hukuksal bir süreç olsa 9 Eylül Üniversitesine geri dönerim. Üniversitenin açtığı soruşturma ve atılmam geçersiz. Demokratik bir ortam olsa zaten bunların hiçbiri olmazdı. Kendi üniversitelerimize dönersek mağlup oldukları anlamına gelir. Başka üniversiteye gönderme durumları da çok yok. Şu an politik olarak karar vermeye çalışıyorlar. Yani o tümüyle OHAL’e bağlı” ifadelerini kullandı.

O dönem insanların yaşam ve çalışma haklarının ellerinden alındığına dikkat çeken Günal, meselenin ihraçların üniversitelerine dönmesi ile çözülmeyeceğini, dönemin hesabının sorulması gerektiğini söyledi.

ÖNCEKİ HABER

Diyarbakır’da operasyona tepki: Ülkeye faydası yok, faturası bize vergi olacak

SONRAKİ HABER

Belediye başkanlarına operasyon: Selçuk Mızraklı ve Kezban Yılmaz gözaltında

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa