08 Ekim 2019 12:04
Son Güncellenme Tarihi: 09 Ekim 2019 12:58

Anayasa Mahkemesi, 10 Ekim grevi nedeniyle verilen cezayı ihlal olarak kabul etmedi

Anayasa Mahkemesi, 10 Ekim Ankara Katliamı'nın ardından yapılan greve “siyasi” diyerek hakkında disiplin cezası verilen sağlık emekçisinin örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilmediğine hükmetti.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Birkan BULUT
Derya KAYA
Ankara

Anayasa Mahkemesi, 10 Ekim Ankara Katliamı'nın ardından sendika ve meslek odalarının yaptığı grevi “siyasi” olarak nitelendirerek hakkında disiplin cezası verilen bir sağlık emekçisinin örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar verdi.

Türkiye yakın tarihinin en kanlı saldırısı 10 Ekim Ankara Katliamı'nın üzerinden 4 yıl geçti. 10 Ekim 2015'te Ankara Garı önünde düzenlenen Emek, Demokrasi ve Barış mitingine IŞİD tarafından düzenlenen canlı bomba saldırısında, 103 kişinin yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi yaralanmıştı. Mitingin tertip komitesinde yer alan KESK, DİSK, TMMOB ve TTB katliamın ardından 3 günlük yas ilan ederek grev kararı almış, sendika ve meslek odalarının grevine ülkenin birçok yerinde öğrenciler boykot ile esnaf ise kepenk kapatarak destek vermişti.

Siirt Devlet Hastanesinde veri hazırlama ve kontrol işletmeni olarak Tayyip Akbudak, üyesi olduğu Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası'nın (SES) çağrısıyla greve katıldı. Bunun üzerine idare tarafından “iki gün mazeretsiz olarak göreve gelmediği” gerekçesiyle Akbudak hakkında 1/30 aylıktan kesme cezası verildi. Akbudak'ın Siirt İdare Mahkemesi'ne yaptığı itirazın ardında ceza iptal edildi. Ancak idare istinaf yoluna giderek Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurdu ve Akbudak son olarak Anayasa Mahkemesi'nde bireysel başvuru hakkını kullandı.

Başvuruyu inceleyen Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın 33. maddesinde güvence altına alınan örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilmediğine karar verdi.

KESK’TEN AYM KARARINA TEPKİ: HİÇBİR ŞEY OLMAMIŞ GİBİ İŞE Mİ GİDECEKTİK?

KESK Anayasa Mahkemesinin kararına tepki gösterdi. KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “Kardeşlerini, annelerini, babalarını, çocuklarını, arkadaşlarını, dostlarını hunharca bir katliama kurban verenlerin hiçbir şey olmamış gibi işine gitmesini beklemek ne kadar adildir?” diye sordu.

Anayasa Mahkemesi 10 Ekim Ankara Katliamı'nın ardından yapılan grev nedeniyle disiplin cezası verilen sağlık emekçisinin örgütlenme özgürlüğünün ihlal edilmediğine hükmetti. Grevin siyasi olduğunu söyleyen kararın gerekçesinde, “Sendika üyelerinin ekonomik sosyal menfaatleriyle doğrudan ilgisi olmayan ve politik yönü ağır basan bir amaçla işe gitmemek şeklinde bir eylemin yol açacağı sonuçlara devlet idaresinin ve toplumun katlanmasını gerektiren bir sebep bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır” denildi.

HÜKÜMET 3 GÜNLÜK YAS İLAN ETMİŞTİ

KESK Genel Merkezi karara tepki gösterdi. Konfederasyon binasında yapılan basın açıklamasıns bağlı sendikaların yöneticileri de katıldı. KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, “Katliamın 4. yıldönümünü andığımız bugünlerde, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen karar ile 10 Ekimde açılan yaralarımıza tuz basılmıştır” dedi. Katliamın ardından dönemin hükümetinin 3 günlük yas ilan ettiğini hatırlatan Bozgeyik şöyle konuştu:

“Bu yasın göstermelik olduğu ortaya çıkmıştır. Çünkü katliamın faillerini ve arkasındaki güçleri açığa çıkarmakla görevli olanların hem katliamda hayatını kaybedenleri suçlayan hem de katliamdan sağ kurtulanları hedef gösteren açıklamaları ardı ardına gelmiştir. KESK-DİSK-TTB-TMMOB olarak yaşamını yitiren arkadaşlarımızı anmak, cenazelerini kaldırmak, hain katliamı lanetlemek ve sorumluların açığa çıkarılmasını talep etmek için hayata geçirdiğimiz greve katılan binlerce üyemiz hakkında soruşturma açılmış, bir kısmına disiplin cezası verilmiştir.”

HUKUK GARABETİ

Disiplin cezası verilen üyeleri adına Anayasa Mahkemesi’ne başvurduklarını kaydeden Bozgeyik, sağlık emekçisi Tayyip Akbulak’ın başvurusunda Anayasa Mahkemesi’nin hukuk garabetine imza attığını söyledi. Mahkemenin iş bırakma eylemininin sendikal hak olmadığı ve sendikal eylem kapsamında değerlendirilemeyeceği kararı verdiğini belirten Bozgeyik, mahkemenin uluslararası karar ve sözleşmelere atıf yapmasına rağmen sendikal hakların bölünmezliği ilkesini göz ardı ettiğini söyledi.

657 sayılı yasanın bile birinci dereceden yakınını kaybeden kamu emekçilerine yedi gün izin hakkı tandığını belirten Bozgeyik, kararı verenlere şöyle seslendi: “Kardeşlerini, annelerini, babalarını, çocuklarını, arkadaşlarını, dostlarını hunharca bir katliama kurban verenlerin hiçbir şey olmamış gibi işine gitmesini beklemek ne kadar adildir?” diye sordu.

ÖNCEKİ HABER

The “secure region” test of CHP’s Syria policy

SONRAKİ HABER

NATO savunma bakanları Brüksel'de bir araya gelecek

Reklam
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa