07 Ekim 2019 16:06

Mezopotamya'dan İki Virtüöz: Suren Asatryan ve Awdil Shakar

Suren Asatryan ve Awdil Shakar İsviçre'de "Mezopotamya’dan İki Virtüöz" başlıklı bir dizi konser verdi.

Suren Asatryan ve Awdil Shakar | Fotoğraflar: Vimeo'dan alınan ekran alıntısı ve Awdil Shakar'ın kişisel arşivi | Kolaj: Evrensel

Paylaş

İsmail ŞİMŞEK
Basel

Suren Asatryan ve Awdil Shakar geçtiğimiz hafta İsviçre'de "Mezopotamya’dan İki Virtüöz" başlıklı bir dizi konser verdi. Suren Asatryan Duduk Ustası, Kürt Sanatçı Awdil Shakar ise 9 telli perdesiz akustik sub-bas gitarı geliştirdi. Her iki sanatçı kendilerine has üsluplarıyla ve yaratıcılıklarıyla ortak projeler üretmekteler. Bu proje kapsamında İsviçre’nin Basel şehrinde dinletiler veren sanatçılar, uzun yıllar Türkiye’de ayrı ayrı çalışmalara imza attı, birçok isimle birlikte konserlere katıldı.

"TÜRKİYELİ ERMENİLER DE DUDUKU UNUTTU"

Duduk; Anadolu ve Mezopotamya’da "mey" ismi ile bilinen bu saz Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan’da farklıdır. Azeriler kullandıkları bu saza “balaban”, Ermeniler “duduk”, Gürcüler ise “düdüki” ismini verirler. Bu üç saz şekil ve ses olarak neredeyse birbiriyle aynıdır. Meyde sesi etkileyen en önemli kısım kamış olduğu için ses rengi biraz daha farklı. Mey sazında zırıl zırıl, gümbür gümbür gelen bir ton, balaban ve dudukta ise bu tonun aksine buğulu, kadife bir ton vardır. Bu da dinleyiciyi mistik bir atmosfere sokar. Türkiye’de yaşayan, mey ve duduk icrasında ilk akla gelen isim olan Müzisyen Ertan Tekin, bu ton farkını şöyle açıklıyor: “Biz müzisyenler bu kamış farkını şöyle nitelendiririz: Duduk kamışı dışı kamıştır, buğuludur. Meydeki zırıl zırıl, gümbür gümbür gelen yürek sızısı da erkek kamıştan dolayıdır.” Suren Asatryan’a göre, dinleyenin ruhunda güzellikler yaratan duduk, çalanın ruhunda güzellikler yaratıyor. Duduk çalmak için gerçekten yaşamanın ve aynı zamanda iyi müzisyen olmanın şart olduğunu düşünüyor. Duduk üzerinde notaları arayıp bulmanın pek de kolay bir iş olmadığını, bunun için çok çalışmanın gereğini vurguluyor.

Türkiye’de konserler verdiğini söyleyen usta sanatçı, duduku Türkiye’de Ermenilerin de unuttuğunu belirtiyor. Kendisinden önce Türkiye’de duduk çalanların olduğunu ama Türkiye’de yaşayan Ermeni toplumunun duduku kendisinden öğrendiğini söylüyor. Asatryan “Anadolu müziğini çok severim. Türkiye’de yaşayan bütün halkların müziklerini çok severim. Bu sevgi ve sanata olan tutkumdan dolayı, bilgiyi sadece okuyarak değil, yaşayarak da öğrenmek istedim. Bu yüzden ’94 yılında Türkiye’ye gitmeye karar verdim. Çünkü müzisyen dolaşmak zorunda, kendisini halklara sunmak zorunda. Türkiye’de çok değerli müzisyenlerle tanıştım. Müziğe, insana değer veren dostlar edindim. İlk albümüm Vuslat’ı değerli müzisyenlerle yaptım.” diyor

"TAMAMEN İHTİYAÇTAN KAYNAKLI BİR ÇALIŞMA"

1982 Diyarbakır’da doğan Awdil Shakar, 8-9 yaşlarında müzikle tanıştı, ilkokul 5’inci sınıfta ilk konserini verdi. Müzikal yolculuğunu anlatan Shakar “Ben müzikal eğitim almadım, kendi kendime çalışıp öğrendim. Evin en sessiz yeri, daha az ziyaret edilen yerine, banyoya kapanıp, günde 8-9 saat çalışarak kendimi geliştirdim. Birçok albümlerde yer aldım. Basgitarımla birlikte birçok değerli sanatçıların konserlerinde ve albümlerinde çaldım.” sözleriyle anlatıyor.

Suren Astryan ile yaptıkları projenin yeni ve özgün olduğunu belirten Shakar “Müzikal derinliği olan bu projede gözden kaçmayacak detaylar var. Bunlar iki enstrümanın yapısal özelliklerinden ötürü entonasyon açısından kritik enstrümanlar olması. Bu, müziği doğru, duygulu, karakterli cümleler ile çalmanın yanı sıra tondan çıkmadan, ton içerisinde çalma gayreti de bu işi daha da zorlaştıran bir durumdur. Perdesiz basgitarın çok versiyonları var. Benim kattığım tel sayısı sadece yeni bir şey getirmek adına değil tamamen ihtiyaçtan kaynaklı bir çalışmadır.” diyor.

Perdesiz basgitarı bu kalitede çalanın olmadığını dile getiren Suren Astryan “Yaşı genç ama müzikte yaşlanmış bir arkadaşımızdır. Ben zevk alıyorum birlikte çalışmaktan. Son verdiğimiz konserde, halkın bu sanatı sevdiğini gördüm. Ben Avrupa’ya çok çıkmadım. Ama Avrupa’da bu sanatımıza ilginin olması beni mutlu etti. Awdil Shakar’ın müziği çok değerlidir. Henüz herkes tanımıyor. Ben yaptığımız bu çalışmaları çok değerli buluyorum.” diyerek anlatıyor projelerini.

İKİLİNİN İSİMLERİNİ SIKÇA DUYACAĞIZ

Mezopotamya’dan İki Virtüöz Suren Asatryan ve Awdil Shakar ikilisini yakın zamanda çok duyacağımız kesin. Her iki sanatçı kendi alanlarındaki ustalıklarını Anadolu’da yaşamış kadim halkların, acılarını, sevinçlerini, kederlerini bizlerle buluşturmaya devam edecekler.

ÖNCEKİ HABER

Kaz Dağları için yapılan yürüyüş 10 Ekim'de devam edecek

SONRAKİ HABER

Ege İnsan Hakları Okulu "Ablukayı Dağıtmak" forumuyla sona erdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa