03 Ekim 2019 08:09

Ayvalık Karaayıt'taki demir madeni, atık sahası için köylünün son merasına göz dikti

Balıkesir Ayvalık'ın ve çevresinin su kaynağı olan Madra Barajı'na sadece 3 km mesafedeki Karaayıt Köyü'nde faaliyet yürüten demir madeni, yeni atık sahası için halkın son kalan meralarına göz dikti.

Fotoğraf: Ayvalık Tabiat Platformu

Paylaş

Özer AKDEMİR

Balıkesir'in Ayvalık ilçesi ve çevresinin en önemli su kaynağı olan Madra Barajı'na 3 km uzaklıktaki Karaayıt Köyü'nde işletilen Bilfer demir madeninin yeni bir atık depolama tesisi yapmak istemesi yöre halkının tepkisine neden oluyor. 10 yıldır üretimin sürdüğü maden nedeniyle köylerinde yaşayamaz hale geldiklerini belirten köylüler, madenin Madra Barajı'nı kirlettiğini dile getiriyor.

“KURUMUŞ FİDELER, OT BULAMAYAN CILIZ HAYVANLAR…”

Ayvalık Tabiat Platformu üyeleri, geçtiğimiz günlerde Karaayıt Köyüne yaptıkları ziyarette madenin bölgeye verdiği zararın büyüklüğünü gözlemleme olanağı buldu.

Ayvalık Tabiat Platformu Sözcüsü Nebahat Dinler, Madra Barajı'na 2 bin 750 metre mesafede olan ve barajın beslenme alanı içerisinde yer alan madene dair Karaayıt köylüleri ile yaptıkları görüşmeyle ilgili şunları söyledi: Muhtarla ve köylülerle görüştük. Bilfer demir madeni ve zenginleştirme tesisinin çevreye, üretime ve yaşama verdiği zararları yerinde gözlemledik. Kurumuş domates fidelerini, ot bulamayan cılız ve hasta hayvanları, başına gelen felakete isyan eden yaşlıları gördük.

Madenin yeni bir atık depolama tesisi yapmak için Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne başvurduğunu ve buna dair 15 Ekim'de köyde halkın katılımı toplantısı yapılmak istendiğini aktaran Dinler, "Bilfer Demir İşleme Tesisi on sene önce kuruldu. O tarihte 'ÇED olumlu' kararını iptal ettirdik ancak tesisin yerinde biraz oynama yapılarak ikinci 'ÇED olumlu' iznini aldılar. Hâlâ süren davalarımız mevcut. Köyden 15 kişi çalışıyor madende ama çoğu yaka silkiyor, dertliler" dedi.

“OTLAR SİMSİYAH!”

Karaayıt Köyü Muhtarı Bayram Kaçar ise madenin sağlığa, çevreye, hayvancılığa ve tarıma çok büyük zarar verdiğini belirterek "Maden köyümüze 30 metre uzaklıkta, köyümüzün neredeyse içinde. Tozdan başımızı kaldıramıyoruz. Hayvanlarımızı otlamaya götürüyoruz, otlar simsiyah! Madenin atık sularını taşıyan kanal, yağmur yağınca derelere karışıyor. Bu kirli su, simsiyah bir şekilde Madra Barajı'na akıyor. Madra Barajı Dikili, Altınova ve Ayvalık'ın içme suyunu karşılıyor. Bu barajla çevredeki tarlalar da sulanıyor ve bu baraj her şeyimize zarar veriyor" dedi.

Muhtar Kaçar, köyünde hayvancılığın yanı sıra zeytin, çam fıstığı üreticiliği gibi faaliyetlerin de yapıldığını belirterek "Maden on yıldır zaten yaşamımızı kabusa çevirdi. Şimdi 120-130 dönüm daha mera alanımızı istiyor. Buraları da verirsek hayvanlarımızın otlayacak alanları tamamen ortadan kalkacak" diye konuştu.

"MADEN EVİME 30 METRE MESAFEDE!"

Madenin atık sularının derelere karıştığını ve bu suların da Madra Barajı'na aktığına dair görüntüleri paylaşan köylülerden Hüseyin Kocakanat, evinin madene 30 metre uzaklıkta olduğunu ve bu evde 7 kişilik ailesiyle yaşadıklarını söyledi. Kocakanat, "Köyümüzde 140 hane var. Yaklaşık 300 seçmeni var bu köyün. Biz bunun tozundan, pisliğinden, kokusundan çok mağdur durumdayız. Demir ve bakır cevheri hemen köyün biraz ilerisindeki ocaktan çıkarılıp daha yakınımızda olan tesislerde işleniyor. Bizler çok kötü durumdayız. Bilfer meralarımızı almak istiyor. Daha önce de karşı çıkmıştık ama bir şekilde aldılar. Bizim hemen altımızda Madra Barajı var. Bu barajın suyuyla Altınova'nın zeytinleri, bamyaları sulanıyor yani bizim geçim kaynağımız. Biz havyancılıkla, zeytin ve bamya ile ayakta duruyoruz. 150 kişi var işletmede, bunun 17 kişisi köyümüzden ama onlar da işlerinden memnun değil” diye konuştu.

HUKUKSUZLUĞUN GÜNCESİ

  • Bilfer Madencilik şirketi, 2008 yılındaki "ÇED olumlu" belgesini aldıktan sonra Karaayıt Köyü'nün meraları üzerinde faaliyete başladı. Balıkesir Barosu, köylülerin başvurusu sonrası aynı yıl Çevre ve Orman Bakanlığı aleyhine ÇED raporunun iptali istemiyle Balıkesir İdare Mahkemesinde dava açtı.
  • 31 Temmuz 2009 tarihinde Balıkesir İdare Mahkemesince "ÇED olumlu" kararı iptal edildi. Şirket bunun üzerine yeni bir ÇED süreci başlattı. Bu arada köylüler, yakın çevredeki ekoloji örgütleri ile madene karşı birçok eylem ve etkinlik gerçekleştirerek yeni ÇED sürecine tepki gösterdi.
  • Karaayıt Köyü'nde 13 Kasım 2009 tarihinde yapılan ÇED toplantısına geniş katılım sağlanırken köylüler itirazların yaptı ve madenin istemediklerine dair imzaları yetkililere verdi.
  • Mart 2010 tarihinde Balıkesir Mahalli Çevre Kurulu, Karaayıt Köyü içinde kurulacak Bilfer Madencilik Demir İşleme tesisleri pasa döküm alanının uygun olduğu yönünde olumlu karar verdi. Köy için çevresel açıdan sorun oluşturmayacağı söylenen kararın gerekçesinde, tesis ile en yakın yerleşim birimi olan Karaayıt Köyü arasında 300 metre mesafe olduğu halde arada bir tepe bulunması ve tesis sahasından bakıldığında köy merkezinin görülmediği, ancak köyün en uç noktasında bulunan 4-5 evin görüldüğü belirtildi! Böylece 125 dönümlük mera alanı köylünün elinden alınmış oldu.
  • Bilfer, 2013 yılında köy merasından 10 dönüm daha talep etti. İl Mera Komisyonu bu kez Karaayıt’taki 9 buçuk dönümlük arazinin mera vasfını kaldırılarak 20 yıl süre ve 5 bin lira bedelle maden şirketinin kullanımına verdi. Köy ihtiyar heyeti kararı imzalamadı ancak 2014 seçiminden sonra muhtar değişince bu 10 dönüm de maden şirketine verildi.
  • 2014 yılında köy suyunun arsenikli olduğuna dair rapor basında yer aldı. Karaayıt suyundaki arsenik oranı %17,4 iken çevresindeki köylerden Beşiktepe’de %59,15, Yeniköy’de %29, Bulutçeşme’de %14,4 olarak tespit edildi. Türközü Mahallesi’ndeki bir su kuyusu, çok yüksek oranda arsenik içerdiği için kapatıldı.
  • Balıkesir Su ve Kanalizasyon İdaresi (BASKİ) müdürü, arseniğin genellikle maden sahalarının ve termal kaplıcaların yaygın olduğu bölgelerde görüldüğünü söylemesi, Ayvalık Tabiat Platformu tarafından Bilfer Madencilik İşletmesinin içme suyu kaynaklarını kirlettiğine dair bir itiraf olarak değerlendirildi.
  • 2015 yılı mayıs ayında Balıkesir Büyükşehir Belediyesinin aldığı kararla, Ayvalık Belediyesinin Bilfer Madencilik Tesislerini mühürleyeceği bilgisi verildi. Daha sonra ne olduysa Balıkesir’den gelen ikinci bir yazıyla mühürleme işlemi durduruldu. Tesise, yarattığı gürültü kirliliği ve toz bulutuna karşı önlem alması için süre tanındı ancak şirket, faaliyetine aynı şekilde devam etti!
  • Köylerdeki insanların arsenikli suyu içmesine ve kullanmasına göz yumulmasın diye Ayvalık Tabiat Platformu tarafından yapılan müracaatlar sonuç verdi. 2016 yılında BASKİ tarafından bazı köylere arsenik giderme sistemleri kuruldu.
  • Buna rağmen Türközü Köyü'ne arıtma yapılmadı. Köy hâlâ arsenikli suyu kullanmaya devam ediyor.

ÖNCEKİ HABER

Muğla'da seyir halindeki yolcu otobüsü yandı

SONRAKİ HABER

Belediye başkanlarına operasyon: Selçuk Mızraklı ve Kezban Yılmaz gözaltında

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa