02 Ekim 2019 03:25

İranlı Yönetmen Reza Ahmadi: Tehlike çanlarını tiyatroyla duyurmak istiyoruz

Sanatın, dünyada olup bitenleri anlamamanın en iyi yollarından biri olduğunu dile getiren Reza Ahmadi “Tehlike çanlarını tiyatro ile duyurmak istiyoruz” dedi. 

Pol Tiyatro Grubu 

Paylaş

Dilek OMAKLILAR
Eda AKTAŞ
İzmir

Yönetmenliğini Reza Ahmadi’nin yaptığı “Horoz” isimli tiyatro oyunu Türkiye’de ilk kez İzmir’de sahnelendi. Muhammed Rahmaniyan’ın yazdığı Horoz isimli tiyatro oyunu Halkların Köprüsü Derneği aracılığıyla izleyici karşısına çıkarken büyük ilgiyle karşılandı. 
Oyun, Taliban savaşı sonrası Kaka ve Mahjan isimli Afgan kardeşlerin savaştan artakalanlarla yaşamını anlatıyor. Tiyatro oyuncusu Narges Amande, Saeed Tavakoli, Atefeh Hashemian, Arash Tabrizi’nin sahnelediği Horoz oyunu 2016 yılında Rusya’da düzenlenen Uluslararası Çehov Tiyatro Festivali’nde ödül kazandı. 

Biz de bu oyunu sahneleyen İran’dan gelen Pol Tiyatro Grubunun Yönetmeni Reza Ahmadi ile konuştuk. Sanatın, dünyada olup bitenleri anlamamanın en iyi yollarından biri olduğunu dile getiren Ahmadi “Tehlike çanlarını tiyatro ile duyurmak istiyoruz” dedi. 

"FARKLI YERLERDE SAHNELİYORUZ"

2001 yılında kurulan Pol Tiyatro Grubu bugüne kadar sahnelediği 27 tiyatro oyununu İran dışında Paris, Londra, Yalta gibi farklı ülke ve şehirlerde sergiledi. İlk kuruldukları zamandan bu yana büyüdüklerini ve beş yönetmenle farklı oyunları aynı topluluk altında sahnelediklerini anlatan Oyunun Yönetmeni Ahmadi, “Yeni başlayanları topluluğumuza alıyoruz. Eğitimlerinden sonra sahne tasarımından makyaja çeşitli dallarda kendi yollarına devam ediyorlar. Çünkü temeli de budur. Aynı deneyimi başka ülkelerde başka kültürlerde yaşamak ve paylaşmak istiyoruz. Belli bir türe bağlı kalarak değil, çeşitli türlerde oyunları farklı yerlerde sahneliyoruz. Biz beynimizde olanı en iyi biçimde seyirciye ulaştırmaya çalışıyoruz, bütün gayemiz bu” dedi. 

"İSTEDİĞİMİZ TEPKİYİ ALDIK

İran’dan Halkların Köprüsü Derneği aracılığıyla gelerek daha fazla seyirciye ulaşabilme gayelerini burada da gerçekleştirmiş olduklarını ifade eden Ahmadi, “Sanat, dünyada olup bitenleri anlamamızda en iyi yollardan biridir. Çevremizdeki ülkeleri tercih ediyoruz. Oradaki seyirciye ulaşmak önemli çünkü daha ortak bir dile, geçmişe sahibiz ve dertlerimiz de çok yakın. Bir problemden konuştuğumuzda birbirimizi daha fazla anlarız. Halkların Köprüsü bir davette bulundu ve bu bizim için bir fırsattı. Ne kadar çok halkla buluşursak bizim için çok daha iyi” diyerek Türkiye’ye gelişlerinin bir sebebinin bu olduğunu belirtti. Oyuna karşı ilgiyi oldukça iyi bulan Ahmadi, “Bizim sergilediğimiz trajik bir oyun. İstediğimiz tepkiyi aldık aslında ve mesajımız sanırım ulaştı” dedi. 

BASKI VE SANSÜRE RAĞMEN TİYATRO

İran’da tiyatro yapmanın zorluğunu sorduğumuz zaman ise Ahmadi, baskı ve sansüre alıştıklarını söyleyerek, “Herkes bizim ülkedeki engellemelerin yüksek olduğunu biliyor. Bu durumu kabul ederek göğüs gerdik. Her ülkede baskı, sansür vardır. Bazı konuları o ülkede çalışamazsınız. Eğer o ülkede kalmak isterseniz o şartlarda çok şeyi kabul edeceksiniz. Bazı sıkıntılar, sınırlamalar olabilir ama ona rağmen biz yaptığımız işi ileri götürmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu. 

"SANAT BİR ŞEYLERİ DEĞİŞTİRMENİN EN İYİ YOLU

Oyunun konusuna dair bilgi veren Ahmadi şunları söyledi: “Aslında radikalizmi anlattık. Afganistan sınırları içinde. Bu oyun 20 sene önce yazıldı. O dönem biz aşırılığı görüyorduk. Bir Afganistan vardı bir de ona saldıran Taliban. Gitgide dünya insanlar için daha iyi olacağına kötüleşti. Her gün yeni radikal gruplar çıkıyor. Taliban, IŞİD, el Nusra çoğaldıkça çoğaldı. Biz bu tehlike çanlarını tiyatro ile duyurmak istiyoruz. 
Oyunun asıl metninde burada gösterdiğimizden daha farklı bir son vardı. Horoz ölmemiş, geri dönüyor ve Mahjan horozu kucaklayıp sahneden çıkıyor. Her tür gidişte bir umut var. Umut olmazsa gidiş de olmaz. Yeni okumamızda bu metinde Mahjan’ın horozu geri dönmüyor ve aynı noktada hayat onun için bitiyor. Çünkü 20 yıldan sonra iyiye bir gidiş olmadı.”

“Bu tarz yönetilen dünyada eskisi gibi olmasa işler daha da umutlu olabilir ama aynı tarz devam eden yönetimlerde umutsuzluk da devam ediyor” diyen Ahmadi, “Bizim birbirimizle ilişki kurmaktan başka çaremiz yok. Dünyanın başkanları artık bize bir şey yapmıyor. Şimdi kültür ve sanatla dayanışmamızı güçlendirme zamanı. Dünyadaki olan bitenlerle ilgili biz bilincimizi arttırmalıyız. Bana göre sanat bir şeyleri değiştirmenin en iyi yolu. Bu yüzden ne kadar çok oyun sahnelersek o kadar iyi. Umarım gelecekte Türkiye’ye yine geliriz” dedi. 

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Yunanistan, 2020'nin sonuna kadar 10 bin mülteciyi Türkiye'ye iade edecek

SONRAKİ HABER

Şırnak’ta içme suyuna kömür ocağı hafriyatı dökülüyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...