30 Eylül 2019 06:47

Depremin merkezi Silivri'deki yurttaşlar: Tedirginiz

Silivri'de 26 Eylül'deki depremden bu yana yurttaşların büyük bir bölümü geceyi dışarıda geçiriyor. Yurttaşlar, yetkililerin kendilerini yalnız bıraktığını söyledi.

Fotoğraflar & Kolaj: MA

Paylaş

Silivri merkezli deprem nedeniyle hâlâ tedirgin olan ilçedeki yurttaşların bir bölümü geceyi dışarıda geçiriyor. Yurttaşlar, yetkililerin ilgisizliğinden şikayetçi.

Marmara Denizi'nin Silivri açıklarında 26 Eylül'de meydana gelen 5.8 büyüklüğündeki deprem, İstanbul ve çevre illerde de panik yaratmıştı. Bu deprem sonrası devam eden artçı sayısı 300'ü geçti. Deprem nedeniyle evleri mühürlenen kimi yurttaşlar, akrabalarının yanında kalırken, kimileri ise hâlâ parklarda yaşamaya devam ediyor. Tedirginlikleri devam eden yurttaşlar, yetkililerin duyarsız kaldığını dile getirdi.

"KAPILARI AÇIK TUTUYORUM"

Silivri'de belediye konutlarında bahçıvan olarak çalışan Hikmet Toprakkaya, insanların deprem öncesinde tedbirlerini alması gerektiğinden bahsetti. Toprakkaya, Silivri'de 30-40 yıllık binaların olduğunu ve eski binaların sağlam olmadığını söyledi. Hastane ve okul ile birlikte kimi evlerin hasar gördüğünü sözlerine ekleyen Toprakkaya, "Deprem olduğu zaman insanlar sokaklara çıktı. Geceyi parkta geçirdiler. İnsanlar çok tedirgin. Ben sitede bahçıvanlık yapıyorum. Tehlikeye rağmen kapıları açık tutuyorum" diye konuştu.

Halim Doğan da büyük bir deprem olabileceği korkusuyla insanların kuşkuyla hareket ettiğine dikkat çekerek, "Bu depremden sonra halk kendini en ufak bir sarsıntıda dışarı atıyor. Deprem gecesi belediye çorba falan dağıttı. Yeni binalar sağlam ama eskileri çürük" dedi.

"BELEDİYE YANIMIZDA OLMADI"

Menderes Korkmaz da deprem gecesinde diğer belediye başkanlarını örnek göstererek, Silivri Belediye Başkanı'nın kendilerini yalnız bıraktığını ifade etti. Korkmaz, "Kendi arabalarımızda ve çadırlarımızda yattık ama bir tane yetkili görmedik. Silivri Belediyesi yanımızda olmadı. Çok üzüldük. Kimse bizi deprem konusunda bilinçlendirmedi. Deprem toplanma alanına teşvik etmedi. Herkes kendi imkanlarıyla bir yerlere gidebildi. Ufak bir depremde insanlar panik halinde ama şiddetli bir deprem vahim olur. Korku ve telaş var. Oğlum, 'Baba ben arabada yatacağım' diye eve girmek istemiyor" diye konuştu.

"BİNA MÜHÜRLENDİ AMA NERDE KALACAĞIZ?"

Kent meydanında bekleyen Gülcan ve Kemal Fıstık da binalarının oluşan çatlaklar nedeniyle yetkililer tarafından mühürlendiğini söyledi. İki çocuklarıyla birlikte üç gündür yakınlarında kaldığını söyleyen Gülcan Fıstık, "Alibey Mahallesi'nde binamız mühürlendi. Gidecek bir yerimiz yok, korkuyoruz. Şu an bu meydandan çıkamıyoruz. Binadan numune aldılar. Bir gece parkta kaldık. Dün gece arkadaşlarda kaldık. Bugün nerde kalacağız bilmiyorum. Gücümüz yettiği kadar kendi ihtiyaçlarımızı karşılıyoruz. Alanda çadırlar olsa iyi olur. Bütün gün dolaşıyoruz. Ankara'dan yetkililer geldi. İnceleme yapıyorlar. Bekliyoruz" dedi.

"AKRABALARA UTANA SIKILA GİDİYORUZ"

Toplanma alanının nerede olduğunu bilmediklerini söyleyen Kemal Fıstık ise yetkililere tepkili. Kent meydanında çadırın olmadığından dolayı mağdur olduklarının altını çizen Fıstık, "Akrabalara utana sıkıla gidiyoruz. Bir oğlum, bir kızım var. Kızım annemlerde kalıyor. Çocuklarımızı okula nasıl göndereceğim onu düşünüyorum. Kaymakamlığa gittik. Belediye başkanına gittik. Herhangi bir sonuç yok. Ama bekliyoruz şuan" diye konuştu.

"SORUN KISA SÜREDE ÇÖZÜLMELİ"

Otopark'ta çalışan işçi Hasan Daylan ise Alibey Mahallesi'nde oturuyor. Yetkililer tarafından mühürlenen Aktaş Apartmanı'nı işaret ederek, depreme dayanıklı olup olmadığını araştırmak için yetkililerin rapor tuttuğunu belirtti. Binanın tamamen boşaldığını söyleyen Daylan, binada oturanların kiminin otellerde kiminin ise akrabalarında kaldığını anlattı. Yetkililerin aldığı raporu Ankara'ya götürdüklerini, binada oturanların ise rapor sonucunu beklediklerini ifade eden Daylan, "Ankara onay vermeden binaya girmeye müsaade etmediler. Bu binada oturan yurttaşlar mağdur şuan da. Kimi köylere gitti, kiminin çocukları okula gidiyor, kimi işe gidiyor. Nasıl yapacaklar bilmem. Kısa zamanda sorun çözülürse mağdur olan yurttaşlar için iyi olur. Yapılması gereken bir an önce rapor sonucu gelmeli" çağrısında bulundu.

(İstanbul/MA)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Dış ticaret açığı, ağustosta 2 milyar 500 milyon dolara yükseldi

SONRAKİ HABER

İstanbul 8 Mart Kadın Platformu: 8 Mart'ta Kadıköy'deyiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...