30 Eylül 2019 00:06

Tunus seçimleri: Devrimci sol, halk tarafından sistemin bir parçası olarak görüldü

Tunus Emekçileri Partisinden seçim analizi: Mecliste 15 milletvekiliyle temsil edilen devrimci sol, hükümetteki sağcı koalisyona karşı Tunus halkı için gerçek bir alternatif olarak kendisini sunamadı.

Fotoğraf: Yassine Gaidi/AA

Paylaş

Tunus'ta 15 Eylül'de yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimine dair,  Tunus Emekçileri Partisi (PCOT) bir değerlendirme yazısı yayımladı. PCOT'nin seçim değerlendirmeleri şöyle:

"Görevdeki Cumhurbaşkanı El-Beci Kaid es-Sibsi'nin 25 Temmuz’daki ölümünün ardından Tunus’ta 15 Eylül’de erken cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleşti. Aslında seçimler, 6 Ekim’de yapılacak olan parlamento seçimlerinin ardından kasımda yapılacaktı. Takvimdeki bu değişiklik, çeşitli partilerin ve siyasi aktörlerin gündemini bir şekilde sarstı. Devletin bu en üst görevine 98 kişi aday oldu ve bizde “Onur Devrimi” (Aralık 2010- Ocak 2011) sayesinde kurulan Bağımsız Yüksek Seçim kurumuna başvuru yaptı. 26 aday gerekli şartları yerine getirdiğinden adaylıkları kabul edildi: Bazıları oluşmuş partileri (16), diğerleri seçim koalisyonlarını (3) temsil ederken, kimileri de “bağımsız” (7) adaylardı.

İKTİDAR ÇOK SAYIDA ADAY ÇIKARDI

Son cumhurbaşkanlığı döneminde felaket bir bilançosu olan sağcı iktidar koalisyonu (Nida Tunus-Ennahda koalisyonu), her bir bileşeni için birçok aday göstererek dağınık bir şekilde seçimlere katıldı. Böylece, sıkı disipliniyle tanınan İslamcı parti “Ennahda”, adayı olan parlamentonun geçici Başkanı Abdelfattah Muru’nın yanı sıra, üç muhalif adayın çıkmasına tanıklık etti. Yedi adayın ise onun savunduğundan ancak detay düzeyinde farkı vardı. Dolayısıyla sağ İslamcı partiden toplam 11 aday aynı seçim rezervuarını paylaşacaktı.

İktidar koalisyonunun diğer bileşeni olan ve eski rejimin kalıntıları ve yeni gelenlerin katılımıyla oluşan “Nida Tunus” partisi ise iç kavgalardan dolayı parçalandı ve saflarından on civarında aday çıktı. Bunlar arasında özel bir televizyon kanalının (Nesma) sahibi, büyük bir yardım kurumunun (Halil Tunus) kurucusu ve 2012 yılında “Nida Tunus” kurucusu olan; son üç aydır ise yeni  bir partinin (Tunus’un Kalbi Partisi) kurucusu olan Nebil Karvide vardı. 23 Ağustos’tan bu yana vergi kaçakçılığı ve kara para aklama suçların ceza evinde olan Nebil Karvi, yüzde15.6 oy alarak seçimlerin ikinci turuna kaldı.

SOL DA BÖLÜNDÜ

Böyle bir durumdan yararlanması gereken solda, üç aday ile seçimlere dağınık girdi: Halk Cephesi Adayı Hamma Hammami, Cephe’yi bölen grubun adayı Mongi Rahui ve “İleri Tunus” adlı yeni bir sol partinin adayı Abid Briki. Bu adayların her biri yüzde 1’den az oy aldı.

Geriye kalan iki aday bağımsız olarak seçimlere katıldılar: İlki nüfusu yüzlerle sayılan bir kentin belediye encümeni olan ve hiç tanınmayan bir aday; ikincisi ise siyasi bir geçmişi ve bilinen bir siyasi bağımlılığı olmayan emekli anayasa hukuk profesörüdür. Ancak, devrimden bu yana ülkenin yaşadığı bazı güncel meselelere hukuksal bir bakış açısı kazandırmak için kimi televizyon kanallarına davet edilmiş ve bu şekilde tanınmış birisiydi. Bu aday (Kays Said) yüzde 18,4 oy alarak seçimlerin ilk turunda birinci geldi.

KİMSE İNANMAK İSTEMEDİ

Son altı aydır kamuoyu yoklamaları bu iki galibi sürekli başta gelenler olarak göstermesine rağmen -diğer adaylar içinde ağır topların olduğu için- kimse buna inanmak istemiyordu.

Nitekim, yarışın kaybedenleri arasında şunlar vardı: Meclisin geçici başkanı ve iktidardaki İslamcı partinin (En nahda) adayı (yüzde 12,88 ile üçüncü geldi), iktidarda olan Başbakan ve “Nida Tunus”dan bölünerek kurulan partinin adayı (yüzde 7,38 ile 5. geldi), “Nida Tunus” kalıntıları dahil olmak üzere birkaç partinin adayı (yüzde 10.73 ile 4. geldi), eski Cumhurbaşkanı ve 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2. turunda oyların yüzde 45’ini alan kişi (yüzde 2.97 oyla 11. sırada), iki eski başbakan yüzde 1,82 ile 0 alarak 12. ve 19. sırada geldiler). 2014’te yüzde 7,88 oy oranı ile üçüncü olan Hamma Hammami ise bu sefer yüzde 0,7 ile 15. sırada geldi.

BÜTÜN BİR POLİTİK SINIF REDDEDİLDİ

İşte bundan dolayı yerel basında olduğu kadar yabancı basında da bir depremden bahsediliyor, çünkü sonuçlar bütün bir politik sınıfın açıkça reddedildiğini ve bir tür sistem karşı olarak görülenlerin tercih edildiğini gösteriyor.

Bu sadece kazananlar ile sınırlı değil. Bu nedenle, “resmi” muhalefet de dahil olmak üzere, sisteme ait olarak algılananlara karşı bir ceza oyundan bahsedilebilir.

Oylama sürecinde usulsüzlükler kaydedilmiş olsa bile, hiç kimse sonuçları etkilediğini söyleyemez. Bununla birlikte, onları kesinlikle etkileyen bazı faktörlerden bahsedilebilir: Kirli para, devlet olanaklarının, adaletin, basının kimi adaylarının hizmetine sunulması, camilerin kimi adaylar lehine propaganda aracı olarak alet edilmesi, rakiplere karşı bel altı saldırılar... Bunlar seçimlerden önce aylar boyunca uygulandı.

DEVRİMCİ SOLUN ÇIKARMASI GEREKEN DERS

Son olarak, genel kriz koşullarında gerçekleşen bu seçimler, 2014’teki yüzde 63 katılımdan farklı olarak, seçmenlerin yarısını bile harekete geçiremedi. Üzülmesi gereken durum ise halk algısında sol, hatta devrimci solun, sistemin bir parçası olarak algılanmış olmasıdır.

İktidar koalisyonu her konuda başarısız oldu ve 2014 seçim vaatlerinin hiçbirini yerine getirmedi. Mecliste 15 milletvekili ile temsil edilen devrimci sol ondan tamamen ayrı bir tavır içinde oldu fakat sağcı koalisyona karşı gerçek bir alternatif olarak kendisini sunamadı. Seçmen vatandaşlar onları “devrim”den sonra kurulan sisteme bağlamıştır. Bu da tekrar parlamentarizm sorunu ve devrimci partilerin sınırları üzerinde kafa yormamızı zorunlu kılıyor.

SIRADA PARLAMENTO SEÇİMLERİ

Dolayısıyla tarihi henüz kesinleşmemiş olan ikinci tur bir yandan 23 Ağustos’tan bu yana cezaevinde bulunduğu için sempati toplayan mafyavari bir iş adamı ile partisiz, siyasi dünyada tanınmayan, programsız ve sınırlı yaptığı açıklamalarıyla keskin bir muhafazakâr çizgide olduğu görülen birisini karşı karşıya getirecek.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçları parlamento seçimlerinin sonuçlarını etkiler mi? Kuşkusuz etkiler. Yaşananlar; oyları önceden belirlenmiş bir parti veya listelere kesin gitmeyecek kimi bağımsız adayların aldığı oylar göz önünde bulundurulduğunda kimse bugün gelecek parlamentonun bileşimi ne olacağının önceden kestiremez.

(Çeviren: Begüm Aydın)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

AİHM, DGM'de yargılananlar için hak ihlali kararı verdi, peki şimdi ne olacak?

SONRAKİ HABER

Ceren Damar Şenel'in babası Mustafa Damar: Ölüm tehditleri alıyorum

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...