27 Eylül 2019 10:00

TMMOB İstanbul depremi ve beklenen tehlikeler için uyardı

TMMOB’dan deprem açıklaması: Açıklanan deprem toplanma alanları gerçekçi değil, acil ulaşım yollarının varlığı şüpheli, riskli yapılar imar affı vasıtasıyla devlet eliyle meşrulaştırıldı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul depremine ve beklenen tehlikelere dikkat çekmek için Taksim'de bulunan MMO Konferans salonunda bir basın toplantısı düzenledi.

Basın toplantısında konuşan TMMOB İstanbul İKK Sekreteri Cevahir Efe Akçelik, 24 Eylül ve 26 Eylül'de gerçekleşen depremlerin Kumburgaz Baseni denilen 34 kilometre uzunluğundaki fayın kuzeyinde devam ettiğini vurgulayan Akçelik, "Son iki deprem Kumburgaz fay segmentinin üç noktasında olması, son yapılan çalışmalarda kilitli olduğu belirtilen bu fayı kırılmaya zorlayabilir” diye belirtti.

İstanbul nüfusunun büyük bir kısmının 1. derece, önemli bir kısmının da 2. derece deprem bölgesinde yaşamakta olduğunu hatırlatan Akçelik, “Ulaşım yapıları ve köprülerin, dolgu alanlarının, tarihi eserlerin depremde vereceği tepkinin bilinmemesi, kentsel dönüşüm projelerindeki yanlışlıklar, su taşkınlarında bile yetersizliği açığa çıkan altyapı sorunları, dere yataklarını bile yerleşime açan imar uygulamaları, imar afları, afet sonrası çalışmaların taşıdığı soru işaretleri ve deprem bilincinin yeterince bir etki altına gireceğini yaratılamaması, İstanbul'un tahmin edilenden öte yıkıcı bir etki altına gireceğini göstermektedir" dedi.

AÇIKLANAN DEPREM TOPLANMA ALANLARI GERÇEKÇİ DEĞİL 

Deprem toplanma alanlarının üzerinde geçici kentlerin kurulabileceği, elektrik, su, ısınma, duş, tuvalet gibi temel ihtiyaçların karşılanabileceği altyapıya sahip büyük ve geniş alanlar olması gerektiğini vurgulayan Akçelik, “Dolayısıyla deprem toplanma alanı olarak gösterilen okul bahçelerinin, parkların, boş arazilerin toplanma alanı olarak belirlenmesinin, deprem sonrasında olası yıkımlar sonucu kullanılamaz duruma gelebileceği öngörüsüyle, bu alanların çoğunun gerçekçiliği bulunmamaktadır” dedi.  

1999 depreminde belirlenen bazı deprem toplanma alanları üzerine AVM, rezidans inşa edildiği de tüm kamuoyu tarafından bilindiğine işaret eden Akçelik, "Maltepe ve Yenikapı başta olmak üzere, kuvvetli yer hareketi ve tsunami etkisine karşı davranışının büyük belirsizlikler içerdiği dolgu alanlarının, bu toplanma alanlarına alternatif olarak sunulmuş olması ve daha da önemlisi afet sonrası acil durum eylem planlarında önemli rol oynadıkları düşünülmesi felakete davetiye çıkarmaktır" diye konuştu.

“ACİL ULAŞIM YOLLARININ VARLIĞI ŞÜPHELİ”

“Depremleri afete dönüştüren en önemli etkenlerden biri de, şehir içi ulaşımın yetersizliğidir" diye belirten Akçelik, Dünya ölçeğinde trafiği problemli kentlerden biri olan İstanbul için deprem sonrası müdahale olanaklarının önündeki en ciddi engelin ulaşım olarak öngörülmekte olduğunu işaret etti.

Ulaşım sorununun, deprem sonrasında nasıl bir afete dönüştüğünü 17 Ağustos 1999 yılında yaşandığını belirten Akçelik, “Marmara Depremi sonrasında başlatılan ve üç yıl süren bir çalışma ile belirlenen ‘Acil Ulaşım Yollarının’ varlığı ise ne yazık ki tartışmalıdır. Bazı yollar kapatılmış, bazı yollar otopark haline getirilmiştir” diye konuştu.

“RİSKLİ YAPILAR DEVLET ELİYLE MEŞRULAŞTIRILDI”

“İmar affı İstanbul’da, depreme karşı dayanıksız, hiçbir mühendislik hizmeti almadan inşa edilen riskli yapılar devlet eliyle meşrulaştırılmıştır" diye durumu ifade eden Akçelik, İstanbul'da toplum sağlığını ve can güvenliğini tehlikeye atan popülist uygulamaların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı ve "Binanın fen ve sanat kurallarına uygun yapılıp yapılmadığı, deprem güvenlikli olup olmadığı mal sahibinin beyanına değil mühendislik ve mimarlık süreçlerine bırakılmalıdır" dedi.

İLETİŞİM HAYATİ ÖNEMDE 

Meydana gelen depremin ardından, İstanbul'da cep telefon hatlarının ulaşılamaz hale geldiğini ve kimi operatörlerin 18.00'a kadar hizmet veremediğini hatırlayan Akçelik, “İstanbul'da afet anında iletişimde meydana gelen yoğunlukları önlemek için planlamalar yapılmalı ve elektromanyetik dalgaların frekans aralıkları genişletilmelidir. Afet durumunda yaşanan yoğunluklara karşı ek bant genişliği sağlayan çeşitli projeler geliştirilmelidir” diye konuştu.

“Depremin tetikleyeceği ikincil afetler dediğimiz yangın, patlama, kimyasal ve gaz sızıntılar gibi tehlikeler deprem kadar önemli bir konudur" diye vurgulayan Akcelik, "Kimyasallardan kaynaklanabilecek olumsuz durumlar için acil önlemler alınmalıdır. Yerleşim alanlarının içinde kalmış kimyasal üretim kent dışına taşınmasının gerçekleştirilmesi, büyük endüstriyel depolama vb. tesislerinin kazalara yönelik acil durum planları hazırlanmalı, kaza senaryoları modellemeleri yapılmalı, İstanbul'da kimyasal maddelerin envanteri çıkarılarak olası bir depremde bu kimyasalların ve bunlardan kaynaklanabilecek sorunların nasıl bertaraf edileceği mutlaka belirlenmelidir.

Ayrıca I. ve II. Sınıf Gayri Sıhhi Müesseseler kapsamında yer alan Sanayi Tesisleri ve doğal gaz boru hatları, LPG boru hatları, yerleşim alanları bunlarla iç içe geçmiş bulunan içerisinde kurulan ve işletilen akaryakıt istasyonları, tüp gaz satış bayileri, taşımakta olduğu yangın ve endüstri kazaları olasılıkları ile kentleri patlamaya hazır birer bomba haline getirmekte ve yaşam güvenliğini ortadan kaldırmaktadır” diye belirtti.

Depremden sonraki 72 saatin önemine dikkat çeken Akçelik şöyle konuştu: “Afet sonrası kurtarma birimlerinin aynı anda herkese ulaşabilmesi mümkün değildir. Bu nedenle afetlerde ilk 72 saat her birey kendi başınaymış gibi hazırlıklı olmalı, 3 günlük süreyi kapsayan bir Aile Afet Planı hazırlanmalıdır İstanbul halkı afet anında ve sonrasında yapılacaklarla ilgili kamu spotları veya yerel yönetimler aracılığıyla bilgilendirilmelidir.” (İstanbul/EVRENSEL)

TMMOB'DEN ÇAĞRI VİDEOSU: BİRLİKTE GÜVENLİ BİR KENT İNŞA EDEBİLİRİZ

TMMOB ayrıca "17 Ağustos'u unutma, depremin afete dönüşmesine engel ol" diyerek bir kamu spotu videosu yayımladı. Videoda "Aklı ve bilimi merkez alan bütünlüklü bir proje çerçevesinde afet öncesi, afet sırası ve afet sonrasını doğru planlayarak depreme hazırlanabiliriz. İstanbul'un eski ve güzel günlerini geri getiremeyiz ancak birlikte güvenli bir kent inşa edebiliriz. 17 Ağustos'u unutma, depremin afete dönüşmesine engel ol" çağrısı yer aldı.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Ceylan Önkol'un faili hâlâ "meçhul" | Davada bugüne kadar neler yaşandı?

SONRAKİ HABER

Komşu yardımlarıyla alınan soba yokluktan yanmıyor

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...