21 Eylül 2019 05:58

"Aliağa Emek ve Barış Şenlikleri"nin ilk gününde emekçilerin yoğun ilgisi vardı

İzmir Aliağa'da MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar tarafından kaldırılan ve 2013'ten bu yana ilk kez düzenlenen “Aliağa Emek ve Barış Şenlikleri” ilk günü geride bıraktı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Aliağa’da altı yıl aradan sonra düzenlenen “Emek ve Barış Şenlikleri”nin ilk gününde Aliağalılar şenliklere yoğun ilgi gösterdi.

En son 2013 yılında düzenlenen ve MHP’li Belediye Başkanı Serkan Acar tarafından kaldırılan “Aliağa Emek ve Barış Şenlikleri” uzun bir aradan sonra bu yıl yeniden düzenlendi.

Bugün de sürecek olan şenliklerin ilk gününde “Krize karşı işçilerin ve emekçilerin çıkış yolları” paneli gerçekleştirildi. Panelin ardından sahne alan Müfit Can Saçıntı'nın "Lafını Esirgemeyenler" adlı gösterisi Aliağa halkı tarafından ilgi ile izlendi. Şenliğin ilk gün konserinde ise sanatçı Selçuk Balcı sahne aldı.

Etkinlikler sonrası konuşma yapan DİSK Genel-İş 5 No’lu Şube Başkanı Ali Haydar Kara, “Aliağa’da yıllar sonra gerçekleştirilen bu şenliklerde emeği geçen tüm demokrasi bileşenlerine ve 127 gündür ekmeği işi için direnen Aliağa Belediyesi işçilerine, onları yalnız bırakmayan Aliağa halkına çok teşekkür ederiz” dedi.

EMEKÇİLER KRİZDEN ÇIKIŞ YOLUNU ARADI

İzmir Büyükşehir Belediyesinin katkıları ile Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu’nun organize ettiği şenlikler DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı’nın moderatörlüğünde, Prof.Dr. Aziz Konukman ve Ekonomist- Gazete Duvar Yazarı Bahadır Özgür’ün konuşmacı oldukları “Ekonomik Krize karşı işçilerin ve emekçilerin çıkış yolları” paneli ile başladı.

İşten çıkarıldıkları için 127 gündür direnen Aliağa Belediyesi işçilerinin direniş çadırlarında gerçekleştirilen panele Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ve direnişçi işçilerin yanı sıra demirçelik, PETKİM, TÜPRAŞ ve liman işçileri de katılım gösterdi.

Panelin açılış konuşmasını yapan DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı “2013 yılından beri düzenlenmeyen Aliağa Emek ve Barış Şenlikleri bu yıl barışı, demokrasiyi ve laikliği mücadelesine şiar edinmiş dostlarla birlikte artık her yıl Aliağa’da yapılmaya devam edecek. Birileri demokrasiyi, barışı ve özgürlükleri içine sindiremeyebilir ama bu ateşi Aliağa Emek ve Demokrasi güçleri ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkıları ile büyüteceğiz" dedi.

“SENDİKALAR GERÇEĞİ GÖREREK MÜCADELE HATLARINI BELİRLEMELİ"

Panelist Prof. Dr. Aziz Konukman “Ülkemizde yaşanan krizin somut örneklerinin en can yakıcı şekliyle yaşandığı, 250 belediye işçisinin işten çıkarıldığı bir yerdeyiz. Mevcut kapitalist sistemde krizler kaçınılmaz bir şekilde olacaktır. Bu kriz döneminde hem ekonomi küçülüyor, hem fiyatlar almış başını gidiyor hem de işsizlik artıyor. Durgunluk içerisindeki enflasyon işçi sınıfı için en tehlikeli durumdur. İşten çıkarılmaların arttığı, gelir kaybının olduğu bir ortamda 2008 yılından bu yana Türkiye’de işçiler açısından bir cehennem yaşanıyor. Bu krizden çıkış yolları olarak henüz hükümet cephesinden orta vadeli planlar dahil hayata geçirilmiş değil. Yeni kurulan Borçlar idaresi ile ortaya çıkan gerçek, Türkiye’nin bütün finans kaynaklarının IMF’nin denetimine girmiş olduğunun ilanıdır. İşçilerin örgütlü bulunduğu sendikaların da bu gerçeği görerek mücadele hattını buradan belirlemesi gerekir” diye konuştu.

“KRİZ, EMEKÇİDEN SERMAYE SAHİPLERİNE SERVET TRANSFERİ SÜRECİDİR"

Ekonomist ve Gazete Duvar Yazarı Bahadır Özgür kriz sürecinin emekçiler üzerindeki yoksullaştırıcı etkisini örneklendirdiği konuşmasında kriz aynı zamanda emekçi kesimlerden sermaye sahiplerine bir servet transferi süreci olduğunun altını çizdi.  Özgür “İktidarlar kriz dönemlerinde faturayı aşağıya doğru keserken, bu faturanın bedelinin de yukarıya aktarır. Ama nasıl ki krizin nedeni sadece ortaya çıktığı dönemde görülemezse, bu yoksullaştırıcı mekanizmalar da geçmişten gelen bir süreçtir. Bu servet transferini en net izleyebileceğimiz yer de borçlardır. Nitekim bugünkü krizin neden bu denli ağır olduğu ve olacağının, neden uzun süreceğinin sebebi de borçlardaki vahim tablodur. Türkiye’nin bugün toplam dış borcu 453 milyar dolardır. Bu milli gelirin yüzde 61’ine denk düşüyor. Özel sektörün toplam dış borcu ise 300 milyar dolara ulaşıyor. Yani neredeyse toplam borcun yüzde 60’ı özel sektöre ait. İç ve dış borçları toplarsak da 5 trilyon lirayı aşan bir borç yükü ortaya çıkıyor. Öyle ki tüm ekonominin bir yıllık değeri bile bu borcu kapatmaya yetmiyor” dedi.

Panelistlerin konuşmalarının ardından, Aliağalı işçiler ve emekçiler krizden çıkış yollarına ilişkin sorular sordu. (İzmir/EVRENSEL)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Eminönü'nde bir otelde yangın çıktı, 2 kişi yaralandı

SONRAKİ HABER

Eski Rize Emniyet Müdürü Altuğ Verdi'yi öldüren polis memuru "FETÖ"den tutuklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...