16 Eylül 2019 15:28

”Kürdistan yasağı” İsveç Parlamentosu’nda

İsveç Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Kadir Kasırga, Türkiye’de adlarında “Kürdistan” kelimesi geçtiği için kapatılmak istenen partileri İsveç Parlamentosu gündemine taşıdı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Murat KUSEYRİ
Stockholm

İsveç Sosyal Demokrat İşçi Partisi Milletvekili Kadir Kasırga, Türkiye’de adlarında “Kürdistan” kelimesi olduğu için kapatılmak istenen partileri İsveç Parlamentosunun gündemine taşıdı. Yazılı bir soru önergesi veren Kasırga, İsveç Dışişleri Bakanından Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Kopenhag kriterlerine saygı göstermesi için devreye girmesini istedi.

Kasırga, önergesinde 1999 yılından beri Avrupa Birliği’ne aday olan Türkiye’nin üye olabilmesi için Avrupa Birliği’nin kriterlerini yerine getirmesini belirtti. Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde ve Kopenhag kriterlerinde belirtilen siyasi ve ekonomik şartları yerine getirmesi için somut adımlar atmasını istedi.

Ancak Türkiye’den her gün yeni insan hakları ihlalleri haberlerinin geldiğini, halkın seçtiği temsilcilerin, sendikacıların ve gazetecilerin temelsiz suçlamalarla tutuklandıklarını hatırlattı.

19 Ağustos günü İçişleri Bakanlığının HDP’li 3 belediye başkanını görevden aldığına, 60’ı belediye meclis üyesi 400 civarında HDP’liyi de tutukladığına dikkat çekti.

"AİHS VE KOPENHAG KRİTERLERİNİ YERİNE GETİRİN"

Anayasa Mahkemesi’nin adlarında “Kürdistan” kelimesi bulunduğu için iki siyasi partiyi de kapatmak istediğini belirten Kasırga, “Anayasa Mahkemesi ‘Kürdistan’ kelimesinin Türk devletinin birliğini tehdit ettiğini ve ulusal güvenliği çökertmeye çalıştığını belirtiyor. Bu tür suçlamalar muhalefeti susturmak için kullanılıyor” dedi.

Yasaklanmak istenen “Kürdistan Özgürlük Partisi” (PAK) ve “Kürdistan Sosyalist Partisi”nin (PSK) 4 yıldan beri yasal çalışma yürüttüğüne ve son yapılan yerel seçimlere katıldığına dikkat çeken Kasırga, “Her iki parti de programlarında eşitlik, dayanışma ve çoğulculuğa dayanan demokratik bir Türkiye’den yana olduklarını söylüyor” dedi.

Partilerin aynı zamanda dini ve etnik azınlıkların haklarını güvence altına alan demokratik bir Türkiye’den yana olduklarının altını çizen Kasırga, her iki partinin de federatif bir çözümden yana olduğunu ve bunun AB’ye üye olmak isteyen bir ülkede gündeme getirilmesinin akla uygun olduğunu söyledi.

Kasırga, Dışişleri Bakanına Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Kopenhag kriterlerine uygun davranması için Avrupa Birliği nezdinde nasıl bir girişimde bulunmayı düşündüğü sorusunu yöneltti.

Konu hakkındaki sorularımızı yanıtlayan Kasırga, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve bazı hükümet yetkililerinin geçmişte pek çok kez Kürdistan’ın varlığından söz ettiklerini ve Kürdistan kelimesini kullandıklarını hatırlattı.

Türk yetkililerin konjonktüre göre “Kürdistan”ı kabul veya reddettiklerine dikkat çeken Kasırga, “Kürdistan kelimesinin ülkenin ulusal güvenliği ve birliğini tehdit ettiği gibi suçlamalar muhalefeti susturmak ve sindirmek için yapılıyor. AB’ye aday olan bir ülkede bu tür temelsiz suçlamalarla partiler kapatılmamalı” dedi.

 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Eşine şiddet uygulayan erkek: Dövmedim, üzerine düştüm

SONRAKİ HABER

İhmal sonucu yanan öğrenci: Laboratuvarın altyapısı yapılmadan derslere başlanmış

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa