16 Eylül 2019 11:11

Gıda-İş’ten ‘Fabrikayı bastılar’a yanıt: Gerçekleri çarpıttığınızı biliyoruz

Cebeci’de bulunan İstanbul Halk Ekmek Fabrikasında örgütlenme çalışması yapan Gıda-İş, Takvim’de çıkan ‘Fabrikayı bastılar’ haberine yanıt verdi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

DİSK’e bağlı Gıda-İş Sendikası, İstanbul Halk Ekmek Fabrikasının Cebeci işletmesinde işçilerle görüşmek isterken engellenmelerini “Gıda-İş ve CHP birlikte İstanbul Halk Ekmek Fabrikasını bastılar” şeklinde yansıtan Takvim’e tepki gösterdi. Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan “Gerçekleri nasıl çarpıttığınızı biliyoruz” dedi.

Yazılı bir açıklama yapan Gıda-İş Genel Başkanı Seyit Aslan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki İstanbul Halk Ekmek AŞ’de örgütlü Öz Gıda İş üye ve temsilcilerinin kendileriyle görüşme talebinde bulunduğunu, sonrasında işçilerin sendikalarına üye olmaya başladığını ifade etti. İşçilerin, müdürler ve Öz Gıda İş yöneticilerinin kendilerine baskı yaptığını öğrenmeleri üzerine görüşmek üzere fabrika yönetiminden randevu istediklerini dile getiren Aslan, “11 Eylül Çarşamba günü görüşme yapmak üzere Cebeci işletmesine gittiğimizde ise fabrika genel müdürü bizimle görüşmedi, makam arabasını saklayarak, başka bir araçla adeta kaçarak fabrikayı terk etti. Görüşme talebimiz gerçekleşmeyince fabrikanın dışında üyelerimizi beklerken, daha önce fabrikanın içine girmiş olan Öz Gıda İş Sendikası yöneticileri tarafından taciz edildik, sözlü sataşmalara ve hakaretlere maruz kaldık” ifadelerini kullandı.

‘HUKUKİ SÜREÇ BAŞLAYACAK’

Gelişmelerin iktidara yakınlığıyla bilinen medya tarafından “Gıda-İş ve CHP birlikte İstanbul Halk Ekmek Fabrikasını bastılar” başlığıyla verildiğini hatırlatan Aslan, “Yalan ve yanlışlarla dolu haberler üretildi. Ama bizler yandaş medyayı tanıyoruz. Bugüne kadar gerçekleri nasıl çarpıttıklarını biliyoruz. Yalan, yanlı ve gerçek olmayan haberler yapan havuz medyası karşısında meşru ve hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz. Sendikamız, sermayeden, siyasi partilerden bağımsız bir sendikadır. Hiçbir siyasal anlayışın gölgesinde örgütlenen bir sendika olmamıştır. Ancak ülkemizde demokrasi, barış, kardeşlik, sendikal hak ve özgürlükler mücadelesinde, işçi sınıfının hak ve çıkarlarının korunması, geliştirilmesi mücadelesinde, tüm demokrasi güçleriyle yan yana gelmeye azami çaba göstermiştir ve göstermeye devam edecektir. Bu demokrasi güçleri içinde siyasi partiler de vardır ve olmaya devam edecektir” dedi.

‘MÜHİM OLAN İŞÇİNİN İRADESİ’

Öz Gıda İş yöneticilerinin kendilerine “Yüz binlerce sendikasız işçi varken, neden sendikalı işyerlerine geliyorlar” diye sorduğunu belirten Aslan, “2015 yılında örgütlenme çalışması sürdürdüğümüz CP Piliç işçilerine bunların yetkisi yok diyerek işçileri bölen, yetkiye az kaldı diyerek beş yıldır işçileri oyalayan Öz Gıda İş Sendikası yaptıklarını çabuk unutuyor. Ülker’in sahibi olduğu BİSKOT Silivri ve Karaman fabrikalarındaki örgütlenme çalışmalarını kıran, işçileri yemekhanelere toplayarak zorla Öz Gıda İş’e üye yapıldığına tüm BİSKOT işçileri tanıktır. ÇAYKUR işçilerinin nasıl bir baskıyla Öz Gıda-İş Sendikasına geçirildiği, bu sendikanın mevcut siyasal iktidar ve kurumları eliyle nasıl örgütlendiği, hangi siyasi partilerin gölgesinde yattığı ve büyüdüğü ortadadır. BİSKOT, UNO, Reform Gıda, Dankek işyerlerindeki işçilerin neler yaşadığını en iyi işçiler bilir” dedi.

“Bizim için asıl olan İstanbul Belediyesi Halk Ekmek işçilerinin iradesidir” diyen Aslan şöyle devam etti:
“İşçileri sadece aidat veren üyeler olarak gören, işçilerin sırtından geçinen, şatafat yaşayan, işçileri örgütlemek yerine önce işverenlerden icazet alan sendikal anlayışı yakından tanıyoruz ve biliyoruz. Bu nedenle havuz medyası ve Öz Gıda İş yöneticilerinin bizim hakkımızda söylediklerinin kıymetiharbiyesi yoktur. 2013 yılında çıkartılan 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Yasası ile 24 bin üyemiz bir gecede yok sayılmış, sendikamız barajın altına düşürülmüştür. Bu sürecin ise Öz Gıda İş eliyle yapıldığı bilinen bir gerçektir. Türkiye’de demokrasiyi, adaleti ve hukuku savunmayan, sendikal hak ve özgürlükler için mücadele etmeyen bir sendikal anlayışın, işçi sınıfına vereceği bir şey yoktur. Sendikamız hiçbir koşulda, çıktığı yoldan geri dönmeyecektir.” (İŞÇİ SENDİKA SERVİSİ)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

AYÇEP: Mehmet Kumcu'nun ölümü kaza değil cinayet

SONRAKİ HABER

Evrensel 25 yaşında: Gerçeklerden vazgeçmeyeceğiz

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa