15 Eylül 2019 23:30

Bardan çıkarılan gençlere işkence iddiası

İstanbul'da bir barda eğlenmeye giden sağlık çalışanı gençler önce barın güvenliği tarafından sonra da polisler tarafından darbedildi.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Eylem NAZLIER
İstanbul

İstanbul’da bir barda eğlenmeye giden sağlık çalışanı gençler önce barın güvenliği tarafından dışarı çıkarıldı. Sonra barın önünde bekleyen 7-8 yunus polisi tarafından darbedilerek gözaltına alındı. Evrensel'e konuşan gençlerin iddiasına göre; polisler karakolda da küfür ve tacize devam etti.

Geçtiğimiz pazar günü Kadıköy’de bulunan Eskici Bar’da eğlenmeye giden gençler barın güvenliği tarafından ‘kızları rahatsız ediyorsunuz’ denilerek dışarı çıkarıldı. Ne olduğunu anlamadan barın kapısı önüne konulan gençler kendilerini bekleyen 7-8 yunus polisi tarafından darbedildi. Mağdur gençlerin anlatımına göre, dayak ve işkence ekip otosunda ve karakolda devam etti. Sağlık çalışanı olan üç genç, darp raporu alarak yunus polislerinden ve barın güvenlik görevlilerinden şikayetçi oldu. Yaşananları Evrensel'e anlatan F.Ö., kız arkadaşı B.B ve erkek arkadaşı O.Ş ile saat 00:30 civarında eğlenmek üzere Eskici Bar’a gittiklerini belirterek, “Ben kız arkadaşımla dans ediyordum. Eğlendiğimiz sırada birden yanımıza barın güvenlik elemanları geldi. ‘Kızları rahatsız ediyorsunuz’ diyerek dışarı çıkarmak istediler. Çevredeki kadınlar duruma tepki gösterdi. Böyle bir şeyin yaşanmadığını söylediler. Buna rağmen güvenlik tarafından uygunsuz, kabaca davranış ve suçlamalarla ne olduğunu anlamadan barın kapısına kadar ite kaka çıkarıldık” ifadelerini kullandı.

‘NE OLDUĞUNU ANLADAN BİBER GAZI SIKTILAR’

Barın kapısının önünde yunus polis timlerinin olduğunu söyleyen F.Ö, “Ne olduğunu anlamadık. Polisler bizi dinlemeden üzerimize yürüyerek yakın mesafeden yüzümüze biber gazı sıktılar. Ters kelepçe yaptılar. O arada biz yerdeyken tekmeler attılar. Araya girmeye çalışan kız arkadaşımın da polis tarafından kolu kırıldı. O arada ekip otosu geldi. Beni ve arkadaşım O.Ş’yi farklı ekip otosuna alarak Kadıköy İlçe Emniyete götürdüler. Araç içinde karakola gidene dek tekme, yumruk, küfürlü tacizler devam etti” diye konuştu.

Karakolda önlerine konulan tutanaklarda aslı olmayan iddialar olduğunu ve bu yüzden imzalamadıklarını aktaran F.Ö, “Tutanakta vatana küfür ettiğimiz falan yazıyordu. Yunus polisleri ‘Bir dahaki hafta yine gelin yine dövelim’, ‘Bunlara yedikleri dayak yetmemiş alalım bunları halledelim’ diye tehdit savuruyorlardı. Ağza alınmayacak küfürler ederek karakolda tacizlerini sürdürdüler. Karakoldaki sesli ve görsel kayıtların incelenmesinin ardından gerçek ortaya çıkacaktır. Sabaha kadar bizi tutanak imzalamadık diye tuttular. Kendi ifademizden sonra bizi bıraktılar, ben sonra hastaneye geldim, darp raporu aldım. Açıkçası bir suçumuz bile olsa bizi adalete teslim etmeleri gerek. Bunu yapacak ne yaptık?” şeklinde konuştu.

‘DEVLET MEMURLUĞUNUZU YAKACAĞIZ’

F.Ö.’nün kız arkadaşı B.B ise, barda yaşanan gerginlik sonrası yaşananları şu sözlerle anlattı: “Ben eşyalarımı toplayıp dışarı çıktığımda karşılaştığım manzara; arkadaşlarım polisler tarafından ters kelepçelenmiş bir şekilde yerde yatıyor, biber gazı sıkılıyordu. ‘Devlet memurluğunuzu yakacağız’, ‘Sizin gibi 657’liyi s..’ şeklinde küfür ediliyor ve yerde yatan arkadaşlarıma sokaktaki tüm insanlar ve kameralar önünde tekme atılıyordu. Tüm insanlar ve kameralar önünde polis tarafından itilip yere düşürüldüm, sağ dirseğimi çarptım.”

Polislerin arkadaşlarını iki ayrı ekip otosuna bindirip karakola götürdüklerini, kendisinin de taksiyle karakola gittiğini aktaran B.B şunları söyledi: “6 saat beklediğimiz karakolda arkadaşlarıma yunuslar tarafından ‘Sen benim sivilde karşıma çıkma’, ‘Bunlara yedikleri dayak yetmemiş alalım bunları tuvalete halledelim’, ‘Haftaya gene buraya gel dayak nasıl atılır sana göstereyim’, su istediklerinde ‘Suyunu s....’, ‘Sizin devlet memurluğunuzu yakacağız’ şeklinde sürekli olarak baskı gördük. Polisler benim yanımda sürekli bel altı küfürler etti. Yaşadığım psikolojik durumun, korku ve baskının, dışardaki polislerin kendi yazdıkları tutanağı ‘imzalamazsanız mesleğiniz yanar’ söyleminin ve üstüme yürümeleri üzerine imzalamak zorunda kaldım. Tutanağın sadece bir kısmını okumaya zaman bulabildim. Karakol çıkışı hastaneye muayene olmaya gittiğimde polis beni yere fırlattı. O sırada darbenin etkisiyle sağ dirseğimin kırıldığını öğrendim. Kolum komple alçıya alındı. Darp raporunda yaklaşık 3-4 hafta işe gidemeyeceğim söylendi.”

ÖNCEKİ HABER

Erdoğan döneminde İBB'deki işinden atılan SUSER işçisi: O da bizim ahımızı aldı

SONRAKİ HABER

9 aydır kayıp olan Mustafa Yılmaz TEM'de bulundu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa