13 Eylül 2019 00:01

İzmir’deki mültecilerin evi: Agora Parkı

İzmir’in Konak ilçesine bağlı Basmane semtinde bulunan Agora Parkı uzun süredir, ülkelerindeki şiddetten kaçıp Türkiye’ye gelen Afgan mültecilere ev sahipliği yapıyor.

Fotoğraf: Evrensel/ Dilek Omaklılar

Paylaş

Dilek OMAKLILAR
Eda AKTAŞ
İzmir

Önce dar sokaklardan geçtik… Yokuş çıktık... Çıktıkça Agora Parkı’na varacağız derken karşı karşıyaydık mülteci çocuklarla. Kimi Türkiye’ye uzun zaman önce gelmiş. İlk göç yerleri olan İstanbul’daki zorlu yaşam koşullarından kaçıp, biraz daha iyi olur umuduyla İzmir’e geçmişler... “Afganistan’dan göçüp gelen yaklaşık 90 aileyiz” diyor Agora Parkı’nda bizi karşılayan Yasin. Bizde sorulacak soru çok onlarda anlatılacak sorun... 13 yaşındaki Yasin’le konuştukça etrafımız kalabalıklaşıyor.  İdris, Mine, Muhammed, Mustafa sonra Nadihan geliyor… Nadihan ağrıyan dizlerini göstererek “Kadın olmak zor” diyor gülmeye çalışarak. Ama unutuyor kendi derdini, gözü oğlu Yasin’de.Agora Parkı, Basmane semtinde, mültecilerin “evi”. Basmane’nin her sokağında, her caddesinde görebileceğiniz mülteciler, Agora Parkı’nda yaşam mücadelesi veriyor. “Ev yok, para yok, kimlik yok...” Sık sık kurdukları bu cümle esas isteklerini gösteriyor: “Kimlik olsa çalışacağız, çalışırsak evimiz olacak.”Çoğu aile parktaki yaşam koşullarına direkt “kötü” derken çocuklar uzun uzun anlatıyor. Avrupa’ya gitmek istediklerini söylüyorlar.

"BURADA YATIYORUZ, GECELERİ İYİ DEĞİL Kİ"

20 gündür Agora’da yaşadıklarını söyleyen İdris 12 yaşında. Annesi Nadihan Türkçeyi hiç konuşamıyor. İdris çat pat anlatmaya çalışırken Yasin yetişiyor, biraz telaşlı ama hevesle anlatıyor: “Baba çalışmıyor, bir yerlere görüşmeye gitti ama daha cevap almadı. Yemekler bize yetmiyor. Burada yatıyoruz, geceleri iyi değil ki…”Konuştuğumuz çocukların yaşı 20’yi geçmiyor ve çoğu çalışmak zorunda olduklarını söylüyor. Yasin’e soruyoruz, “Çalışıyor musun, ne iş yapıyorsun?” diye. Üzerindeki gömleği göstererek, “İşte bunu yapıyorum” diyor. İstanbul’dayken bir tekstil atölyesinde çalışan Yasin, burada da tekstil işine başvurduğunu, ertesi gün de başlayacağını söylüyor ve ekliyor: “İstanbul’da daha çok iş vardı, burada iş yok, kimlik yok. Ama arıyoruz. Kalacak yer de yok. Bir tane otel vardı, çok pis ama 100 lira istedi kaldık, ellerimde yaralar oldu. Başka bir otele daha gittik, orasının tuvaleti güzeldi. Ama bir gün kalabildik.”

"DOKTORA GİDEMİYORUZ"

Soyulmuş ellerini göstererek söze giriyor Mine, “Doktora gidemiyoruz. Kardeşim hasta, kardeşimin şurasında -alnını gösteriyor- kırmızı bir şey çıktı. Biz de yardım istiyoruz. Babam da Afganistan’da polisti, o yüzden ailecek geldik. Kimlik istedik, kardeşim hasta doktora gidelim, ama vermediler. Biz de mecburuz.” diyor. 10 yaşında olan Mine, Afganistan’da okula gidiyormuş, Afganistan’ı özlediğini söylüyor.Aynı gün İzmir Müzisyenler Derneği de mültecilere giyecek yardımında bulunuyor. Bir yandan sıraya girenler diğer yanda sadece izleyenler var. Doktora gidemeyen mülteciler sağlık taramalarının da eksik kaldığını anlatıyor. Mine anlatırken bir kadın geliyor. İsmini öğrenemiyoruz, elindeki ilacı bize gösteriyor. Yasin açıklıyor durumu: “Bu ilacı almadan uyuyamıyormuş, ‘Siz de var mı’ diye soruyor”. Kadına sağlıkçıların geleceği günü söyleyerek yardımcı olabiliyoruz ancak.

"SAVAŞ VAR, GİDEMEYİZ"

“Annemin babasını Taliban öldürdü, biz de oradan kaçtık. Bir akrabam İran’da biz buradayız” diye anlatırken Yasin söze giren Muhammed, Afganistan’da yaşamanın çok zor olduğunu söylüyor. 2 aydır Agora’da olduğunu söyleyen 20 yaşındaki Muhammed ise 8 ay önce gelmiş. Bu sekiz ayda, çalıştığı yerde 5 ayın parasını almış 3 ayın parasını vermemişler. Afganistan’da savaş olduğu için gidemeyeceğini belirten Muhammed, Taliban’ın orada yaptıklarından sonra İran’a gitmek zorunda kalmış.  İran’dan da İzmir’e gelen Muhammed’in babası Afganistan’da pazarcılık yapıyor. Oradayken babasına yardımcı olan Muhammed, savaş gören çocukların aynası oluyor bir anda. Dili döndüğünce anlattıkları, bir başına oradan oraya göç ederken aklında kalan o görüntüleri anlatıyor. Çünkü “Savaş var, gidemeyiz” diyor ve belki de anlamamız için tekrar ediyor.

"AİLEM YOK, 1 YILDIR TEK BAŞIMAYIM"

Mustafa’nın da 1 ay önce geldiğini öğreniyoruz Afganistan’dan. 16 yaşında olan Mustafa başlıyor anlatmaya: “İyi değil burası. Ev yok, dükkana gidiyorum kimlik istiyor. Ama kimlik yok. Annem, babam burada yok. Doktora gidiyorum, kabul etmiyor. Ailem Afganistan’da, onları bırakmak zorunda kaldım ama onlar gelmeyecekler. 1 yıldır buradayım kimlik istiyorum. Mecbur Yunanistan’a gideceğim.” Nasıl, diye soruyoruz ama cevabı öyle kolay çıkıyor ki Mustafa’nın ağzından: “Kaçak” ve hemen ekliyor: “Ama yollar kapalı o da olmaz.” Yasin tüm çocuklar adına “İnşallah savaş bitsin biz gideceğiz” diyor. Çocuklarla vedalaşırken Yasin el sallayarak “Ben gidiyorum, hepsini hamama götüreceğim” diyor, çocukların önderi oymuşçasına. Annesi Nadiha, Yasin’e bir şeyler söylüyor ve Yasin ağlamaya başlayarak, “Ayakkabım delik olduğu için izin vermedi annem” diyor. “Sen de yarın gidersin üzülme” diyorum ama “iş” diyor: “Yarın işe gideceğim...”

ÖNCEKİ HABER

İBB AKOM uyardı: İstanbul'da yarın şiddetli fırtına bekleniyor

SONRAKİ HABER

Ege İnsan Hakları Okulu "Ablukayı Dağıtmak" forumuyla sona erdi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa