12 Eylül 2019 12:27
Son Güncellenme Tarihi: 12 Eylül 2019 15:21

Demokratik kurum ve partilerden 12 Eylül açıklaması: 12 Eylül darbesi devam ediyor

Siyasi parti, demokratik kurum ve kuruluşlar 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümü nedeniyle açıklamalar yaptı: OHAL sürüyor, 12 Eylül darbesi devam ediyor.

Fotoğraf. Evrensel

Paylaş

12 Eylül 1980 askeri darbesinin 39. yıldönümü’nde İstanbul başta olmak üzere pek çok yerde, siyasi parti, demokratik kurum ve kuruluş eylem yaptı.

78'liler girişimi, Emek Partisi (EMEP), Halkların Demokratik Partisi (HDP), Devrimci Parti ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi; 12 Eylül darbesinin yıl dönümünde Taksim'de bulunan Kazancı Yokuşu’nun başında basın açıklaması düzenledi. 

Katılımcılar Necdet Adalı, Erdal Eren dövizleri birlikte "12 Eylül'den 15 Temmuz'a tüm darbelere hayır" yazısının yer aldığı pankartı taşıdılar.

Basın açıklamasında konuşan 78'liler Girişimi İstanbul Sözcüsü Yunus Bircan, “Tekçi dünyanın ürünü ‘sivil’ politikacılara, tekçi Evrenizm yasaları o kadar iyi geldi ki, on yıllardır darbe demokrasiciliği oyunu oynadılar" diye söze başladı. "12 Eylül işbirlikçisi olduğu halde neredeyse 'demokrat' ilan edilen Özal da bu oyunun bir figüranıydı” diye süreci anlatan Bircan, bu iktidarın da aynı sürecin devamı olduğuna dikkat çekti.

12 Eylül döneminde yapılan 600 yasanın derhal tasfiye edilmesi gerektiğine dikkat çeken Bircan, "12 Eylül cunta şefi Kenan Evren'in avukatı mahkemede, ‘Onlar kurucu, ülkeyi onların yaptığı kanunlarla idare ediyorsunuz, yargılayamazsınız" derken bir gerçeğe de parmak basıyordu. Evrenizm yasalarıyla siyaset yapanlar, yıllarca darbecilerin yargılanmasını ve demokratikleşmeyi engellemiştir" diye konuştu.

“MECLİS DEVRE DIŞI, 12 EYLÜL DEVREDE”

"Meclis devre dışı. Devleti Erdoğan'ın sözcülüğünde, dar bir 'derin/oligarşik muktedirler' yönetiyor" diyen Bircan, kayyum atamaları üzerinden demokrasiye, hukuka, halkın seçme, seçilme ve siyaset yapma hakkına darbe yapıldığını ifade etti. Bircan, “1960 Darbesiyle yüzleşmemenin ürünü 12 Mart Darbesi 12 Mart Darbesiyle yüzleşmemenin ürünü 12 Eylül Darbesidir. 12 Eylül Darbesiyle yüzleşmemenin ürünü ise 28 Şubat Post modern Darbesi ve 15 Temmuz Darbe Girişimidir ve de akabinde Kanun Hükmünde Kararnameler üzerinden inşa edilen tekçi rejimdir" diye konuştu. 

TRT İSTANBUL RADYOSU ÖNÜNDE AÇIKLAMA

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümü sebebiyle, darbe bildirisinin okunduğu Elmadağ'da bulunan TRT İstanbul Radyosu önünde basın açıklaması düzenledi. Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve 78'liler Girişimi'nin de destek verdiği açıklamada "12 Eylül Devam Ediyor! Darbelere Hayır" pankartı açıldı.

Basın açıklamasında konuşan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, 12 Eylül darbesinin sabah 03:00'de TRT İstanbul Radyosundan duyurulduğunu hatırlattı ve “12 Eylül'ü tamamen ortadan kaldıracağını söyleyen AKP, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ilan ettiği ve iki yıl süren OHAL ile 12 Eylül'ü daha da pekiştirdi" diyerek söze başladı. 

OHAL döneminde çıkan KHK'leri hatırlatan Yoleri, "OHAL'in adı gitti kendisi sürüyor, 12 Eylül darbesi devam ediyor" diye konuştu.

12 Eylül darbesi sürecinde işlenen insanlığa karşı suçları hatırlatan Yoleri, "517 kişiye idam cezası verilmiş ve 50 infaz edilmişti. 300 kişi kuşkulu bir şekilde ölmüş, 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelerle kanıtlanmış, 11 kişi göz altında kaybedilmişti" diye 12 Eylül'ün bilançosunu açıkladı.

OHAL sürecinde yaşananlara da dikkat çeken Yoleri, “446 bin kişi hakkında adli işlem yapıldı. 80 bine yakın kişi tutuklandı. 20 bin civarında kişi adli kontrolle serbest bırakıldı. 125 bin 800 kamu görevlisi meslekten ihraç edildi. 20 bin dolayında memur açığa alındı. Her tür darbeye karşı biz insan hakları savunucuları 12 Eylül'e de, bugünkü devamına da hayır diyoruz" diye sözlerini bitirdi. (İstanbul/EVRENSEL)


ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ ÖNÜNDEKİ SİYAH ÇELENKLİ PROTESTOYA POLİS ENGELİ

İHD ve Ankara 78’liler Girişimi 12 Eylül darbesi ile gerçek bir yüzleşme sağlanmadığı için aynı darbeci zihniyetin devam ettiğini söyledi. ABD Büyükelçiliği’ne siyah çelenk bırakmak isteyen Devrimci 78’liler Federasyonu’na ise polis izin vermedi.

12 Eylül 1980 askeri darbesinin 39. yıldönümü nedeniyle Çağdaş Sanatlar Merkezi (ÇSM) önünden ABD Büyükelçiliğine yürüyerek siyah çelenk bırakmak isteyen Devrimci 78’liler Federasyonu’na polis izin vermedi. Grubun ısrarına rağmen siyah çelenk bırakılmasına izin vermeyeceğini söyleyen polis gruba müdahale etmek istedi. Yaşanan tartışmaların ardından kitle eylemi sonlandırdı.

"DARBECİ ZİHNİYET DEVAM EDİYOR"

İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Ankara 78’liler Girişimi 12 Eylülün yıldönümü nedeniyle İHD Genel Merkezi’nde ortak basın toplantısı düzenledi.

Açıklamayı yapan Cuma Gürsoy, darbenin yol açtığı ağır hak ihlalleride dikkat çekti. Gürsoy, 12 Eylül askeri darbesinde 1 milyon 683 bin kişinin fişlendiğini, 517 kişiye idam cezası istendiğini, 98 bin 404 kişinin “terör örgütü üyesi” olmakla suçlandığını, 388 bin kişiye pasaport verilmediğini, 300 kişinin kuşkulu şekilde öldüğünü, 30 bin kişinin sakıncalı olarak işten atıldığını hatırlattı. 12 Eylül darbesinde yer alanlar hakkında yargılama başlatıldıysa da etkili bir çözüm olmadığını belirten Gürsoy, cezasızlık nedeniyle darbeci zihniyetin devam ettiğini söyledi. 15 Temmuz darbe girişimiyle ilan edilen OHAL ve sonrası süreçte benzer bir şekilde ifade özgürlüğünün ve gösteri hakkının engellendiğini kaydeden Gürsoy, “12 Eylül darbesi ile gerçek bir yüzleşme sağlanmadığı için zihniyet hala devam ediyor. Yüzleşilmediği için demokrasiyi tesis etmek mümkün değil” diye konuştu.

"TOPLUMSAL BARIŞ SAĞLANMALI"

Yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Gürsoy, toplumsal barışın sağlanması gerektiğini söyledi. Yargı bağımsızlığı ve adaletli bir yargıya duyulan ihtiyacı vurgulayan Gürsoy, “Kürt sorunu, Alevi sorunu gibi inanç ve kimlik sahibi grupların karşı karşıya olduğu sorunlar katılımcı ve şeffaf çalışmalarla çözüme kavuşturulmalı” dedi. (Ankara/EVRENSEL)


ADANA EMEK VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ: DARBELERLE HESAPLAŞMAMIZ GEREKİYOR

Adana Emek ve Demokrasi Güçleri 12 Eylül askeri darbesinin yıl dönümünde cunta yönetimini aratmayan uygulamalara tepki gösterdi. Heykelli Park’ta gerçekleşen basın açıklamasına HDP Milletvekilleri Tülay Hatimoğulları ve Kemal Peköz de katıldı. Günümüzde 12 Eylül’ün cuntasının tekellerin çıkarları için halka karşı yapıldığına dikkat çekilen açıklamada kayyumlar ve Adana’da HDP İl Binası önünde oluşturulan polis ablukası da gündem oldu. Açıklamada konuşan Hatimoğulları, halkın iradesine karşı kayyumlar atanmasına tepki göstererek “Bugün 12 Eylül döneminin uygulamalarını protesto ediyoruz. Ama biz bugün aynı uygulamaları Türkiye’nin 3’üncü büyük partisi olan HDP’nin kapılarına gece gündüz polis dikerek 12 Eylül’ün nasıl yaşatıldığını görüyoruz” dedi.

12 Eylül protesto edilirken Adana Emniyeti, Adana'da kayyum eylemlerinin 15 gündür yasak olduğunu belirten Hatimoğulları’nın “Kayyum” hakkında konuşmasına müdahale etmek istedi. Hatimoğulları konuşmasına devam ederken yasaklamalara da tepki gösterildi.

Hatimoğulları’ndan önce basın açıklamasını okuyan KESK dönem Sözcüsü Ahmet Aydoğan, 12 Eylül’ün uluslararası tekellerin ihtiyaçlarına yönelik kurulan neoliberal politikaların rahatça uygulanması için düzenlendiğini hatırlatarak “Darbenin neden olduğu travmanın ekonomik, politik ve sosyal etkilerini toplum olarak yaşamaya devam ediyoruz. Bu durum aynı zamanda darbelerle hesaplaşmamızın da devam ettiği anlamına geliyor” dedi.

İşçilerin ve emekçilerin kazanılmış haklarını gasbeden 12 Eylül zihniyeti gibi, bugün de AKP iktidarının işçilerin ve emekçilerin yaşamlarını yoksulluğa ve karanlığa mahkum etmek istediğini ifade eden Aydoğan, “Bugün, halkın büyük çoğunluğunun yoksulluk ve sefalet içinde yaşadığı, özgürlüklerinin kısıtlandığı, anayasa ve uluslararası sözleşmelerden doğan hakların askıya alındığı, gençlerin gelecek umutlarının yok edildiği, kamu emekçilerinin hukuksuz ve keyfi olarak açığa alınıp, işten atıldığı, ülkemizin siyasi, ekonomik ve askeri bakımından emperyalizme daha da bağımlı olduğu, gericiliğin toplumsal alanı kuşattığı bir ülkede yaşıyorsak, bu 12 Eylül ile birlikte kurulan ve bugün AKP iktidarıyla devam eden yeni sömürü düzeninin bir  sonucudur” dedi.

“İSTANBUL’DA YSK DARBESİ İLE AMED, VAN VE MARDİN’DEKİ KAYYUMLARIN BİR FARKI YOK”

12 Eylül’de kurumların kapılarına kilit vurularak insanların ağır işkencelere maruz kaldığını hatırlatan HDP Adana Milletvekili Hatimoğuları da “15 Temmuz Askeri Darbesini Allah’ın lütfu gibi gören bu iktidar 140 bine yakın emekçiyi ihraç etti. Ailesi ile çokluğu, çocuğu ile açlığa, yoksulluğa mahkum edildi. En küçük bir tweet’ten düşünce ve ifade özgürlüğümüz resmen 82 Anayasasını dahi ayaklar altına alarak cezalar verildi” dedi.  Ülkenin elinde kalmış olan en demokratik işlerden birinin seçimler olduğunu dile getire Hatimoğuları, “96 belediyeye kayyum atanmıştı. Yine seçime girildi. Kayyumlar aday olmaya cesaret edemedi. Sonrasında Van’da Amed’de, Mardin’de kayyum atandı. Demokrasiye dair en küçük kırıntıları dahi bu hükümet tek tek yok etmek için elinden gelen bütün gücünü kullanmaktadır. Bu ülkede oluşan demokrasi ittifakını hazmedemedi. İstanbul’da 13 bini kabul etmeyen iktidar YSK darbesi ile seçimleri yenilemişti. İstanbul’da yapılan YSK darbesi ile Amed, Van ve Mardin’e atanmış kayyumlar arasına bir fark göremiyoruz. Geniş kitleler artık ‘terör’ dediğinizde ürkmemektedir. Bu nedenle, İstanbul’dan, İzmir’den, Adana’dan, Mersin’den kayyumlara karşı tepkiler yükselmiştir” dedi. (Adana/EVRENSEL)


İZMİR BAROSU: DARBENİN TEMSİLCİSİ SİYASİ İKTİDAR VARLIĞINI SÜRDÜRÜYOR 

İzmir Barosu, 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümü nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada darbe mirasının temsilcisi siyasi iktidarların günümüzde varlığını sürdürdüğü belirtilirken, emperyalist siyaset halen tüm canlıların yaşamlarını tehdit ettiği ifade edildi.

Türkiye'de 39 sene önce faşist bir darbe ile emperyalist politikaların hakim kılındığı, insan hakları ve demokrasinin son derece büyük bir yıkıma uğratıldığı belirtilen açıklamada, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin, üzerinden geçen onca seneye rağmen bırakmış olduğu miras ve bu mirasın temsilcisi siyasi iktidarların günümüzde de varlığını sürdürdüğü ifade edildi.

"EMPERYALİST SİYASET HALEN TÜM CANLILARIN YAŞAMINI TEHDİT ETMEKTE"

Açıklamada, "Ülkemizin bugün içinde bulunduğu karanlığın temellerinin atıldığı 12 Eylül 1980 darbesi ve sonrasında kurulan askeri cuntanın uygulamaları ile temel hak ve özgürlükler gasbedilmiş; ilerici, aydın ve demokratlar büyük bir saldırıya uğramıştır. Bu darbe ile toplumsal kutuplaşma, dinci gericilik, nefret söylemi ve şovenizm üzerinden beslenen bir kesim yaratılmıştır. 12 Eylül darbesinin ürünü olan bu kesimin benimsediği emperyalist siyaset halen tüm canlıların yaşamlarını tehdit etmekte, savaştan ve yıkımdan başka bir gelecek vaat etmemektedir" denildi.

Darbelere, darbecilere, darbelerden beslenenlere karşı, temel hak ve özgürlüklerden yana, demokratik, laik bir hukuk devleti için mücadelenin önemi vurgulanan açıklamada, "Bu bilinçle işçinin, emekçinin, yoksulun, ezilenin haklarını korumaya, eşit ve özgür bir yaşam düşünü gerçek kılmak için mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer veridi. (İzmir/EVRENSEL)


DENİZLİ: YARGILAMALAR DARBE REJİMİNE DOKUNMADI

Denizli'de 78'liler Girişimi'nin Candoğan Parkı'nda gerçekleştirdiği basın açıklamasında, “12 Eylül'den 15 Temmuz'a darbelere hayır” vurgusu yapıldı. EMEP, ÖDP ve STK temsilcilerinin destek verdiği basın açıklamasına CHP İl Başkanı Mahir Akbaba ve HDP İl Başkanı Cevahir Kayar da katıldı. Basın açıklamasını okuyan 78'liler Girişimi sözcüsü Nebi Ebci, 12 Eylülcü iki darbe liderinin yargılandığı ancak darbe rejiminin halen sürdüğünü söyleyerek; "Çünkü yargılamalar darbe rejimine, darbe kurumlarına, darbe anayasasına, tekçi ideolojiye ve tekçi devlet tanımına dokunmadı” dedi. 

78'liler Girişimi ayrıca 12 Eylül vahşetine dikkat çekmek için Merkezefendi Belediyesi'ne ait Merkezefendi Kültür Merkezi'nde 12 Eylül konulu fotoğraf sergisi düzenledi. (Denizli/EVRENSEL)


SAMSUN’DA 12 EYLÜL LANETLENDİ

Samsun’da Devrimci 78’liler Derneği’nin çağrısıyla yapılan eylemde 12 Eylül Darbesi lanetlendi. Şehir Kulübü önünde toplanarak İstiklal Caddesi boyunca yapılan yürüyüşte 12 Eylül döneminde katledilenlerin fotoğrafları taşındı. 

Yürüyüşün ardından konuşan Devrimci 78’liler Derneği Samsun Şube Başkanı Cengiz Akşan darbecilere hesaplaşılmadığını ifade ederek, bilim insanlarının, öğrencilerin, öğretmenlerin hâlâ cezaevlerini doldurduğunu hükümetin ise sorunları çözmek yerine yeni cezaevleri yapmakla övündüğünü belirtti. Demokratik bir anayasa talebinin görmezden gelinerek ülkenin kaderinin tek adamın dudakları arasına terk edildiğini söyleyen Akşan; “İnsan hakları, demokrasi, basın özgürlüğü, barış tamamen ortadan kaldırıldı. Bizler 12 Eylül’le hesaplaşmaya, onun devamı olan AKP faşizmi ile onurumuzla mücadele etmeye devam edeceğiz. Çocuklarımızın ve kadınlarının seslerini ses vereceğiz her şart altında barışı savunmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi. (Samsun/EVRENSEL)


ANTEP'TE 12 EYLÜL TANIKLARI VE DEMOKRASİ GÜÇLERİ BİRARAYA GELDİ

12 Eylül darbesinin 39. yıl dönümünde, Antep'te 78'liler Girişimi'nin çağrısıyla, dönemin tanıkları ve demokrasi güçleri bir araya geldi. Antep cemevinde yapılan etkinlikte ilk olarak sinevizyon gösterimi yapıldı. 68 hareketinden başlayarak, 1980e kadar uzanan dönemde, darbe koşullarının ortaya çıkışı, 12 Eylül askeri darbesi ve sonuçlarının işlendigi gösterinin ardından basın açıklamasına geçildi. Açıklamayı 78liler Girişimi adına Atiye Okay okudu.

12 Eylül ile birlikte yasama ve yargı dahil cumhuriyetin tüm kurumlarının tekleşen yürütmeye bağlandığını söyleyen Okay, darbe sonrası gelen tüm hükümetlerin, cuntacı zihniyete uygun hareket ettiğini belirtti.

Bugün de Erdoğan sözcülüğünde, devleti dar bir oligarşik grubun yönettiğini dile getiren Okay, meclisin devre dışı bırakıldığını; kayyım atamalarıyla, demokrasiye ve hukuka darbe yapıldığını; 'güvenli bölge' adı altında işgal politikalarının uygulanmaya çalışıldığını vurguladı.

Türkiye'de darbelerle ve darbeci zihniyetle yüzleşilmediği için, 1960'tan bu yana cumhuriyet tarihinin darbelerle dolu olduğunu belirten Okay, bunun önüne geçmek için halka darbe ve darbenin sonuçlarının anlatması ve demokratik halk güçlerinin barış ve demokrasi mücadelesini sürdürmesi gerektiğini aktardı. Açıklamanın ardından 12 Eylül darbesinin tanıkları, sınıf ve gençlik hareketini, darbeci yönetimin uygulamalarını, faşist rejimin inşasını dinleyicilere aktardı.


CHP'Lİ SÜLEYMAN GİRGİN: DARBE TOHUMLARININ ÜRÜNÜNÜ AKP İKTİDARI BİÇMİŞTİR

12 Eylül darbesine ilişkin açıklama yayımlayan CHP Emek Büroları Üyesi ve Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, darbeye giden süreci ve sonuçlarını şöyle ifade etti: "Sendikalara kayyum atanması, kıdem tazminatına tavan getirilmesi, Toplu İş Sözleşmelerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından sonlandırılabilmesi, ikramiyelerin sınırlandırılması, SSK yönetim kurulundaki işçi temsilcisinin 2’den 1’e düşürülmesi, TRT yönetim kurulunda işçilerin bir temsilcisinin bulunmasının ortadan kaldırılması, Anayasanın 52. maddesi ile sendikaların siyasal partilerden destek alması ve onlara destek vermesinin yasaklanması, Anayasanın 54. maddesi ile hak grevi yasaklanması, lokavtın işverenlere anayasal bir yetki olarak tanınması, grev ertelemelerinin grev yasağı biçimine getirilmesi ve erteleme süresi sonunda yeniden greve çıkılması olanağını ortadan kaldırılması ve benzeri bir çok düzenleme ile işçi hakları 12 Eylül ile budanmıştır."

"Bugün karşımızdaki giderek faşistleşen neoliberalizm, 12 Eylül’ün sakat bıraktığı insan ve toplum anlayışının bir ürünüdür, emperyal bir projedir" diyen Girgin, "O toplumsal dalga kırılacaktı ki, taşeronluk sistemi yerleştirilsin, güvencesiz ve güvenliksiz çalışma koşulları oturtulsun, iş cinayetleri ve meslek hastalıkları kanserli hücre gibi yayılsın, iş saatleri uzatılsın ve işçi sınıfının alım gücü gerilesin, fark sermayenin cebine girsin...." ifadelerine yer verdi. (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

İzmir'de ihraçlara karşı oturma eylemi 113. haftasında

SONRAKİ HABER

Cumartesi Annesi Anik Can hayatını kaybetti

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa