11 Eylül 2019 13:23

JİTEM davası Avukatı Nuray Özdoğan: Sadece aklamadılar aynı zamanda korudular

Jitem davası Avukatı Nuray Özdoğan: "Emir-komuta altında işlenen cinayetlerde bazen doğrudan o tetiği çekeni bulamayabilirsiniz. Ama talimatı verenin kimliği açıktır."

Fotoğraf: MA

Paylaş

Kızıltepe JİTEM davasına bakan mahkemenin sanıklar hakkında “delil yetersizliği”nden değil, “Bu suçu bunlar işlemedi” diyerek beraat kararı vermesi üzerinde duran dava Avukatı Nuray Özdoğan, verilen karar için “Sadece aklamadılar aynı zamanda korudular” dedi.

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 1992-1996 yılları arasında 22 kişinin infaz edilmesi veya zorla kaybedilmesine ilişkin 9 sanığın yargılandığı davanın 9 Eylül’de görülen karar duruşmasında tüm sanıklar yönünde zaman aşımı ve beraat kararı verildi. Verilen bu karar ile benzer yargılamalarda karşılaşılan ‘cezasızlık’ hali ile bir kez daha karşılaşılmış oldu. Kızıltepe JİTEM davasının Ankara’ya nakledildiği 3 Mart 2015 tarihinden bu yana mağdur yakınlarının avukatlığını üstlenen Nuray Özdoğan, yargılama süreci ve mahkemeden çıkan kararı değerlendirdi.

“EMİR KOMUTA ALTINDA İŞLENEN BİR DİZİ SUÇ”

Mezopotamya Ajansından Berivan Altan’ın haberine göre Kızıltepe JİTEM dosyasının “Emir komuta altında işlenen cinayet dosyası” olarak ele alınması gerektiğini vurgulayan Özdoğan, nedenini şöyle açıkladı: “Tanık ve müşteki beyanlarında failler işaret edildi ancak mahkeme görmezden geldi. Emir-komuta altında işlenen cinayetlerde bazen doğrudan o tetiği çekeni bulamayabilirsiniz. Ama talimatı verenin kimliği açıktır. Oranın ya jandarma komutanıdır ya da emniyet müdürüdür. Sorumlu kimse bu cinayetlerden yargılanır. Sadece tetiği çekenlere değil, talimatı verenlere ithamımız var. JİTEM devletin içinde örgütlenen bir çete. Kimin görevi nedir belli. Bunlar bir yıl, iki yıl değil. Yıllarca o bölgelerde çalışmış ve oranın halkı tarafından bilinen kişiler. Bir anda gidilip, bir senede yapılmış suçlar yok. Mekanizma içerisinde işlenen ve oradaki halkın doğrudan muhatap olduğu, gördüğü kişiler tarafından işlenmiş suçlar.”

“PEKİ NİYE DEVLET KORUR BU İNSANLARI?”

Özdoğan şöyle devam etti: “Sanıkların en lehine uygun bir karar verdi. Ama korkunç bir karar. Bu anlamda devletin ‘Biz bunları cezalandırmayacağız’ dediği, failleri koruyan bir karar. Sadece aklamadılar aynı zamanda korudular. Ağır insan hakkı ihlallerinde zaman aşımı yoluyla düşme kararı verildiğinde avukatların argümanları artar. Zaman aşımında düşme verildiğinde ise, sanık tam olarak aklanmıyor. Deniliyor ki, ‘zaman aşımına uğradın yoksa yargılanacaktın.’ Ama artık zaman aşımı da yetmiyor, daha net bir aklama yapılıyor” ifadelerini kullandı. Bu durum üzerinden “Peki niye devlet korur bu insanları?” diye soran Özdoğan, yönelttiği bu sorunun yanıtını şöyle verdi: “Hadi orada devlet adına yapıldığı için onları aklayabilirsin ucu sana dokunmasın diye ama koruyacak bir karar veriliyorsa demek ki bunlarla çalışmaya devam edilecek. Yani bu suçlar farklı yöntemlerle uygulanmaya devam edecek.” Verilen karara ilişkin hem bir üst mahkemeye hem de istinaf mahkemesine başvuru yapacaklarını belirten Özdoğan, tüm hukuki süreçlerle dava dosyasının kapanmaması için mücadele edeceklerini vurguladı. (Ankara/MA)

ÖNCEKİ HABER

Çorlu'daki tren katliamı davası 10 Aralık'a ertelendi: Gerçek sorumlular hesap versin

SONRAKİ HABER

CHP Eski Milletvekili Mehmet Tüm'e "Cumhurbaşkanına hakaret" davası

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa