10 Eylül 2019 15:20

TİSK “sosyal diyaloğu güçlendirme” adı altında forum düzenliyor

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu "sosyal diyaloğu güçlendirme" forumu düzenleyecek. Foruma, Türk-İş, Hak-İş ve DİSK yönetimlerinin de katılacağı duyuruldu.

Fotoğraf Evrensel

Paylaş

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) kriz gerekçesiyle işten atmaların arttığı ve işçilere düşük zam dayatıldığı dönemde yine sosyal diyaloğu güçlendirmek için forum düzenleyeceğini duyurdu.

Geçmişten bu yana sermayenin, sosyal diyalogdan emekçilerin patronlar lehine haklarından feragat etmesini anladığına dikkat çeken Akademisyen Özgür Müftüoğlu, “Sosyal diyalog şimdiye kadar ne getirdi ki şimdi ne bekleniyor?” dedi.

SONUÇ BİLDİRGESİ YAYIMLANACAK

AA’ya konuşan TİSK Genel Sekreteri Akansel Koç, Antalya’daki Calista Luxury Resort Otel’de 11-13 Ekim’de düzenlenecek Ortak Paylaşım Forumuna işçi konfederasyonları Türk-İş, Hak-İş ve DİSK yönetimleri ile bunlara bağlı sendikaların yöneticilerinin katılacağını duyurdu.

Çalışma hayatının paydaşlarının sosyal diyalog kanallarını güçlendirmek için bir forum düzenleme kararı aldıklarını savunan Koç, “Davos’taki Dünya Ekonomik Forumu gibi geleneksel hale getirmek istediğimiz forumla, çalışma hayatının taraflarını aynı masa etrafında toplayıp ülke yararına kararlar almayı amaçlıyoruz. Forumun sonunda tüm katılımcıların söz sahibi olduğu bir sonuç bildirgesi yayımlamayı planlıyoruz” dedi.

“SİNERJİ YARATACAK”

Etkinliğin hem işçi ve işveren sendikaları hem de işçi sendikalarının kendi arasında sinerji yaratacağına inandıklarını savunan Koç, “Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’ı davet ettiğimiz, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Zehra Zümrüt Selçuk’tan katılım sözünü aldığımız foruma, çalışma hayatının paydaşı olan çok sayıda bürokrat da katılacak” bilgisini verdi.

TİSK üyesi işletmelerin gayrisafi yurt içi hasıladaki payı (GSYH) 200 milyar dolar, ihracattaki payı ise 100 milyar dolar. TİSK’e bağlı işletmelerde 2 milyon işçi çalışıyor.

SOSYAL DİYALOG ŞİMDİYE KADAR NE GETİRDİ Kİ ŞİMDİ NE BEKLENİYOR?

Akademisyen Özgür Müftüoğlu sosyal diyalog meselesinin özellikle ’80’lerden bu yana AB ve ILO vasıtasıyla dünyada uygulanan bir mekanizma haline getirildiğini belirterek “Getirilen uygulamalar içinde birçok proje yapıldı. DİSK’in, Türk-İş’in ve özellikle Hak-İş’in katıldığı sosyal diyalog projeleri emekçilerin tepkisini azaltmak, işçi sendikalarını işverenlerle uzlaşmasını sağlamak için kullanıldı. Bu uzlaşı çalışma barışı anlamında bir uzlaşı değil, sadece işçilerin haklarından feragat ettikleri ve sermayenin çıkarına uygulamalar olarak hayata geçti. Akansel Koç’un açıkladığı da bunlardan yeni bir tanesi” diye konuştu. 

Uzun süredir patronların sosyal diyalogdan bahsetmediğini, ancak işverenler lehine uygulanan politikaların toplumda yarattığı tahribat nedeniyle yine aynı yöntemi denediklerini anlatan Müftüoğlu, şöyle devam etti: “İşçi kesimini, işveren ve hükümeti bir masa etrafında toplayarak sermayenin taleplerini işçilere kabul ettirme politikası olduğu anlaşılıyor. Diyalog önemli ama uzlaşı masasına oturuyorsanız güçler önemli. İşçinin örgütlenme ve grev hakkı tanınmıyorsa, ücretler bile zamanında ödenmiyorsa, iş güvencesi tamamen ortadan kaldırılmışsa, işçiler iş cinayetlerinde can veriyorsa neyi uzlaşacaksınız? Sosyal diyalog sözde de olsa demokrasi içerir ama demokrasinin olmadığı, insanların söz hakkının tanınmadığı bir dönemde bu masadan demokrasi beklemek mümkün mü? Bunu özellikle işçi sendikalarına sormak lazım: Sosyal diyalog şimdiye kadar ne getirdi ki şimdi ne bekleniyor? Şimdiye kadar AB süreci ve projeleri çerçevesinde sosyal diyalog uygulandı ve hep işçilerin ekonomik ve sosyal hakları geriledi, sınıf mücadelesi geriledi.” (HABER MERKEZİ)

 

ÖNCEKİ HABER

Samsun'da üzerine demir kapı devrilen öğrenci yaralandı

SONRAKİ HABER

Hatay'da 25 farklı noktada orman yangını çıktı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa