05 Eylül 2019 23:07

Kayyuma karşı birlikte mücadele çağrısı

“Kayyumu kabul etmiyoruz. Çünkü halkın iradesini çalan ve yok sayan bir yönetim istemiyoruz.”

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Süleyman ATALAY

Toygar KAYA

Diyarbakır

Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır, Van ve Mardin’e atanan kayyumlarla ilgili gençlerden görüşler aldık. Gençler hem bu süreci değerlendirip hem de barışa ve Türkiye halklarına çağrıda bulundular.

“İNSANLAR VAR OLMANIN MÜCADELESİNİ VERİYOR”

Esen Gül Kılıç ile kayyumlara dair süreci konuşuyoruz, “Biz Diyarbakır gençleri kayyumları siyasi bir darbe olarak değerlendiriyoruz. Gerçekten baktığımızda bu durumun hiçbir anayasal gerekçesi olmadığını görüyorum. Bugün hukuka, yasalara güven kalmamış. Bu, biz gençlerde tedirginlik yaratıyor ve kaos ortamı oluşturuyor. Bizim önümüzde yaşayacağımız uzun yıllar var. Bu kadar baskıyla, korku psikolojisiyle sürekli bastırılarak yaşamak istemiyoruz. Bu yüzden günlerdir alanlardayım.” Sonuna kadar direneceğini söyleyen Esen Gül sözlerine devam ediyor, “Dediğimiz gibi yasalara güven yoksa biz neye güveneceğiz, nasıl yaşayacağız? Hakkımızı aramaya devam etmeliyiz. Bugün baktığımızda Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı 500-600 bin oya yakın bir oyla seçildi. Bu kadar insanın iradesi nasıl yok sayılıyor?” Esen Gül ardından kayyumların gelme gerekçesine dair de düşüncelerini aktarıyor, “Diyorlar ki teröristtir, örgüte yardım ediyor, mali kaynak sağlıyor ama ortada delil yok. Şüphe duyuyorlarsa bile bunun hukuki bir zemini yok. Şimdi ben sokaktaki herkese o zaman terörist yaftası vurayım. Hükümetin de devletin de oturup sağlıklı düşünmesi gerekiyor. Bizim için bir şeyler yaptıklarını söylüyorlar ama kesinlikle bu politikaların halka da topluma da faydası yoktur.” Ayrıca son birkaç yıldır artan şiddetli ekonomik kriz ve AKP’nin bölgeye yıllardır uyguladığı savaş politikasına dair de eklemeler yapıyor Esen Gül: “Ekonomik durum da ortada. Bunları bir bütün olarak düşünmek gerekir. Kayyum politikasının bunlardan ayrıştığı bir nokta yok. Sürekli savaş üzerinden bir siyaset yürütülüyor. Irak’ta, Suriye’de bir savaşa giriliyor. Burada zaten her gün helikopterler kalkıyor. Bunlar hepimizi etkiliyor. Bizler bu yüzden devlete gençlik olarak sesleniyoruz. Gerçekten demokratik, özgür ve huzurlu bir ortamda yaşamak istiyoruz. ‘Halkımıza hizmet ediyoruz, halkımız memnun,’ diyorlar. Mademki halk kayyumu istiyorsa bugün niye kayyum sokaklarda değil, bize açıklama yapmıyor. Bir kaçış içerisindeler, onlar da yaptıklarının doğru olmadığını biliyor.”

“BU TOPRAKLARDAN SORUMLU OLAN BİZİZ”

Esen Gül son olarak önemli bir noktaya parmak basarak tüm Türkiye halkına bir çağrıda bulunuyor, “Bugün bu politikalar HDP belediyelerine dönük bir saldırıyken yarın diğer partilere de olabilir. Çünkü bunun sinyalini veriyorlar.” Gençlerin birlik olmasını vurgularken şunları söylüyor: “Baktığımızda kendinden olmayan kim varsa hükûmet düşman olarak görüyor. Bu noktada nasıl ki iktidar odakları birlik oluyorsa biz de bir araya gelelim gücümüzü birleştirelim, gerçekten diyelim ki ‘Bunu istemiyoruz.’ Diğer genç arkadaşlara da sesleniyorum. Onlar da alanlarda olsunlar, seslerini çıkarsınlar. Dediğimiz gibi bu topraklardan sorumlu olan biziz. Ve genç olmanın verdiği enerjiyi, dinamizmi, coşkuyu alanlara yansıtmalıyız.”

VE GASP VAR”

Ronda Bat arkadaşımız da düşüncelerini dile getirmek istiyor. “Kayyumu kabul etmiyoruz. Çünkü halkın iradesini çalan ve yok sayan bir yönetim istemiyoruz.” diyen Ronda, haklarımızın gasp edilmemesi için mücadeleye devam etmenin gerekliliğini vurguluyor. Ardından tüm Türkiye gençliğinin kayyumlara yeterince ses çıkarmadığından bahsediyor Ronda, “Batıda şöyle bir anlayış var: ‘Bize dokunmasınlar, Doğu’da ya da Kürtlere ne oluyorsa olsun.’ Ama bunu geçmişte de gördük. Daha sonrasında bir şekilde onlara da dokunuyor. Bu süreç diğer genç kesimdeki arkadaşların destek vermesi gereken bir süreç. Burada bir haksızlık ve gasp var. Gerçekten demokrasiye inanan gençlik varsa gelip destek vermeliler.”

“HALKI YOK SAYMA POLİTİKASI İZLENİYOR”

Ardından Tekoşin Tekin kayyuma olan tepkisini ifade ediyor, “Bu ülkenin bir genci olarak belediyeye yapılan saldırıları kınıyor ve bu kararı tanımıyorum. Yapılan bu saldırılar halkın iradesini gasp etmektir. Kayyumun gelmesi bizler için bir saldırıdır ve gençlerin kazanımlarına engel koymaktır. Burada her şeyden öte halkı yok sayma politikası izleniyor. Biz asla bu kararları tanımıyoruz ve tanımayacağız. Gençler olarak belediyelerimize ve irademize her zaman her koşulda sahip çıkacağız.” diyerek ülkedeki diğer gençlere de sesleniyor Tekoşin, “Bugün burada halkın iradesine saldırı oluyorsa ve buna Türkiye cephesinden tepki çıkmıyorsa tüm Türkiye gençliği kendini sorgulamalı. Türkiye dört bir yanından da gençler AKP hükümetine sessiz kalmamalı ve Kürtlere dönük yapılan bu saldırılara karşı ortak direniş içerisinde olmalı. Burada halkın iradesine saldırı oluyor. Kürt halkını yok sayma politikaları izlenirken biz gençler olarak bu saldırılara sessiz kalmamalıyız.”

ÖNCEKİ HABER

İnanılmaz tatil fırsatlarında 16 saatlik mesai

SONRAKİ HABER

18. Filmekimi, 4 Ekim'de başlayacak

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa