19 Ekim 2012 20:16

Halk korosuna yasak

Sanatçı Pınar Aydınlar, Dersim’de türkü söylemesinin yasaklanmasına tepki gösterdi.  Pınar Aydınlar hakkında, 29 Temmuz 2010 tarihinde Dersim’in Hozat ilçesinde yapılan 10. Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde söylediği Kızıldere Ağıtı, Ali Haydar ve Kırmızı Gül türkülerini söylediği i&

Halk korosuna yasak
Paylaş
Sinem Uğurlu / Sevda Aydın

Pınar Aydınlar kararı, “Sanatı susturarak, halkı sindirmeye çalışıyorlar” diyerek değerlendirdi. Söylediği türkülerin, ülkenin 50 yılllık ezgileri olduğunu dile getiren Aydınlar, “Bu türküleri sadece ben söylemedim. Halk ile söyledik. Dolayısıyla bu kararla koca bir halk korosunu da engellemeye çalışıyorlar” diye konuştu.

‘TÜRKÜ SÖYLEMEYE DEVAM EDECEĞİZ’

Kararı ilk duyduğunda içinde fırtınalar koptuğunu ifade eden Aydınlar sözlerine şöyle devam etti: “Belki hapis cezası almadım, ama şarkılarım yasaklandı. Hapisle değilse de, benim yıllardır söylediğim türküleri yasaklayarak, kendimi ifade etmemi engelliyorlar. Hapishaneler aydınlarla dolu. Düşünce suçu diye bir şey var hâlâ. Bu faşizmin iğrenç yüzü. Bizim halk olarak beraber mücadele etmekten başka şansımız yok. Biz türkülerimizi söylemeye devam edeceğiz” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)


‘ŞARKI DEĞİL, COĞRAFYA YARGILANDI’

Zeynel Öztürk (Pınar Aydınlar’ın avukatı): Bu davada adı geçen türküler, Pınar doğmadan çok önce söylenen türkülerdi aslında. Dolayısıyla davanın açılma nedeni türkülerin içinde bir suç olması değil, o türkülerin yazılmasına neden olan olayların geçtiği coğrafyada söylenmesidir. Türkülerin sözlerinden daha çok o coğrafyada dile getirilmesi nedeniyle dava açılmıştır. Yani o coğrafya yargılanmaktadır. Biz türkülerin herhangi bir sözünde suç unsuru olmadığını savunuyoruz. O nedenle beraat talep ettik başından beri. Ancak mahkeme 3. yargı paketi denen 6352 sayılı yasayı uyguladı. 3 yıl içersinde benzer bir suç işlenip bir mahkumiyet (ceza) alınmadığı takdirde, davanın düşmesine karar verilecek. Şu anda yargılanmanın ertelenmesine karar verildi. Yani yargılanma durdu. Ancak bir ülkede hâlâ türküler yargılanıyorsa, türkü söylediği için sanatçılar yargılanıyorsa, o ülkede demokrasiden, insan haklarından, özgürlüklerden bahsedilemez. Türküler yargılanamaz. Bu yüzden bu ülkenin çağdaşları, demokratları, sanatçıları olarak, inadına türkü söylemeye devam edeceğiz. Çünkü bir ülke ancak bu şekilde demokratikleşebilir.

SORUN YARGIDA

Hüsnü Öndül: Türkiye yargısı, anayasanın 90. maddesine rağmen düşünceyi suç saymaya ve mahkumiyet kararları vermeye devam etmektedir. İkinci olarak Türkiye yargısı AHİM icraatları ile çelişen kararlar vermeye devam etmektedir. O nedenle ifade özgürlüğünü sınırlandıran yasalar sorunu, önemli bir sorun olmakla birlikte esas problem yargının ifade özgürlüğüne yaklaşımıyla ilgilidir. Aydınlar’ın, Say’ların yargılanması da bunu göstermektedir.


YASAKLANAN SANAT

William Burroughs’un “Yumuşak Makine”si ve çevirmeni Süha Sertabiboğlu, Chuck Palahniuk’un “Ölüm Porno”su ve çevirmeni Funda Uncu, geçtiğimiz yıl yargılanmaya başlamıştı.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
SONRAKİ HABER

Başpınar işçileri: Birlik zamanı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...