24 Ağustos 2019 04:39
Son Güncellenme Tarihi: 24 Ağustos 2019 00:41

Maden işçisinden Türk-İş ve GMİS yöneticilerine TİS tepkisi

Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası ile Genel Maden İşçileri Sendikası arasında TİS imzalandı. İmzanın ardından grev kararı kaldırıldı. Maden işçileri imzalanan TİS'e tepki gösterdi.

Arşiv | Fotoğraf: GMİS

Paylaş

Buse VURDU
Ankara

Türkiye Taşkömürü Kurumunda (TTK) çalışan işçiler ile Maden Tetkik Arama Kurumu'nda (MTA) çalışan işçileri kapsayan 28'inci Dönem Toplu İş Sözleşmesi, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) ile Kamu İşletmeleri İşverenleri Sendikası (Kamu-İş) arasında imzalandı.

Ankara'da Kamu-İş Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen toplantıya, Kamu-İş Genel Sekreteri Erhan Polat, GMİS Genel Başkanı Hakan Yeşil, TTK Genel Müdür Yardımcısı İsmail Güner, MTA Personel Daire Başkanı Reşat Alan ve diğer sendika temsilcileri katıldı. Hükümet ile Türk-İş Kamu Toplu İş Sözleşmeleri Koordinasyon Kurulu arasında imzalanan 'Çerçeve Protokolü' doğrultusunda ücretlerle ilgili maddelerde anlaşma sağlanmış oldu.

Toplu iş sözleşmesinin imzalanmasıyla, 25 Ağustos 2019 tarihinde uygulanacağı açıklanan grev kararı da kaldırıldı.

Zonguldak'ta bulunan Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Maden Makinaları Fabrikası’nda çalışan işçiler ise Türk-İş ile hükümet arasında imzalanan toplusözleşmeye tepki göstermek için eylem yaptı. Fabrika önünde toplanan işçiler, ücretlerinin yükseltilmesini ve çalışma koşullarının iyileştirilmesini istedi. Sorunlarının çözülmesini talep eden yerüstü işçileri, Ergün Atalay’ın “Zonguldak’ta yeraltında bizim hiçbir sorunumuz yok, TTK’de yerüstünde çalışan 700 arkadaşımızın eşit ücret sorunu var” sözlerini hatırlatarak “Verilen sözler tutulsun” dedi.

Eylemden sonra konuştuğumuz işçilerden, Maden Makineleri Fabrikasında 6 yıldır kaynakçı olarak çalışan Serkan Tepebaşı, GMİS ve Türk-İş’in toplusözleşmede maden işçilerini adeta köle gibi sattığını söyledi. Kendi de yeni bir işçi olan Tepebaşı, TTK işletmelerinde yeni işçilerin 2 bin-2 bin 500 liraya çalıştırıldığını, 30 yıllık işçilerin ise ancak 3 bin 300-3 bin 500 lira maaş alabildiğini dile getirerek “Artık insanların sabrı kalmadı. Verilen sözler Ankara’ya gidince unutuluyor. Toplusözleşme bardağı taşıran son damla oldu. Hiç kimse durumundan hoşnut değil” dedi.

‘TÜRK-İŞ KENDİ TASLAĞINI BİLE SAVUNAMADI’

Türk-İş'in toplu sözleşme sürecinde kendi taslağını bile savunamadığını dile getiren Tepebaşı, GMİS'in de bu süreçte geçmişine yakışmayan bir tutum takındığını söyledi. Tepebaşı, “Bizim ‘91 yılında bir şanlı yürüyüşümüz var. Sadece Zonguldak’ı değil Türkiye’yi ayağa kaldıran. Böyle bir sendikayı bu şekilde temsil ettiler, rezil ettiler. Onlar dik durabilseydi biz mağdur olmazdık” dedi. Tepebaşı, Ergün Atalay’ın kendini eleştirenlerin işçi olmadığı yönündeki iddialarına da tepki göstererek “Masada satmaları yetmiyor gibi konfederasyon başkanımız işçileri teröristlikle suçladı. İşçilerin aidatıyla maaş alan başkanımız bize terörist dedi kendisini eleştirdiğimiz için. Biz doğru neredeyse doğrunun yanındayız. Ergün Atalay bizi satmıştır” diye konuştu.

‘GÜCÜMÜZÜ TOPLAMAMIZ GEREKİYOR’

GMİS’e “Madem bizim yaptığımız iş bu kadar önemsiz, kapatın, biz de yeraltında çalışalım” dediklerini anlatan Tepebaşı, “Biz de her gün çoluk çocuğumuzla helalleşip çıkarız evden ama en azından çoluk çocuğumuz ekmek yer. Yerüstü işçisi şu an yer altı işçisini kıskanır durumda. GMİS’in yerüstü işçilerinin sorunlarını görmesi gerekiyor. İşçilerin de sendikayı zorlaması gerekiyor. Her şeyi sineye çeke çeke bu hallere düştük. Karşımızdakiler top tüfek saldırıyorlar, bizim de gücümüzü toparlamamız gerekiyor. Sendikaların işçiye haklarını öğretmesi, işçinin haklarının arkasında durması gerekiyor. ‘Karşımızdaki hükümet güçlü’ deyip oturmak yerine ‘Hakkımızın peşine düşelim’ dememiz gerekiyor. Böyle olursa kimse bizi kolay kolay satamaz” diye konuştu.

‘İŞÇİYE AÇIKLAMA YAPMADILAR’

GMİS’in Ergün Atalay’a destek açıklamasına da değinen Tepebaşı, sendikanın Ergün Atalay’a destek açıklaması yaparken kendilerine bir açıklama yapmadığına dikkat çekerek “Neden bizim için mücadele etmekten kaçıyorlar, neden mücadele etmediler? Bizi satan konfederasyon başkanına neden sahip çıktıklarını sormak işçi olarak benim en tabii hakkım, bunu yanıtlamak da sendika olarak onların vazifesi. Merkez şube yöneticilerimiz hala Ankara’dalar ama genel merkez yöneticilerimiz Zonguldak’a döndüler. Bu soruların yanıtlarını kendilerinden duymak istiyoruz. Önümüzdeki günlerde bir cevap alabilmek için çabalayacağız. Eylemlerimiz devam edecek” dedi.

‘TCDD’NİN YARISI KADAR MAAŞ ALIYORUZ’

TTK’de 30 yıldır makinist olarak çalışan Muzaffer Kavşut ise 15 yıldır maaşlarının değişmediğini belirterek TCDD’de 4 bin 500 liranın altında makinist olmadığını, kendisinin ise bu ay 2 bin 700 lira maaş aldığını söyledi. Koordineli halde aynı işi yapmalarına karşın TTK işçilerinin TCDD’dekilerin yarısı kadar maaş aldığını ifade eden Kavşut, ücretlerinin bu seviyeye çıkmasını istediklerini dile getirdi. Kavşut, kamu işçilerine verilen yüzde 8+4’lük zammın hiçbir ihtiyacı karşılamayacağını ifade ederek “Sözleşmelerde verdikleri zam az, bir de gelir vergisi yüksek olduğu için eriyor. Çok mağdur durumdayız. Eylemimiz de bu yüzdendi. Sözleşmeden önce bize söz verdi Türk-İş Başkanı. Sorunlarımızı bu toplu sözleşmede çözeceğini söyledi. Bugünkü (23 Ağustos Cuma) toplantıdan sonra yolumuza bakacağız” diye konuştu.

ÖNCEKİ HABER

Kayyum hazırlığı Mardin’de de seçimden bir gün sonra başlamış

SONRAKİ HABER

MEB bünyesindeki bin 299 üst düzey yöneticiden yalnızca 25'i kadın

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa