Ergene’ye temiz su mayası çaldılar

Ergene’ye temiz su mayası çaldılar

Lüleburgaz’ın Karamusul Köyü, köylülerin deyişiyle, “Ergene’nin sıfır noktası” sayılır. Köyün iyice kıyısından geçen Ergene nehri taştığında sular, köyün içlerine kadar dayanır.  Aslında Ergene kıyısında, Karamusul’un konumunda başka köy ve beldeler de vardır. Ancak Karamusul

Aytekin Bulut / Birkan Bulut

DAHA ÇOK İNSAN SAHİP ÇIKMALI

Ergene’nin, Çerkezköy-Çorlu-Lüleburgaz üçgeninde yer alan fabrikalar tarafından kirletilerek, bir “zehir nehri” haline gelmesi, Trakya’da önemli bir çevre bilinci geliştirdi. Halkın öfkesi büyük. Geçmiş yıllarda da bunlara benzer birçok miting yapıldı. Yöneticiler, her mitingden sonra halka Ergene’yi temizleme sözü verdiler, ancak bırakın temizlemeyi, Ergene daha da kirletildi. Konuştuğumuz bir köylü, “Seçim zamanı göreceksiniz, bütün partiler yine bol keseden atacaklar, Ergene’yi temizleyecekler, hayvancılığı, tarımı kurtaracaklar falan filan. Ama seçimden sonra, şimdiye kadar olduğu gibi, yine her şeyi unutacaklar. Biz yine burada zehir soluyacağız”diye anlatıyor olacakları ve ekliyor; “İyi yaptınız, bizim sorunumuza sahip çıktınız, sesimizi duyuruyorsunuz, hoş geldiniz. Ama köylüler halen uzak duruyor bu işe. Ergene’nin temizleneceğine inanmıyorlar. Bakın, kaç tane köylü var burada? Gelenlerin çoğu dışardan gelenler. Hani diğer köylüler?. Ergene boyunda bir sürü köy var, nerede bunlar?. Köylülerin, köylü örgütlerinin işin ucundan tutmaları gerekiyor, bu iş sadece sizinle olmaz.”

ZAMANINDA SORMADIK ŞİMDİ KURBAĞA BİLE YAŞAMIYOR

Pazar günü yapılan mitinge 3 bin kişi katıldı. Trakya’nın dört bir yanından gelen çevreciler, toprağına suyuna sahip çıkanlar, Ergene’yi kirletenlere öfkelerini ve mücadeleyi sürdürme kararlılıklarını gösterdiler. Köy meydanında yapılan miting yürüyüşle başladı. Köylü  kadınların, gençlerin, Ergene’ye dair hazırladığı koro, tiyatro ve parodiler ilgiyle izlendi. Fevzi Kurtuluş’un türküleri birlikte söylendi. Ergene’nin kıyısında yaşamanın ne demek olduğunu anlatan iki gencin şu sözleri ise gerçeği bütün çıplaklığı ile anlatıyordu: “İlk yıllarda balıklar ölmeye başladığında ‘neden’ diye sormadık. ‘Kim bunlar’ deyip peşlerine düşmedik. Şimdi bırakın balığı, kurbağalar bile yaşamıyor Ergene’de. Ergene’nin sadece kokusu kaldı bize. Bülbüller sustu, koyunlar, kuzular melemiyor artık Ergene’nin kıyısında. Kaval sesleri duymuyoruz artık. İnsanlar ölüyor, hayvanlar ölüyor. Yıllardır bize hayat veren Ergene, şimdi hastalık ve ölüm veriyor. Ancak artık susmayacağız, boynumuzu büküp beklemeyeceğiz. Mücadelemiz, Ergene temizlenene kadar sürecek”

Son konuşmayı yapan Karamusul Köyü Sosyal Yardımlaşma Derneği Başkanı Gürcan Kırım, özelleştirmelerle ülkenin neyi var neyi yoksa satıldığını, toprakların büyük oranlarda el değiştirdiğini, ülkenin her şeyiyle emperyalist güçlere bağlandığını, tarım ve hayvancılığın yapılamayacak bir iş haline getirildiğini anlattı. “Size iş vereceğiz diyerek fabrikalar kurup bizi zehirleyen ve hasta edenler, şimdi de özel hastaneler kurup hastalığımız üzerinden para kazanıyorlar” dedi ve “Ancak artık bıçak kemiğe dayandı.  Yeter, yeter, yeter!” diyerek sözlerini bitirdi.

Konuşmaların ardından mitinge katılanları, topluca Ergene’nin kıyısına yürüyüp, Ergene’ye temiz su mayası çaldılar. (Lüleburgaz/EVRENSEL)


13 YILDIR TEMİZLEYECEKLER!

Öte yandan Evrensel'e konuşan Gençlik Meclisi Başkan Yardımcısı Yağmur Arda, “Herkesin daha sağlıklı  bir ortamda yaşamasını istiyoruz. Gerekli önlemler alınmalı. Bu nehrin kirliliği yüzünden kanser olan birçok kişi var. Ergene Nehri’nin eskisi gibi temiz olması için buradayız” dedi. Yelken Tiyatro Topluluğu’ndan Beste Elkan, “Yelken Tiyatro Topluluğu olarak sağlıklı  bir yaşam için mücadele edeceğiz. Fabrikalar artık atıklarını Ergene’ye dökmemelidir” diye konuşurken Pomak Kültür Derneği’nden Nazan Nazire Öztürk, ise Eskişehir’den geldiklerini belirterek şunları söyledi: “1998 yılından beri komisyonlar kuruluyor, çalışmalar yapılıyor. 2011 oldu ama hala aynı. Biz köylüler olarak doğa kavramını çok iyi biliyoruz. Bunun mağdurlarının başta köylüler olduğunu düşünüyoruz.

Ancak görevliler dövizlerimizde Pomakça yazılar olmasını istemediler. Niye rahatsız oldular anlamadım.

www.evrensel.net