06 Ağustos 2019 11:36

O hepimizindir artık...

Almanya'da yaşayan Yazar ve Fabrika İşçisi İrfan Erdoğan, EMEP'in kurucularından Cabbar Demirci'nin ardından yazdı.

Fotoğraf: Aliye Ceylan

Paylaş

İrfan ERDOĞAN*
Almanya

Aramızdan ayrılarak sonsuzluğa intikal eden Emek Partisi Eski İzmir İl Başkanı Cabbar Demirci hocamız için yazabilirsem bir iki satır yazı da ben yazayım dedim.

Doğrusu Cabbar abiyi hiç görmedim, şahsen tanımadım ve karşılaşmadım da. Sadece Evrensel gazetesinin sayfalarında kendisiyle ilgili haberlerinden ismini duymuştum o kadar. Ta ki geçtiğimiz günlerde ölümüyle ilgili yazılan onca yazıyı, gazetemiz Evrensel'in sayfalarında görene kadar. Sonra internet üzerinden yıllardır yayın yaptığım ve haberlerin çoğunu da Evrensel gazetesinden aldığım bloğumun sayfalarını güncellerken, her sayfa çevirişimde Cabbar ağabey ile ilgili haberlere gözüm ilişince, 30 yıllık bir işçi olarak, Cabbar ağabey hakkında ben de bir iki satır yazayım dedim içimden. Ama öte yandan gözyaşlarıma hakim olamadım tabi. Belki birileri içinizden çıkıp "Hayatınızda tanımadığınız, görmediğiniz bir insan için nasıl gözyaşı dökebilirsiniz" diyebilir. Dökülür. Söz konusu Cabbar Demirci gibi hayatını toplumsal kurtuluş davasına karşılıksız adamış bir insan için 100 bin kilometrede de olsan gözyaşı dökebilirsiniz. Eğer farkındaysanız, o hepimiz için ödemiştir ödediği bedelleri, o hepimizindir artık da ondan.

Bu duygu ve düşünceleri taşırken, diğer yandan da Evrensel'de Cabbar Demirci ağabeyin çocuklarının, arkadaşlarının ve yoldaşlarının yazdığı mektupları okuduktan sonra ailesinden birini internet üzerinden bulabilirsem bir başsağlığı dileyeyim dedim. Cabbar ağabeyin kızı Derya ile konuşurken, Derya bir ara "Yapabilirsek babamın hayatının kitap haline getirmek istiyoruz" diyince inanın çok sevindim. Çünkü Cabbar ağabey gibi ve öncelleri kıymetli diğer yoldaşlarımızdan ömrünü mücadeleye adamış ve bu uğurda onca bedel ödemiş insanlar için bir kitap yazmak bile az aslında. Böyle kıymetli insanların yaşamlarını mutlaka gelecek genç kuşaklara anlatmalıyız. Bunu bir bakıma yapmak zorundayız. Yaparsak, inanın bundan kazançlı çıkacak olan yine işçi ve emekçiler olacaktır…

Yaşadığımız bu kapitalist sistemde, insan canının çok tatlı olduğunu herkes bilir. Onun için bu sistemde ömrünü ve yaşamının tamamını işçi sınıfının kurtuluş davasına adamak her babayığıdın işi de değildir. Dolayısıyla bu değerlerimiz mutlaka işçi ve emekçilere anlatılmalı ve mutlaka yaşatılmalıdır diyorum…

*Yazar ve fabrika işçisi

ÖNCEKİ HABER

Sınavın yükü

SONRAKİ HABER

4 soruda savaş ve barış

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa