O yapı yükseldi kan ter içinde!

O yapı yükseldi kan ter içinde!

Müjdemizi isteriz. Beylikdüzü’de inşası tamamlanan Marmara Park Alışveriş Merkezi bugün “görkemli bir organizasyon”la hizmete açılıyormuş. İçerisinde yapı marketler mi ararsınız, solaryum mu istersiniz, yoksa yüzlerce markalı ürün mağazası, sinema salonları, dev hipermarketler ve eğlence merkezleri mi; heps

Elif Görgü

Evet o AVM açılıyor bugün. Bakmayın siz basın bültenlerinde Esenyurt yerine Beylikdüzü dediklerine. Fark etmeyiz mi sandılar nedir? Ama fark edildi. İnşaatı sırasında kış soğuğunda çadırlara doldurulan işçilerden 11’inin yanarak can verdiği o AVM’dir “görkemli bir organizasyon”la açılacak olan bugün. Herkes duysun!

AÇILIŞTA İŞÇİNİN ADI OLACAK MI?

Açılışı duyuran hiçbir haberde adı yok işçilerin. Yangını, yüksek plazalarının pencerelerine kadar ulaşmıyorsa eğer işçide haber değeri görmeyenler, iki satıra sığabilen o 11 ismi yazma gereği de duymamışlar haliyle. Malum ilk gün sabah 06.00’da başlayacak satışlarda düşüş olabilir.

Sabah 06.00 erken göründü belki size, ama Beylikdüzü, yeni gökdelenler ve toplu konutların arkasında, güne sabah karanlığında başlayanların bölgesidir aynı zamanda. İstanbul’un dört bir yanından Esenyurt, Kıraç ve Hadımköy’deki sanayi bölgelerine çalışmaya gelen, ya da tam da buradan İstanbul’un dört bir yanındaki fabrikalara dağılan yüz binlerce işçinin yolu üzerindedir Marmara Park AVM. Kör karanlıkta işe giderken belki bir uğrarlar mı diye düşündüler acaba? Ama kapitalizmin kâr hırsı güneşin doğuşuyla uyanmaz elbet.

Çoğu zaman Kıraç’ta bir fabrikada, makinesinin yanında yerde uyumaya mahkum edilen işçinin başında nöbet tutar. Ama o haberler de AVM açılışlarının yanında yer bulamaz pek...

48 yaşındaki Sivaslı Bayram Ege Pehlivan, yangından üç gün önce memleketi Sivas’tan gelip çalışmaya başlamıştı. 3 çocuk babasıydı. 38 yaşındaki Seyfettin Topal, Ordu’nun Fatsa ilçesinden büyük oğlunu askere yollar yollamaz diğer ikisini geride bırakıp İstanbul yoluna düşmüştü.

Tokatlıydı 42 yaşındaki Abdurrahman Demir. Memleketinde yeni ev inşa ediyordu, onun masrafları için başkasının harcında kendi ekmeğini karmaya gelmişti.

Samsunlu İsa Topal 22’sindeydi daha. 2 ay sonra yapacağı düğün için para biriktirecekti. İnşaattan kazandıkları cenaze masrafına yetmiş midir?

32 yaşındaki 3 çocuk babası Ahmet Yağal ve 24 yaşındaki Fatih Acun Ordu’nun Kumru ilçesinden çıkmışlardı yola. Hakim Alican 46 yaşındaydı. Onun da geride bıraktığı yetim sayısı 3. En az 3 çocuk isteyen Başbakanı bulunan ama o çocukların babalarını erkenden alan bu dişi kanlı sistemin çarkları, ülkenin her bir ucundaki işçi evlerinde 3’er yetim bırakıverdi.  

ÖZDEN’İ HATIRLAYACAK MI?

Bir ara da “Artık 3 de yetmez 5 tane” demişti ya Erdoğan, bakınız Sevdin Özden. 5 çocuk babası Özden, Van depreminden kurtulmuştu ama İstanbul’daki vicdan depreminin enkazı altında kaldı, patronlarının sigortasını öldüğü gün alelacele yaptığı ortaya çıktı. 23 Ekimde Van’da konut açılışına gidecek olan Başbakan Sevin Özden’i hatırlayacak mı? Ya da Van’daki o konutları kendi ziyareti için yetiştirebilmek için gece gündüz çalışan inşaat işçilerini? O törene kadar kaç işçinin iş kazası yaşadığının kaydını tutan var mı?

Yok mu? Devam edelim. Sivaslıydı 42 yaşındaki 2 çocuk babası Çetin Coşkun. Bartınlı işçi Ahmet Keskin 47 yaşındaydı, 30 yaşındaki Barış Kıyak ise Muğlalı.

Hepsinin tek tek memleketlerini yazmaya gerek var mıydı aslında? Sandığa gidene kadar değil midir hangi memlekette doğduğun meselesinin önemi. İnşaat harcının başına geçince ise herkes işçidir. Derinin rengi inşaatın tozuna bulanınca gri, ateş dediğin Bartınlıyı da Vanlıyı da yakınca karadır. Kara bedenler, Sivas’ta da Ordu’da da kara toprağa girdiğinde ise hepimizin ana dili ağıttır artık.

Ama başka dilden konuşanlar da çıkıyor, çıkabiliyor. Çalışma Bakanı Faruk Çelik, “Önlem alınsa yaşanmazdı. Ama kader mi kader” demişti. İnşaatın temel atma törenine de katılan AKP’li Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, “Vadeleri yetmiş, Allah rahmet eylesin” diye rahmet okumuştu.

İşte, 4+4+4 yıl boyunca seçmeli ders olarak okusak bile öğrenemeyeceğimiz tek dil, budur. (İstanbul/EVRENSEL)


DAVADA NELER OLUYOR?

Esenyurt yangının 5’i tutuklu 13 sanıklı davası ise Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülüyor. “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” ve “Taksirle yangına neden olmak” suçlarından iki yıldan 23 yıla varan hapis cezaları isteniyor Dava sürecinde ortaya çıkanlar ise şöyle: * Sanıklardan şantiyenin iş güvenliği denetimini yapan Jeoloji Mühendisi Ömer Faruk Gülmez, beş ay önce yangın tehlikesine karşı şirketi uyarmıştı. * İş güvenlik uzmanı görünen Ali Arslan, şantiyeden ayrılalı çok olmuş, görev uzmanlığı bulunmayan İş Teknikeri Cem Yıllar’a verilmişti. Yıllar duruşmada, yangından birkaç ay önce elektrik sorununa raporları taşeron Kaldem şirketinin sahiplerine bildirdiğini söylemişti.   * Çalışma Bakanlığı İş Teftiş Kurulu inceleme yapmış ama işçilerin çadırlarına bakmamıştı. * Marmarapark AVM bölgenin, “İş güvenliği bakımından en iyi şantiyesi” seçilmişti.


DAVADA KİMLER YARGILANIYOR?

Esenyurt davasının tutuklu sanıkları Elektrik Teknikeri Şaban Bakırcı, Kayı İnşaat Şantiye Şefi Erdal Gümüş, İş Güvenliği Koordinatörü Cem Yıllar, Kaldem Yapı ortağı Abdullah Altun ve Kalıpçı Ustası Kadir Altun. Tutuksuz sanıkları ise Marmara Park AŞ Genel Müdürü Andreas Michael Hohlmann, Kaldem Yapının Demir Ustaları Sezgin Atalay, Süleyman Aslan ve Arif Korkmaz, Kaldem Yapı ortağı Mehmet Altun, Kaldem Yapı mühendisi Kaan Akarsu, Saha Mühendisi Hikmet Tezcan, İş Güvenliği Uzmanı Ömer Faruk Gülmez.


BU FİRMALARI UNUTMAYIN

Marmarapark AVM Projesi’nin sahibi Ece Türkiye. Anlaşılan müteahhit firma ise Kayı İnşaat’tı. Herkes suçu birbirine attı. Kayı İnşaat, taşeron şirket Kaldem’i suçladı. Kimse kimseyi denetlememiş, herkes betonun nasıl yükseldiği ile ilgilenmiş, işçilerin nasıl yaşadığına sıra gelmemişti. İlgili iki inşaat şirketi de bizzat Başbakan Erdoğan’dan ödül almıştı. Ece Türkiye 2009 yılında Fethullah Gülen’e yakınlığıyla bilinen EGSİAD’dan “Yılın Yabancı Yatırımcısı” ödülünü aldı. Ödülü ECE Türkiye Genel Müdürü Andreas Hohlmann’a veren isim bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dı. Hohlmann bugün Esenyurt davasının sanıklarından. Ama henüz mahkemeye lütfetmedi. Kayı İnşaat da Başbakan Erdoğan’dan ödüllüydü. 2007’de “başarılı” müteahhitlik firmalarına ödül veren Erdoğan, törende “Özel sektörümüzün ayağına takılan her türlü prangayı çözeriz” demişti.

www.evrensel.net