28 Temmuz 2019 19:52

Munzur festivalinde "Hukuk, insan hakları ve Dersim" paneli

19. Munzur Festivali kapsamında "Hukuk, insan hakları ve Dersim" konulu panele Avukat Eren Keskin, Avukat Gülseren Yoleri, Avukat Meral Hanbayat ve Yazar Cafer Demir konuşmacı olarak katıldı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

19. Munzur Festivali kapsamında "Hukuk, insan hakları ve Dersim" konulu panel düzenledi. Sanat Sokağı'nda düzenlenen panele İHD Eş Genel Başkanı Avukat Eren Keskin, İHD İstanbul Şube Başkanı Avukat Gülseren Yoleri, Avukat Meral Hanbayat ve Yazar Cafer Demir konuşmacı olarak katıldı.

"ÖTEKİLEŞTİRME VE YOKSULLUK TRAVMA YARATTI"

Panelin ilk konuşmacısı Cafer Demir, Dersim katliamına ilişkin bilgi verdiği konuşmasında "Osmanlı onlarca kez sefer düzenledi, başarılı oldu ve 'Dersim'e sefer olur zafer olmaz' dediler. Cumhuriyetin kurulmasında Dersim yine hedefteydi. Kemalistler feodallerle birlikte devleti yönetiyorlardı. Hem toprak ağası hem şeyhler vardı Mecliste. Dersim'i hedef almalarının nedeni neydi? Türk-İslam görüşüne Dersim zıt duruyordu" ifadelerini kullandı. Demir, "İnsan hakları hukuku açısından değerlendirdiğimizde insanın en temel hakkı olan yaşam hakkı ihlal edilmiştir. Sürgünlerle kimlikleri elinden alınmıştır. Ötekileştirilmişlerdir ve yoksulluk bu duyguyla birleşince müthiş bir travma ortaya çıkmıştır. Zehirli gaz ilk defa Dersim'de kullanıldı ve bu bir insanlık suçudur" diyerek sözlerini noktaladı.

"DEVLET SİVİL SİYASETTEN KORKUYOR"

İHD Eş Genel Genel Başkanı Eren Keskin, 30 yıldır insan hakları mücadelesi yürüttüğünü fakat kendisini bu kadar öngörüsüz hissetmediğinin altını çizdiği konuşmasının devamında "Bize, cumhuriyetin kuruluşu hep bir kopuş ve devrim olarak anlatıldı ancak öyle değil. Ermeni soykırımı, 38 katliamı, Mustafa Kemal'in kendisi de ittihatçıydı, bunu unutmamak lazım. Türkiye'deki herkesin ittihatçı çizgiyle şekillendiğini düşünüyorum. Biz resmi ideoloji ile ne kadar şekillendik? Kendi kurduğumuz kurumlar ne kadar aştı bu resmi ideolojiyi?" ifadelerini kullandı.

Keskin, daha sonra "Sadece Erdoğan'a karşı çıkarak bize devleti unutturdular. Erdoğan gitmemek adına Mehmet Ağar ve Tansu Çiller ile yan yana durdu, bunu unutmayın. Erdoğan gider ama devlet kalır. Ben bu devletin silahlı mücadeleden daha çok sivil siyasetten korktuğunu düşünüyorum" sözleriyle konuşmasını sonlandırdı.

"KÜRT İLLERİNDE CİDDİ YAŞAM HAKKI İHLALİ VAR"

Meral Hanbayat, hak mücadelesi yürütenlerin her zaman kıyımla karşı karşıya kaldığına değinerek, "Hepimizin kişisel tarihinde bu hukuksuzlukların izi var. Bu coğrafya aynı zamanda direnişin de yeri. Dersim'in bütün baskılara karşı bir direniş kültürü var. Resmi ideoloji ile her zaman bir sorunumuz olacak. Köy boşaltmaları, 1938, yasaklı bölgeler, kalekolların yapımına devam edilmesi, HES, maden aramaları yani mülkiyet hakkından seyahat özgürlüğüne kadar bir dizi hak ihlalinin yaşandığı bir yer. Kürt illerinde ciddi yaşam hakkı ihlalleri yaşanıyor. Hem Nupelda hem Ayaz'ın yaşam hakkı ihlalinin şeffaf bir şekilde soruşturulması gerekiyor. Ailelerin çocuğuyla vedalaşma hakkı elinden alınıyor. Yoğun bir tutuklanma süreci yaşıyoruz, sıradan köylüler bile itirafçı denilen kişilerin ifadeleriyle tutuklanıyor. Yaşam hakkı ve kişi özgürlüğüne ilişkin başta baro, insan hakları savunucuları, siyasi partiler olmak üzere kalıcı çözümler üretmek için yan yana gelmenin araçlarını üretmeliler" ifadelerini kullandı.

"MEŞRULUK ÜZERİNDEN MÜCADELE ETMELİYİZ"

İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri ise OHAL' in resmi olarak sonlandığına ama kalıcı hale geldiğine dikkat çekerek, "Biz bugün bu sonucun sıkıntılarıyla uğraşıyoruz. Bu festival sırasında yasaklanan etkinlikleri düşündüğümüzde, bunlar bile tam da OHAL süreci ve öncesinde bu devletin devletliğini yaptığının göstergesi. Giderek zayıflayan, parçalanmış bir muhalefetten söz ediyoruz ve bu, bugün aşmamız gereken önemli bir sorun. Hukukun olmadığı bugün yasaların tüm hak ve özgürlüklerimizin sınırlandığı bir süreçte yasallık değil ama meşruluk üzerinden bir mücadele örgütlemek zorunda olduğumuzu söylemek zorundayız. Dersim İHD şube yöneticileri hakkında birçok dava açıldı. Kars şube başkanımız gözaltında. Tutuklanan, davalar nedeniyle yurt dışına gitmek zorunda kalan arkadaşlarımız var insan hakları savunucuları olarak. Toplumsal harekette birlikte olmak, yan yana durmak için gerekenler ile ortaklaşmalıyız. Hareketi ortaya çıkarabilecek faaliyetleri gerçekleştirerek bu zorlu zamanı aşabiliriz" dedi. (Dersim /EVRENSEL)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Ali Deniz Uzatmaz futbol turnuvasının 4'üncüsü tamamlandı

SONRAKİ HABER

Dersim Kadın Platformu: Yaşamımızı özgürce sürdürmemiz mümkün!

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...