22 Temmuz 2019 03:31

Seçeneksiz değiliz

TCDD’de çalışan bir demiryolu işçisi Evrensel'e yazdı: Oyalamaya, ötelemeye çalışma çabası ve mecbur kalınınca da günü kurtaran ama yarınları feda eden yaklaşımlardan kurtulmalıyız.

Paylaş

TCDD’de çalışan bir işçi

İZMİR

Kamuda çalışan bir işçiyim. Bizler, işsiz, kayıt dışı çalışan, asgari ücretli, özel sektör çalışanı, sendikasız, toplu sözleşmesiz, her türlü hak-hukuk arama şansı hak getire bir durumda olan milyonların yanında mutlu azınlık işçiler olarak görülüyoruz.

Ardı arkası kesilmeyen her kriz, kazanılmış haklarımızı budamanın, ortadan kaldırmanın gerekçesi yapılıyor. Tek güvencesi (!) “enflasyona ezdirmeyeceğiz” lafı olan biz işçiler tatil yapamadan, sosyal kültürel faaliyet şansı bile olmadan iş ile ev arasında tekdüze bir yaşam sürüyoruz.

Elektrik, doğalgaz, benzin vb. enerjiye yapılan zamlar çalışanların belini büküyor. İş yapabilecek yaştaki tüm aile fertleri çalışmak zorunda olduğundan aileler çatırdıyor, boşanma oranları artıyor arada çocuklar ufalanıp geleceksizleştiriliyor.

Dolaylı ve doğrudan denilen vergi oranlarındaki, tüm gelişmiş ekonomilerin tersine büyük adaletsizlik, yüzde 70 dolaylı vergi (KDV-ÖTV-tüketim vergileri-damga ve harç vergileri) yüzde 29 doğrudan vergi yani kazançla bağlı (gelir vergisi-kurumlar vergisi) 92 ülke arasındaki nadir birinciliklerimizdendir. Dolaylı vergide, yüzde 50 oranındaki Meksika’ya bile fark atmışız.

Senenin ilk aylarında alınan ücretlerin yılda iki kere gelen toplu sözleşme zamlarına rağmen sene sonunda görülmemesi gibi sonuçları olan vergi dilimlerindeki adaletsizlikler. Ekonomik büyüme oranları ile övünülürken bile insanca bir yaşama yetecek seviyede satın alma gücünü tutturamadık. Resmi olarak açıklananlar ile çarşı-pazar-sofrada hissedilen, bizzat yaşanan gerçek enflasyon arasında adeta bir uçurum oluşmuş durumda.

90’lı yılların ortalarından bugüne sendikal hareketin tüm topluma mal olmuş geriye gidişini durdurabilecek bir ivme yaratan tek bir başarı örneği öyküsü yok. Sıkıcı bir orta saha mücadelesinde kenarda top çevirme gibi sadece durdurmaya, oyalamaya, ötelemeye çalışma çabası ve mecbur kalınınca da günü kurtaran ama yarınları feda eden yaklaşımlardan kurtulmalıyız.

Son dönemde de yine gündeme getirilmeye çalışılan kıdem tazminatının ve şu an sürmekte olan kamu kesimi işçilerinin toplu iş sözleşmesi artık bu gidişatın tersine çevrildiği yeni bir başlangıç olsun. Seçeneksiz değiliz, kimsenin elinde sihirli değnek olmadığının farkındayız, yapılması gerekenler hiç kolay değil ama tüm farklı değerlendirmelerimize rağmen emeğimiz, işimiz karşılığında adil bir ücret, sosyal haklarımız ve gelecek kaygısı olmayan bir yaşamın hakkımız olduğunu düşünüyorum. Ülkemin tüm çalışan ve emeği ile geçinmek durumunda olan insanlarına selam olsun. Yolu emekten geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz. Uçurtma rüzgârla değil ona karşı koyduğu için uçarmış.

 

ÖNCEKİ HABER

Soylu’dan Avrupa’ya “mülteci” tehdidi: Kapıları açarsak hiçbir hükümet dayanamaz

SONRAKİ HABER

Erdoğan: CHP'li belediye başkanları gerçek yüzlerini gösterdiler

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa