19 Temmuz 2019 15:21

CHP'li Sezgin Tanrıkulu: Şehir hastanelerinde öncelik kamu yararı değil kâr

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, şehir hastanelerinde yaşanan sorunlar için Meclis Araştırması istedi.

Ankara Şehir Hastanesi | Fotoğraf: DHA

Paylaş

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu şehir hastanelerinde yaşanan problemler nedeniyle, hastaların, doktorların ve hastane çalışanlarının yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi ve uygun bir çalışma ortamı sağlanması amacıyla Meclis araştırması talep etti.

Kamu özel ortaklığı yönteminin sağlık alanında uygulandığı ülkelerde, piyasa için yeni fırsatlar sağlanırken kamu yararı amacı gözetilmediğini vurgulayan Tanrıkulu; “Ülkemizde ‘Şehir Hastanesi’ olarak adlandırılan kamu özel ortaklığı yöntemiyle kurulan ve işletilen hastanelerin sağlık hizmetleri sistemini eriten, özel ve kâr amaçlı hizmetler sunduğu ve bu hastanelerde sunulan sağlık hizmetinin odak noktasını insan sağlığı değil, elde edilecek kârın oluşturduğu da bilinmektedir” dedi.

BÖLÜMLER ARASI MESAFE ÇOK FAZLA

Şehir hastanelerinde bölümler arasındaki mesafelerin uzaklığının sağlık hizmeti sunumunda önemli engeller çıkardığına dikkat çeken Tanrıkulu şunları söyledi:

“Yakın ilişki içinde olması gereken birimler arasında bile uzun koridorlar ve kat edilmesi gereken uzun mesafeler var. Bu durum özellikle acil müdahale zorunluluğu bulunan vakalarda telafisi zor sonuçların yaşanmasını beraberinde getirmektedir. Ayaktan tedavi hizmeti alan hastalar için birimler arasındaki mesafenin uzunluğu yakınmalara yol açarken; hayati tehlikesi olan hastalar, yaşlılar, engelliler vb. dezavantajlı hastalar ve yakınları için hizmet sunulan birimler arasındaki mesafenin uzunluğu ile eğitimsiz ve yetersiz sayıdaki personel, sağlık hizmeti sunumu sırasında ciddi sorunlara yol açabilmektedir.”

Şehir hastanelerinde yatak başına düşen kapalı alan büyüklüğünün mavi kod uygulamalarında sorun yaşanmasına yol açtığını söyleyen Tanrıkulu; “Bazı olgularda, zamanında yetişilememesi yüzünden hastaların kaybedilmiş olabileceğine ilişkin endişeler söz konusudur. Çok sayıda ve uzak bloklarda mavi kod nöbeti tutma zorunluluğu doğmuş ve bazı hastanelerde bu görev, ileri yaşam desteği konusunda mesleki deneyim sahibi yeterli sayıda hekim olmadığı için göz, patoloji vb. bu alanda uzun yıllardır hizmet sunmamış ve deneyimi olmayan branşlardaki hekimlere verilmiştir” dedi.

“DENEYİMLİ PERSONEL YERİNE ŞİRKET ELEMANLARI ÇALIŞTIRILIYOR”

Şehir hastanelerine geçişle birlikte şirket tarafından yürütülen laboratuvar, görüntüleme gibi birçok alanda önemli sıkıntılar yaşandığını belirten Tanrıkulu; “Bunun temel nedenlerinden biri eski hastanelerinde bu alanlarda çalışan deneyimli kamu sağlık personeli yerine şirket elemanı deneyimsiz kişilerin çalıştırılmasıdır. Yine şirket tarafından yürütülen bu hizmetlerde ekonomik kısıtlamalar nedeniyle kimi parametreler çalışılmamakta, bu durum nedeniyle hasta takip ve tedavisinde birçok zorluk yaşanmaktadır. Uzun yıllar içinde kendi alanlarında yüksek mesleki birikime sahip olmuş, kıdemli laboratuvar ve radyoloji teknisyenleri ise kan alma vb. gibi bu birikimi kullanamadıkları alanlarda çalışmaya zorlanmakta; bu durum iş doyumunu azaltırken iş stresinde artışa yol açmaktadır. Şehir hastanelerinde acil servislerden yoğun bakımlara kadar değişen mimari, tek kişilik izleme ve tedavi odaları bu alanlarda görev yapan sağlık çalışanlarının sayısının artmasını gerekli kıldığı halde, aradan geçen zamana rağmen bu alanlarda yetersiz sayıda sağlık çalışanı görev yapmaktadır. Artan nöbet sayıları ayrıca önemli bir sorun oluşturmaktadır. Şehir hastanelerinde hem kapalı alanın hem de hasta sayısının artmış olmasına karşın enfeksiyon hastalıkları uzmanlarının ve hastane enfeksiyon kontrol komitesinde çalışan hemşire sayısının arttırılmaması nedeniyle denetimler yeterince yapılamamaktadır. Bu durum hastane enfeksiyon hızlarında ve şehir hastanelerinde ölüm hızında artışa yol açabilir” dedi.

Tanrıkulu son olarak şunları söyledi:
“Şehir hastanelerinde yaşanan problemler akabinde, hastaların, doktorların ve hastane çalışanlarının yaşadığı mağduriyetlerin ivedi giderilerek, uygun bir çalışma ortamı sağlanması ve hastaların tedavi süreçlerinde aksama yaşanmaması adına etkili, sürekli ve somut önlemlerin alınması amacıyla Anayasa’nın 98’inci, TBMM İç Tüzüğü’nün 104 ve 105’inci Maddeleri uyarınca bir Meclis Araştırması açılmasını arz ve teklif ederiz.” (HABER MERKEZİ)

ÖNCEKİ HABER

Çin'de kömür gazlaştırma tesisinde patlama: 2 ölü, 18 yaralı

SONRAKİ HABER

Fındıklı Festivalinde polis provokasyonu

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa