26 yıldır çocuğunun kemiklerini arıyor

26 yıldır çocuğunun kemiklerini arıyor

Karakol bahçeleri, kent çöplüklerinde veya asit kuyularında çocuklarının kemiklerini arayan binlerce aileden biri de Sürgeç ailesi.Çatışmalı süreçte 2 çocuğunu kaybeden Dersimli 77 yaşındaki Gaye Sürgeç, 26 yıldır oğlu Kazım Sürgeç’in yolunu beklediğini belirterek, çocuğ

Ferhat Arslan

Çatışmalı süreçte 2 çocuğunu kaybeden Dersimli 77 yaşındaki Gaye Sürgeç, 26 yıldır oğlu Kazım Sürgeç’in yolunu beklediğini belirterek, çocuğunun 82 arkadaşı ile birlikte Newala Kasaba’da topluca gömüldüğünü duyduktan sonra İHD Siirt Şubesi’ne hukuki yardım başvurusunda bulundu.

TRAJEDİ 1938’DE BAŞLADI

Kürt sorununun çözümsüz bırakılması ile birlikte devam eden çatışmalı ortamda çocuğunu kaybeden binlerce aileden bir tanesi olan Gaye Sürgeç ailesinin hayat öyküsü 1938 Dersim Katliamı ile başlıyor. Sürgeç’in 1938 Dersim Katliamı’nda Demirkapı Köyü’nde annesi babası ve diğer yakınları katlediliyor. Katliamdan sadece kız kardeşi ile beraber sağ kurtulan Sürgeç Elazığ’a götürülüyor. Başka bir aileye evlatlık olarak verilen kız kardeşinden bir daha haber alınamayan Süzgeç’in öyküsü geçmiş ve yakın tarihin bir vesikası niteliğinde.Bölgede 30 yıllık çatışmada 2 çocuğunu yitiren Süzgeç’in oğlu Kazım Süzgeç 30 yıl önce PKK’ye katıldı. Evin en büyük çocuğu olan Kazım Sürgeç’ten bir daha haber alınamadı. 1993 yılında da oğlu Çetin (Aydın) ve Hüseyin aynı yıl PKK’ye katıldı. 1995 yılında küçük oğlu olan Hüseyin’in çıkan bir çatışmada yaralı olarak yakalandığı haberini aldı. Süzgeç, oğlu Hüseyin için çırpınırken, 1997 yılında Sivas’ta çıkan bir çatışmada Çetin’in yaşamını yitirdiği haberiyle bir kez daha yıkıldı. Omuz omuza verdiği tüm bu acılara direndiği eşi Hıdır Sürgeç’i de 2004 yılında, “Örgüte yardım yapmak” iddiasıyla 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi. Elbistan Cezaevi’nde kalan eşi, 2008 yılında cezaevinde yakalandığı kansere yenik düşerek yaşamını yitirdi.

‘OĞLUMUN MEZAR TAŞINA SARILAYIM’

1989 yılında Siirt’teki Newala Qasaba Deresi’nde oğlu Kazım Sürgeç’in 82 arkadaşı ile birlikte gömüldüğü duyumunu alan Sürgeç, “26 yıldır gece gündüz oğlumun hasreti ile yatıp kalkıyorum. Ölmeden önce en azından sadece oğlumun bir kemiğini yanımda hissetmek istiyorum. Bir mezar taşı olsun bende mezar taşına sarılıp doyasıya ağlamak istiyorum. Benim yaşadığım acıyı hiçbir annenin yaşamasını istemiyorum. Başbakan, ‘Anneler ağlamasın’ diyor. Ama annelerin ağlaması için elinden geleni ardına koymuyor. Toplu mezarlar açılsın ve vahşeti uygulayanlar teker teker ortaya çıkartılsın” diye konuştu.

Ağabeyinin 82 arkadaşı ile birlikte topluca gömüldüğü haberini aldıktan sonra Siirt İHD Şubesine başvurduklarını ifade eden Emine Sürgeç, ağabeyinin yaşamını yitirdiğini aynı yıl haber aldıklarını ancak cenazesinin nerede olduğunu bilmediklerini kaydetti. Ağabeyinin 1981 yılında evden ayrıldığını ifade eden Sürgeç şunları söyledi. “1985 yılında Dersim’e bağlı Çiçekli Jandarma Karakolu bize Kazım’ın Pervari’de bir çatışmada yaşamını yitirdiğini söyledi. Ancak cenazesinin nerede olduğunu ve yaşamını yitirdiğine dair hiçbir bulguya rastlamadık. Son olarak 1990’lı yıllarda İHD Siirt yöneticiliğini yapan bir kişi açıklama yaptı ve 82 kişinin Newala Qasaba’da toplu olarak gömüldüğünü açıkladı. Bunlar arasında ağabeyim Kazım da yer alıyor. Listeyi açıklayan kişi ile görüştüm ve doğru olduğunu söyledi. Hatta dönemin askeri yetkilisi dahi konu ile ilgili savcılık ifade istediği takdirde vereceğini söyledi. Bizde Siirt İHD Şubesi’ne başvuru yaptık” dedi. (Tunceli/DİHA)

www.evrensel.net