18 Temmuz 2019 14:56

Eğitim Sen TİS taleplerini açıkladı: Güvenceli istihdam, yıpranma payı istiyoruz

Eğitim Sen, 1 Ağustos'ta başlayacak toplusözleşme görüşmelerine ilişkin taleplerini açıkladı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Eğitim Sen, 1 Ağustos'ta başlayacak kamu emekçilerinin toplusözleşme görüşmelerine ilişkin taleplerini paylaştı. Performans ve güvencesiz istihdamın kaldırılmasını, liyakata dayalı atama isteyen eğitim ve bilim emekçileri, ek ders ücretinin artırılmasını, ekonomik kayıpların karşılanmasını, sözleşmeli öğretmenlerin  yardım ve ek ödemelerden yararlanmasını, ders sürelerinin düzenlenmesini ve yıpranma payı talep ediyor.

TİS görüşmelerinin iş yerlerinin kapalı olduğu ve tatil döneminde yapılmasının bir dezavantaj olduğunu ve iktidarın elini güçlendirdiğini ifade eden Aydoğan, bu güne kadar hiçbir temel sorunlarının çözülmediğini gibi OHAL KHK'leri ve kriz ortamında ise sorunların daha da derinleştiğini söyledi.

TÜM EMEKÇİLERE "REFAH PAYI" ÖDEMESİ

Eğitim emekçilerinin her geçen yıl bir öncekini aradığına dikkat çeken Aydoğan, “Toplu sözleşme sürecinde ekonomik anlamda öncelikle geçmiş ekonomik kayıplarımızın karşılanması, maaş artışlarında her dönem yapıldığı gibi hedeflenen enflasyonun değil, gerçek enflasyon rakamlarının dikkate alınmasıdır. Satın alım gücümüzde yaşanan azalmayı ve ekonomik kayıplarımızı karşılayacak kadar, adaletli bir ücret artışı sağlanmalı, tüm kamu emekçilerine enflasyonun üzerinde ‘refah payı’ ödemesi yapılmalıdır. Vergi dilimi adaletsizliğine son verilerek adil bir vergi sisteminin oluşturulmalı ve gelir vergisinin sabitlenerek maaşlardan her ay aynı oranda gelir vergisi kesintisi yapılmalıdır”diye konuştu.

"CUMHURBAŞKANI VERDİĞİ SÖZÜ ISRARLA YERİNE GETİRMİYOR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilen 3600 ek gösterge sözünün de ısrarla yerine getirilmediğine değinen Aydoğan, “3600 ek gösterge ayrım yapılmaksızın bütün kamu emekçilerinin ve emeklilerin yararlanacağı şekilde çıkarılmalıdır” dedi. Aydoğan, OHAL KHK'leri ile ihraç edilen tüm kamu emekçilerinin derhal görevlerine iade edilmesinin de öncelikli talepleri olduğunu söyledi.

Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasını da eleştiren Aydoğan, iş güvencesinin sağlanması ve tüm hakların iade edilmesini istedi. Aydoğan, “Eğitimde performans değerlendirme, güvencesiz istihdam ve esnek çalışma uygulamalarından vazgeçilmeli, öğretmen atamalarında uygulanan mülakat ve güvenlik soruşturması adaletsizliğine son verilerek liyakate dayalı bir istihdam politikası benimsenmelidir. Eğitim emekçilerinin sınırlı iş güvencesini tamamen ortadan kaldırmayı ve angarya çalışmayı arttırmayı hedefleyen her türlü hazırlık ya da girişimin derhal durdurulması gerekmektedir” dedi.

EKONOMİK VE ÖZLÜK HAKLAR GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMALI

Ek ders ücretlerinin arttırılmasını, ‘Uzman öğretmenlik’ uygulamasına son verilerek tüm öğretmenlerin mali ve özlük haklarından eşit olarak yararlanması gerektiğini belirten Aydoğan, kadrolu çalışanlara verilen eş, çocuk doğum yardımı, yolluk ödeneği, yabancı dil tazminatı gibi ödemelerden sözleşmeli çalışanların da yararlanması gerektiğini söyledi. Aydoğan taleplerini şöyle paylaştı: “Tüm eğitim ve bilim emekçilerine yaptıkları işin önemi ve zorluğu dikkate alınarak her dört yıla bir yıl olmak üzere yıpranma hakkı verilmelidir. Öğretmen, hizmetli ve teknik personel açıkları kadrolu/güvenceli istihdam ile kapatılmalı, rotasyon uygulamasından vazgeçilmeli, norm fazlası öğretmenlerin istek dışı atamalarına son verilmelidir. Dersler 50 dakikadan 40 dakikaya indirilmeli, dinlenme hakkı düzenlenmelidir. Faranjit, varis, bel fıtığı, astım vb. hastalıklar öğretmenler için meslek hastalığı olarak kabul edilmelidir. Okul öncesi öğretmenleri ve sınıf öğretmenlerinin maaş karşılığı okutmak zorunda olduğu ders saati sayısı 18’den 15’e indirilmelidir."

Aydoğan, doktorasını bitirmiş olan bütün araştırma görevlileri doğrudan doktor öğretim üyesi kadrosuna atanması gerektiğini söyledi. Akademik yükseltmede araştırma ve yayınlar 'bilimsel yeterlilik' ilkesinin esas alınmasını isteyen Aydoğan,idari personele geliştirme ödeneğinin adil şekilde ödenmesini, üniversitelerde kadro sorununun çözülmesini talep etti.

"HAMİLELİKTE 15 SAATTEN FAZLA DERSE GİRİLMEMELİ"

Aydoğan, kadın emekçilerin taleplerini de paylaştı. Tüm kademelerde 'Toplumsal Cinsiyet Eşitliği' derslerinin zorunlu olmasını istediklerini dile getirerek, ders kitaplarında, hizmet içi eğitimlerde duyarlılık gösterilmesi gerektiğini söyledi. Kadın emekçilerin hamileliği tespit edildiği andan itibaren haftada 15 saatten fazla derse girmemesi belirten Aydoğan, “Doğum izinleri; doğum öncesi 8 hafta, doğum sonrası 24 hafta toplam 32 hafta ücretli izinli olmak üzere düzenlenmeli; doğum izni sürelerinin bitiminden çocuğun ilkokula başlayacağı süreye kadar geçen sürede anne ve babaya dönüşümlü kullanmak şartıyla 1 yıl ücretli ebeveyn izni verilmelidir. Süt izinlerinin kullanılmasından dolayı hiçbir ücret kesintisi yapılmamalı, süt izinlerinin kullanımının önündeki tüm fiili engeller kaldırılmalıdır. Boşanan, mobbinge, şiddete, tacize, istismara uğrayıp beyanda bulunan kadınların yer değiştirme isteği herhangi bir belge ibrazı istenmeksizin kabul edilmelidir” diye konuştu. Aydoğan, ayrıca devlet okullarına ihtiyacı kadar ödenek ayrılmasını ve her türlü dini vakıf ve derneklerle imzalanan protokollerin iptal edilmesini istedi.(Ankara/EVRENSEL)

ÖNCEKİ HABER

CHP'li Özgür Karabat: AKP'liler hâlâ İBB şirketlerindeki görevlerini sürdürüyor

SONRAKİ HABER

"Çocuklarımın yüzüne bakabilmek istiyorum"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa