13 Temmuz 2019 13:17

Cumartesi Anneleri, 746. haftada İbrahim Çelik ve Edip Çelik için adalet istedi

Cumartesi Anneleri, 1994'te Batman’da maskeli 4 kişi tarafından götürülen ve bir daha kendisinden haber alınamayan İbrahim Çelik ile babasının peşinden giden Edip Çelik’in akıbetini sordu.

İbrahim Çelik’in kızı, Edip Çelik’in kardeşi Ferya Çelik | Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Paylaş

Eylem NAZLIER
İstanbul

700’üncü haftadan beri Galatasaray Meydanı’na çıkmalarına izin verilmeyen kayıp yakınları, bu haftaki eylemlerini de İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesinin bulunduğu Beyoğlu Çukurlu Çeşme Sokak’ta gerçekleştirdi.

Polis ablukası altında düzenlenen eyleme kayıp yakınları, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP  Milletvekili Oya Ersoy ve çok sayıda yurttaş destek verdi.

Bu hafta 1994'te Batman’da maskeli 4 kişi tarafından yol gösterilmek üzere götürülen ve bir daha kendisinden haber alınamayan 50 yaşındaki İbrahim Çelik ile şüphelenerek babasının peşinden giden 19 yaşındaki Edip Çelik’in akıbeti soruldu.

"90'LI YILLARDA BATMAN, HİZBULLAH'IN ÜSSÜ KONUMUNDAYDI"

Bu haftaki basın açıklamasını gözaltında kaybedilen Hasan Ocak'ın kızkardeşi Maside Ocak okudu. 746. haftalarında 25 yıl önce Batman’da Hizbullah tarafından evlerinden alınarak kaybedilen İbrahim Çelik ve Edip Çelik akıbetlerini sormak için buluştuklarını söyleyen Ocak, "90’lı yıllarda Batman, Hizbullah’ın üssü konumundaydı. Batman-Silvan-Diyarbakır üçgeninde binlerce cinayet işleyen örgüt TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu raporunda da çarpıcı biçimde anlatıldığı gibi güvenlik ve idari bürokrasinin kollaması, desteği ve göz yummasına işaret eden bir biçimde hiçbir engelle karşılaşmıyordu. Buradaki bazı askeri birliklerde silahlı eğitim yaptılar, lojistik destek gördüler" dedi.

"HUKUK İŞLETİLMEDİ"

İbrahim Çelik ve Edip Çelik’ten 1994'ten beri haber alınmadığını belirten Ocak, "Eşi ve oğlundan haber alamayan Merese Çelik, onların bulunması için emniyete ve jandarmaya başvurdu. Hizbullahçı Talat Rüzgâr, Aziz Önlük, İlhan Önlük, Resul Güneş ve Çetin Dursun isimli kişiler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Ancak bütün başvuruları sonuçsuz kaldı. 25 yıldır İbrahim ve Edip Çelik dosyasında hukuk işletilmedi" diye konuştu.

"KAYIPLARIMIZ İÇİN ADALET İSTEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ"

İbrahim ve Edip Çelik'in gözaltında kaybedildiğini vurgulayan Ocak, "Çünkü uluslararası hukuka göre devletin görevlendirmesi, desteği ile hareket eden kişi ya da grupların insanları gözaltına alarak veya kaçırarak özgürlüklerinden mahrum bırakması ve akıbetlerini gizlemesi gözaltında kaybetme suçu kapsamındadır" dedi.

Devlet yetkililerinin, göz yumma şeklinde bile olsa, bu alıkonulmaya dâhil olmalarının devletin gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğuna işaret ettiğini hatırlatan Ocak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Uluslararası hukuktan ve anayasadan kaynaklanan yükümlülüklerinizi yerine getirin. Adaletin sağlanması yükümlülüğünüzü yerine getirin. Gözaltında kaybetme insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur ve zaman aşımına tabi değildir. Kaldı ki mevcut yasalar, kanuni takibat sürecinin engeller nedeniyle aksadığı durumlarda zaman aşımı süresinin durdurulmasına imkan vermektedir. İbrahim ve Edip Çelik’in gözaltında kaybedilmesi ile ilgili yasal takibatın ciddi ölçüde engellenmiş olması, etkin soruşturmaların yapılmamış olması nedeniyle, zaman aşımı hükümlerini uygulamayarak etkili soruşturmanın önünü açın. İbrahim ve Edip Çelik için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz! Kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz."

"GALATASARAY MEYDANI'NDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ"

Ocak, 47 haftadır gerçek dışı gerekçelerle yasaklanan Galatasaray Meydanı'ndan vazgeçmeyeceklerini dile getirdi.

"HAKİKATİ VE ADALETİ İSTİYORUZ"

Açıklama sırasında gözyaşlarını tutamayan İbrahim Çelik’in kızı, Edip Çelik’in kardeşi Ferya Çelik bu buluşmada da konuşamadı.

Daha sonra gözaltında kaybedilen Ferhat Tepe'nin annesi Zübeyde Tepe söz aldı. Tepe ise şunları söyledi:

"25 yıldır kayıplarımızı arıyoruz, 25 yıldır! Babamız, oğullumuz, eşlerimizi, kızlarımız kayboldu. Kuşaktan kuşağa mücadele ediyoruz. Hakikate, adalete elimizi uzattık ama onlar ellerini bize uzatmadılar. Bizim çocuklarımızı neden öldürdüler? Bizim çocuklarımızın suçu neydi? Şimdiye kadar onların mücadelesini devam ettiriyoruz. Hakikati ve adaleti istiyoruz. Büyük mercilere sesleniyorum neden Galatasaray'ı yasakladılar? Biz orada sessiz sessiz oturuyorduk, yalnızca çocuklarımızın resmini bağrımıza basıyorduk, orada sadece çocuklarımızı istiyorduk. Orayı geri alıncaya kadar mücadele edeceğiz. Çocuklarımızın katillerini sormaya devam edeceğiz, adalet önünde yargılasınlar istiyoruz."

ÖNCEKİ HABER

Mordoğan RES kapasite artışı projesine bir iptal kararı da Danıştay'dan

SONRAKİ HABER

Diyarbakır'da zırhlı polis aracına saldırı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa