İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Barış Akademisyenleri'ne desteğini yineledi

İzmir’de Barış Akademisyenleri'ne destek oldukları için 82 kişiye açılan davalara ilişkin İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri açıklama yaptı, Barış Akademisyenleri'ne destek olduklarını yineledi.

11 Temmuz 2019 15:01
Paylaş

İzmir’de, Barış Akademisyenleri'ne destek oldukları için 82 kişiye açılan davalara ilişkin İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri basın toplantısı düzenledi ve akademisyenlere desteklerini yineleyerek "Suçlarına ortak olmaya devam ediyoruz" dedi.

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, Barış Akademisyenleri'ne destek oldukları için 82 kişiye açılan davaya ilişkin İzmir Mimarlık Merkezi'nde basın açıklaması gerçekleştirdi.

"BARIŞ MÜCADELESİ BU TOPRAKLARDA MUTLAKA KAZANACAK"

Açıklama öncesi konuşan Barış Akademisyeni Ferude Aksultan, "2015 yılının yükselen şiddet ortamında hepimiz çaresizlik yaşadık. 'Suça ortak olmayacağız' metni önümüze geldiğinde çığlık atmış olduk. 2016 yılının ocak ayında bildiri açıklandığında yüksek merciler tarafından hedef gösterildik. Biz onlarla baş etmeye çalışırken, fakültelerde selam verilmeyip ötekileştirmeye maruz kalırken, sizler basın açıklaması yaptınız ve savcılığa kendinizi ihbar ettiniz. Kendimizi asla yalnız hissetmedik. Bu suç duyurusunu yaparken aynı çığlığı attık. Davalar tek tek görülüyor ama hiçbir barış akademisyeni yalnız kalmadığı gibi kendini ihbar eden bir arkadaşımız da yalnız kalmayacak. Biz kazanacağız, barış mücadelesi bu topraklarda mutlaka kazanacak" dedi.

84 KİŞİ İMZA ATMIŞTI

Konuşmanın ardından basın açıklamasını İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri adına okuyan Vezan Karabulut ise, "Barış Akademisyenleri'nin 'suç'una ortak olmaya devam ediyoruz" dedi.

Özellikle 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında yaratılan gerginlik atmosferinin ilerleyen aylarda yüzlerce yurttaşın ölümüyle sonuçlanan bir çatışma durumuna evrildiğini söyleyen Karabulut, "Kentler, ilçeler harabeye dönmüş, buna karşı barışın sesini yükseltmeyi amaçlayan akademisyenler de seslerini “Bu suça ortak olmuyoruz” başlıklı Barış İçin Akademisyenler Bildirisi aracılığıyla duyurmak istemiş, imzaya açılan bildiriyi 2000’den fazla isim imzalamıştı. Metnin kamuoyu ile paylaşılmasının ardından, başını iktidarın önde gelen isimlerinin ve iktidar medyasının çektiği bir güruh tarafından, imzacı akademisyenler hedef haline getirilmişti. Linç dalgası sürerken bizler de, barış talebine destek olmanın bilinciyle, İstanbul ve Ankara’daki destekçiler ile benzer şekilde İzmir’den çeşitli meslek grubu ve toplum kesimlerinden 84 kişi 18 Ocak 2016 tarihinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na “biz de bu sözlerin altına imza atıyoruz ve yasal sorumluluğu üstlenmeye hazırız” diyerek başvuruda bulunduk" dedi.

Aradan geçen yaklaşık 3 buçuk yıllık zamanda bizler İstanbul’daki çeşitli ağır ceza mahkemelerinde tarafından bir dava açıldığını öğrendiklerini belirten Kafabulut, "Davanın iddianamesinde, “Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bildirinin, PKK/KCK’ye destek ve örgüt propagandası mahiyetinde olduğu belirtilerek,  bildiri imzacılarının “ulusal ve uluslararası kamuoyunda devlete ve hükümete karşı güvensizlik algısı oluşturarak ve toplumsal ayrışmalar yaratarak bölünmelere zemin hazırladıklarını, neticede kamu düzenini bozmayı, devlet otoritesini zaafa uğratmayı planladıkları” öne sürülmekte. Söz konusu iddianamede, Barış İçin Akademisyenler arasında yer alan Prof. Dr. Füsun Üstel’in “terör örgütü propagandası” suçundan aldığı mahkûmiyete ilişkin istinaf başvurusunun reddedilmesi örnek gösterilip, yaptığımız eylemin de suçun yasadaki tanımına uygun olduğu iddia edilerek ve 3713 sayılı yasanın 7/2 maddesi uyarınca cezalandırılmamız istenmekte" diye konuştu.

BARIŞ TALEBİNİ YÜKSELTME ÇAĞRISI

Barış talebinin suç olmadığını söyleyen Karabulut, "Bu taleplerinden dolayı ihraç edilen, hapis cezalarına çarptırılan Barış Akademisyenleri gibi bizler de o gün ne söylediysek bugün aynılarını savunmaktayız. Talebimiz bâkidir; devletin vatandaşlarına karşı hangi saikle olursa olsun uyguladığı şiddet son bulmalıdır. Ülkede barışın dili hâkim olmalı, diyalog ve müzakere yoluyla barış arayışına öncelik verilmelidir" diyerek

İzmir kamuoyuna yan yana durma, barış talebini yükseltme çağrısında bulundu. (İzmir/EVRENSEL)

 

ÖNCEKİ HABER

Egemen Bağış’tan Ali Babacan yorumu: İsteyen parti kurar, isteyen turşu

SONRAKİ HABER

2019 YKS sonuçları açıklandı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa