Baraj, köyü adaya dönüştürdü!

Baraj, köyü adaya dönüştürdü!

Dersim, Bingöl ve Elazığ arasında bulunan Mazgirt ve Nazimiye’ye bağlı köy ve mezralar, Peri Suyu üzerine yapılan barajlar nedeniyle teker teker su altında bırakılıyor. Golêk köyü de  Pembelik ve Seyrantepe barajları için tutulan suyun yükselmesi ile bir ‘ada’ köye dönüştü. Köyün ulaşım

Kemal Özer

Peri Suyu üzerinde Seyrantepe barajının ardından Paş, Tatar Barajı, Pembelik barajı ve HES inşaatına başlandı. Bu barajların tamamlanması durumunda onlarca köy ve mezrada yaşayanlar da göç etmek zorunda kalacak. Son olarak Pembelik Barajı’nın toplamda 77 metrelik beton bendinde gövde kısmının inşaatını kolaylaştırmak için, yine Peri Suyu üzerinde bulunan Seyrantepe barajının kapakları açıldı ve su seviyesi yaklaşık 20 metre düştü. 1999-2000 yılında yapılan Seyrantepe barajının ortaya çıkardığı kirliliği yerinde görmek için gittiğimiz baraj çevresinde, vadi ve çevresinde yaşanan kirlilik de gözler önüne çıktı.
Vadilerde barajlar için tutulan su yükseldikçe Golêk köyü bir ada köye dönüştü. Köylülerin ulaşımı için tek alternatifi olan köprü de Seyrantepe barajının suyunun bırakılması ile yıkıldı, bu kez köyün etrafı sadece su değil metrelerce devam eden çamurla kaplandı. Köylülerin şimdi tek ulaşım aracı 4 kişilik bir bot... Köyden çıkmak istediklerinde yaşlısı, genci, çocuğu bu botla karşıya geçmek zorunda kalmakta, ardından ise çamurda bata-çıka yürüyerek yola ulaşabilmekte.

Golêkliler, son olarak Karakoçan’da yaşayan köylüleri Haydar Yıldırım’ın vefat etmesi ile, ölülerinin yasını tutmak yerine, cenazeyi köylerine ulaştırmak için seferber oldu.

Cenazeye çevre köy ve ilçelerden gelen yüze yakın kişi 2’şer 3’erli gruplar halinde botla köy mezarlığına geçti. Ardından su başına kadar minibüsle getirilen cenazenin bulunduğu tabut iki kişinin yardımı ile bota yerleştirilip karşıya geçirildi, ardından ise defin sonrası misafirlere ikram edilmek için yaptırılan yemek botla karşıya geçirildi. Cenaze boyunca çalışan bot, köyle suyun karşısında onlarca sefer yapmak zorunda kaldı. Köylüler ise yaşanan duruma isyan etti.

BARAJ KÖYLERİ BOŞALTACAK

Köylülerden Ali Düzgün, barajla birlikte arazilerinin su altında kaldığını anlattı. Yaptıkları başvuruların hiçbirinden sonuç alamadıklarını söyleyen Düzgün, ulaşım mağduriyetine değindi.

Ali Gür tepkisini şöyle anlattı:  “Demek ki biz bu ülkenin vatandaşı değiliz. Barajı yaptılar fakir-fukaranın arazisi su altında kaldı, onlar da menfaatini götürdü.” Barajdan dolayı köylerin zorla istimlak edildiğini hatırlatan Veli Narin, yapılan köprünün su altında kaldığını ve ulaşım için kullandıkları küçük botu da askerden güvenlik gerekçesiyle izin alarak kullandıklarını anlattı.  Botla ulaşımın tehlikeli olduğunu da söyleyen Narin şöyle konuştu: “Tansu Çiller’in başbakanlığı döneminde zulüm ve hakaretten köyler terk edilip, şehirlere göçüldü. İnsanlar yeni yeni dönüyordu, şimdi de barajdan dolayı göç ediyorlar.”  (DersimEVRENSEL)

www.evrensel.net