05 Temmuz 2019 14:04

TMMOB İKK: DEÜ rektörlüğü ne yapmaya çalışıyor?

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin taşınmasına dair açıklama yapan TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Rektörlüğe şeffaf ve katılımcı bir süreç yürütmesi çağrısı yaptı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nin taşınmasına ilişkin yazılı açıklama yapan TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, "DEÜ Rektörlüğü’nü süreci şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütmeye davet ediyoruz" dedi. Dokuz Eylül Üniversitesi GSF Öğretim Elemanları fakültenin taşınmak istenmesi kararına karşı Rektörülüğe sorular yöneltti.

Dokuz Eylül Üniversite Güzel Sanatlar Fakültesi binalarında rektörlükçe yapılması planlanan güçlendirme çalışmaları ve buna bağlı olarak fakültenin geçici olarak Tınaztepe Yerleşkesine taşınması kararına ilişkin, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) yazılı açıklama yaptı. Açıklamada 6 Şubat 2019 tarihinde yapılıp bugüne kadar herhangi bir yerde bulunmayan ve kamuoyuyla paylaşılmayan fakültedeki binaların depreme dayanıksız olduğuna dair raporun 4 Temmuz 2019 tarihinde sadece sonuç bölümünün yayınlandığı belirtildi.

"KARARI ÖZENSİZ BULUYORUZ"

"Öncelikle GSF, sadece İzmir için değil, yetiştirmiş olduğu sanatçı, yazar ve aydınlar açısından Türkiye’nin önemli ve kadim bir okulu ve değeridir. Bu nedenle fakültenin özenle korunması gerektiğini düşünüyoruz" denilen açıklamada, "Rektörlük gibi idari bir ihtiyaç planına göre inşa edilen bir binaya taşınmasının eğitim açısından kabul edilemez bir uygulama olduğunu hem öğrencilerin hem de akademisyenlerin söylemlerinden anlıyor ve onları haklı buluyoruz. DEÜ Rektörlüğü’nün, GSF’nin taşınması konusunda almış olduğu kararları özensiz buluyor ve bir eğitim kurumuna yakışmadığını düşünüyoruz" ifadelerine yer verildi.

REKTÖRLÜĞE SORULAR

Açıklamada konuyla ilgili rektörülüğe bazı sorular yöneltildi:

  • 6 Şubat 2019 tarihinde hazırlanmış olan rapor neden bugüne kadar kamuoyundan, öğrencilerden, akademisyenlerden gizlenmiştir?
  • Konu kamuoyunda bu kadar tartışıldığı için mi raporu açıklamak zorunda kalınmıştır?
  • Söz konusu inceleme sadece GSF için mi yapılmıştır? Rektörlük, benzer incelemeyi GSF dışında başka binalar için de yaptırmış mıdır? Yaptırmışsa bu raporların sonuçları ne olmuştur?
  • 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, riskli binaların 2 ay içinde boşaltılıp yıkılmasını zorunlu tutmaktadır. Söz konusu raporda riskli olduğu tespit edilen binaların boşaltılması için neden bu kadar zaman beklenmiştir? Bu süre içerisinde olası bir deprem sonucu meydana gelebilecek can ve mal kaybından Rektörlük sorumlu değil midir?
  • Bu süre zarfında raporda belirtilen binaların güçlendirilmesine yönelik proje- etüt çalışması yapılmış mıdır? Yapılmışsa sonuç ne olmuştur? Kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?
  • Madem amacınız fakülte öğrencileri, çalışanları ve akademisyenlerinin can ve mal kaybı yaşamamasıdır, neden bu süreç şeffaf ve kamuoyuna açık bir şekilde yürütülmemektedir?
  • İnsan yaşamını doğrudan etkileyen bu süreç, krize neden olmadan yönetilemez miydi?

Açıklamada DEÜ Rektörlüğü süreci şeffaf ve katılımcı bir şekilde yürütmeye davet edilirken, sorulara da yanıt beklendiği vurgulandı. TMMOB sürece destek vermeye hazır olduklarını ve konunun takipçisi olacaklarını dile getirdi.

DEÜ GSF ÖĞRETİM ELEMANLARI: YENİ BİNA EĞİTİMİ KARŞILAYACAK KAPASİTEDE DEĞİL

Öte yandan Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Elemanları da fakültenin taşınmak istenmesine karşı dün yazılı açıklama yaptı.

Sürecin 2019'un Ocak ayında bölüm başkanlarının Tınaztepe’de yapılan rektörlük binasına götürülmesi ile başladığı belirtildi. Mevcut binanın depreme dayanaksız olduğu ile ilgili fiziki etütlerin ve deprem risk analizinin uzun süre yapılmadığı ifade edilen açıklamada, "Bunun üzerine apar topar binamızdan numuneler alınıp gerekli raporların hazırlanması için çalışma başlatılmıştır. Bu durumda 6 Şubat 2019 tarihli rapora rağmen fakülte resmi olarak bilgilendirilmeyerek yaklaşık dört buçuk ay boyunca öğrencilerimizin ve çalışanlarımızın can güvenliği konusunda rektörlük üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmemiştir" denildi.

"ÖNERİLERİMİZ DİKKATE ALINSIN"

Açılamada, "Rektörlüğümüzün can güvenliği konusundaki hassasiyetini bizler de taşıyoruz. Ancak bu noktada Mart 2018’den beri üniversitemize ait binalarda yürütüldüğü söylenen bu çalışmalar kapsamında, yaklaşık 70 yıllık rektörlük binasından, 60 yıllık Eğitim Fakültesi binalarından, 50 yıllık İktisat Fakültesi binalarından ve bizimle aynı yerleşkede bulunan 35 yıllık Tıp Fakültesi Hastanesi binasından numune alınmamışken, 25 yıllık Güzel Sanatlar Fakültesi Binasından alınan numuneler ve rapor üzerinden bir tahliye süreci yürütülmesini kamuoyunun takdirine bırakıyoruz. Tınaztepe’deki Rektörlük için inşa edilen yeni binanın fiziki şartları, Bölüm Başkanlarımızın 4 ay önce verdiği raporlarda da belirtildiği üzere, sanat eğitiminin asgari şartlarını karşılayacak bir kapasitede değildir. Taşınma sonucu fiziki yetersizliklerden kaynaklı eğitimin aksamaması ve öğrencilerimizin eğitim hayatında mağduriyetler oluşmaması adına, Rektörlüğümüzün İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin çağrısına olumlu yanıtıyla birlikte tüm GSF bileşenlerinin de öneri ve görüşlerinin alınabileceği diyalog kanallarının açılmasını talep ediyoruz" ifadelerine yer verildi. (İzmir/EVRENSEL) 

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Berat Albayrak: Türkiye, üzerinden para kazanılacak bir ülke değil

SONRAKİ HABER

"Sadiye Eser ve Sadık Topaloğlu’nun gazeteciliğine tanığız"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa