Oğlunu iş cinayetinde kaybeden anne: 50 lira oğlumun canından daha mı kıymetli?

Kayseri Erciyes Üniversitesi bünyesinde yemekhanede aşçı olarak çalışan 22 yaşındaki Kadirhan Özdemir, 50 liralık kaçak akım rölesi takılmadığı için elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.

02 Temmuz 2019 03:44
Paylaş

Ahmet AKARSU
Kayseri

Kayseri Erciyes Üniversitesi (ERÜ) bünyesinde yemekhanede aşçı olarak çalışan 22 yaşındaki Kadirhan Özdemir, mikser aletinde oluşan kaçak elektrik sonucu 7 Mart günü yaşamanı yitirdi. Yetkililerin “Oğlunuz obeziteydi, kalp ilacı kullanıyordu, kalp krizinden öldü” söylemlerine karşı Erciyes Üniversitesinde memur olan anne Hatice Özdemir, otopsi sonucu ve bilirkişiden aldığı raporlarla adalet mücadelesine başladı. 50 liralık bir aletle kaçak akımın saptanabileceğini ifade eden Anne Özdemir “50 lira oğlumun canından daha mı kıymetli? Oğlumun kanı yerde kalmasın, ihmaller giderilsin ve sorumlular yargılansın, ceza alsın. Başka analar üzülmesin” diyor.

Oğlunu kısa süre önce kaybeden acılı anne Özdemir, “Oğlum hayata bağlı, enerjik bir çocuktu. Çok sosyal biriydi. Babasız büyüdü ama kendi emeğiyle geçinmesini de iyi bilen biriydi. Aşçılık kurslarına gitti, kendini geliştirdi ve ERÜ’nün yemekhanesine taşeron olarak işe başladı. Kısa süre sonra kadro aldı. Adına kadro denirse… 1 yıldır ERÜ’de aşçılık yapıyordu. İş arkadaşları arasında sevilendi oğlum” dedi.

İŞ CİNAYETİ GELİYORUM DEDİ!

Ölümünden 10-15 gün önce “Anne elektrik çarptı ölüyordum az kalsın” demiş annesine. Özdemir, “Kadirhan işini severek yapardı. Her sabah işine iştahla giderdi. Ölümünden kısa süre önce az kalsın elektrik çarptı ölecektim dedi. Yüreğim ağzıma geldi. Nerden bilirdim bunu söyledikten iki hafta sonra öleceğini. Ben anneyim vicdanım sızlıyor. Kadirhan’ımın başına bunların gelmesinde ihmali olanların vicdanı hiç sızlıyor mu?” diye konuştu.

"50 LİRA OĞLUMUN CANINDAN DAHA MI KIYMETLİ?"

Kadirhan’ın ölümünü iş kazası değil, iş cinayeti olarak değerlendirdiğini söyleyen Özdemir, “Ölüm anını izledim. Sürekli elektrik çarpmaları yaşanıyormuş. Sonradan öğrendim, kaçak akımın olduğunu anlayan alet ucuz, 50 liralık basit bir şeymiş! Oğlumun canından daha mı kıymetliydi? Orada ölümle burun buruna çalışan insanlardan daha mı değerli?” ifadelerini kullandı.

Özdemir şöyle devam etti: “Cenaze ve taziye ziyaretinde ERÜ’den gelen yetkili kişiler, akrabalara ‘Oğlunuz kalp krizinden öldü, hap kullanıyordu’ gibi şeyler söylemişler. Benim oğlum doğru dürüst ağrı kesici bile kullanmazdı. Yetkililer ‘ERÜ’nün ihmali sonucu öldü oğlumuz’ diyen yakınlarımıza ‘Koca ERÜ ihmalli davranır mı?’ demişler. Koca ERÜ ihmalsiz davranmış ki oğlum şu an hayatta değil! Ben de ERÜ’de memur olarak çalışmama rağmen korkmuyorum. Oğlumun cinayetini ortaya çıkaracağım.”

BİLİRKİŞİ VE OTOPSİ RAPORU GERÇEĞİ ORTAYA KOYUYOR!

Bilirkişi ve otopsi raporunun kısa süre önce sonuçlandığını söyleyen Özdemir, “Raporlarda elektrik akımına dair hiçbir önlem olmadığı ortaya çıkmıştır. Çalışma ortamında suyun içinde ellerinde ve ayaklarında ne bir çizme ne bir elektrik akımına karşı kullanabileceği eldiven olmadığı ve olması gerektiği söylenmiştir. Oğlumun tek eksiği ise hijyen için kullanılan plastik eldiven takmaması çıktı. Zaten plastik eldivenin de yüksek akımda bir elektriği engellemesi mümkün değil. Oğlum, ölürken ‘Yandım anam’ demiş. Yandım anam diyen oğlumun adaletini arıyorum” dedi.

"İŞÇİ CİNAYETLERİNİ HEP BİRLİKTE ÖNLEYELİM!"

Hukuki süreci başlattığını söyleyen Özdemir, “İhmalin olduğu iş kazası değil, cinayet olduğu raporlarda da ortaya çıktığı üzere hakkımı sonuna kadar arayacağım. Ama bir anne olarak hiçbir gencin, insanın ölmesine izin vermeyelim. Başka anaların canı yanmasın. Bu sorun sadece Kayseri’nin değil, Türkiye’nin değil, dünyanın sorunudur. Bu cinayetleri gelin birlikte önleyelim. Sesimize ses katalım” ifadelerini kullandı.

ÖNCEKİ HABER

Bölge Baroları: Barışı denemenin tam zamanı

SONRAKİ HABER

HDP’li belediyenin çocuk kampı kapatıldı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa