28 Haziran 2019 15:15

G20 Zirvesi: Uzlaşma yerine çatışma

1997 yılında "Asya krizi"ne karşı ortak hareket etme adı altında toplanan G20 Zirvesi, bu kez "ticaret savaşları" gölgesinde gerçekleşiyor.

Fotoğraf: AA

Paylaş

Yücel ÖZDEMİR
Köln

İlk olarak ABD Eski Başkanı Bill Clinton’un çağrısıyla "Asya krizi" konusunda dünya genelinde yaşanan ekonomik ve mali krize çare bulma, ortak politikalar belirleme iddiasıyla toplanan G20 Zirvesi, gelinen aşamada emperyalist devletler arasında çatışma zirvesine dönüşmüş bulunuyor. Bugün Japonya’nın Osaka kentinde başlayan zirvede gözler asıl olarak ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yapılacak görüşmede.

22 yıl önce ortak mali ve ekonomik politikalar üzerinden kapitalizmi içine düştüğü krizden kurtarmak için pek çok alanda uyum ve uzlaşma içerisinde olan emperyalist devletler ve onların işbirlikçileri, şimdi özellikle ekonomik rekabet üzerinden “ticaret savaşı” sürdürüyorlar. ABD’nin öncelikle Çin ve Almanya’yı hedefe koyarak sürdürdüğü bu savaşta, G 20 Zirvesi’nden bir uzlaşmanın çıkması beklenmiyor. En azından ilgili muhataplar uzlaşmaya dair mesajlar verilmedi.

Zirvenin resmi gündeminde yer alan ekonomik ve mali sistemde reform, iklim-çevre politikaları ve kadın hakları konusunda, daha önce belirlenen hedeflerin dışına çıkılması beklenmiyor. Dönem Başkanı Japonya, zirvenin başarısızlıkla sonuçlanmaması için yoğun bir gayret içinde. Zirveden önce Tsukuba’da bir araya gelen G 20 ekonomi bakanları, somut bir sonuç belgesi üzerinde net bir anlaşma sağlanamamıştı. Almanya’da yayınlanan Frankfurter Allgemeine Zeitung’de yer alan haberde, maliye bakanlarının son anda üzerinde anlaşmaya vardığı “Ticaret ve yatırım için özgür, adil, ayrımcı olmayan, şeffaf, öngörülebilir ve istikrarlı bir ortam yaratmaya çalışacağız” cümlesinin  minimum uzlaşmayı ifade ettiği dile getirildi. Bu genel ve asgari uzlaşma cümlesinin somutlaştırılmak istenmesi durumunda sonuç bildirisinde anlaşmanın sağlanamayabileceği ileri sürülüyor. Zirveye katılan 18 ülke ve AB’nin ticaret savaşının önüne geçmek için ABD lideri Trump’a baskıyı artırması bekleniyor. Ancak, ABD Başkanı Trump’un geri adım atmasına pek ihtimal verilmiyor.

TİCARET SAVAŞININ GÖLGESİNDEKİ ZİRVE

Zirve öncesinde yapılan bütün değerlendirmelerde ABD ile Çin arasında “ticaret savaşı” konusunda bir uzlaşmanın sağlanıp sağlanmayacağı konuşuluyordu. Trump, zirveye katılmadan önce FOX Business Network televizyonuna verdiği röportaja Çin’den çok Almanya’ya yüklendi. “Avrupa bize Çin’den daha kötü davranıyor” diyen Trump, özellikle Almanya’nın Rusya ile yaptığı doğalgaz ticaretini bir kez daha sert şekilde eleştirdi. Trump, açıklamasında Rusya’yı kast ederek, “Almanya potansiyel düşmanımızla ticaret yapıyor” dedi.

Trump, zirve kapsamında cuma günü bir araya geldiği Almanya Başbakanı Angela Merkel’e, Alman basınını da şaşırtacak şekilde övgülerle karşıladı. Merkel için, “Fantastik kadın” diyen Trump, Avrupa ile ABD arasında otomobil gümrük vergilerinin kalkmasının ise söz konusu olmadığını söylemekle yetindi. Dolayısıyla ABD ile AB arasındaki ilişkilerde bir yumuşama görünmüyor.

Zirveye asıl olarak Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yapılacak görüşmenin damgasını vurması bekleniyor. Her iki ülke arasında süren “ticaret savaşı” konusunda bir anlaşmanın çıkıp çıkmayacağı merak ediliyor.

Trump, ABD’nin Çin’e karşı verdiği yaklaşık 400 milyar dolarlık ticaret açığını kapatmak için Çin mallarına aşamalı olarak gümrük verileri koymaya başlamıştı. 2018’den itibaren dört aşamada ilan edilen gümrük vergileri sınırı 300 milyar doları buldu. ABD, en son Çin telekomünikasyon tekeli Huawei’yi hedefe koymuştu. Bir çok şirkete ve ülkeye de Huawei ile ticari bağlarını kesmesi için baskı yapmıştı. Bunun üzerine ABD tekelleri Google ve Intel, Hauwei ile işbirliğini bitirmişti. Buna karşılık Çin’de karşı hamle yaparak bazı ABD mallarından gümrük verileri almaya başladı. Çin, diğer ülkelerle ise gümrük verilerini düşürme yoluna gitmişti. Şi ile görüşmeden önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, “verimli bir görüşmenin olmasını istediğini” söylemekle yetindi.

PARİS İKLİM ANLAŞMASI NE OLACAK?

Zirvede ayrıca küresel ısınma ve iklim konusunda da ülkeler arasında tartışmanın çıkması bekleniyor. Zirveye katılan AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, AB ülkelerinin iklim ve çevre konularında bir önceki zirvede alınan kararların gerisinde bir öneriye imza atmama konusunda anlaşmaya vardığını söyledi. En son Buenos Aires’te yapılan G 20 Zirvesi’nde AB dışındaki ülkeler  Paris İklim Anlaşması’nın olduğu gibi hayata geçirilmesi konusunda anlaşmaya varmıştı. Ancak bu kez Brezilya ve Avustralya’nın da Paris İklim Anlaşması şartlarına karşı çıkacağı ileri sürülüyor. Bu nedenle iklim ve çevre politikaları konusunda da tartışmanın şiddetlenmesi bekleniyor.

PAZARLIK PLATFORMUNA DÖNÜŞTÜ

Daha önce “küresel ekonomik sorunlara çözüm adresi” olarak gösterilen G 20 Zirvesi, gelinen aşamada dünyanın sorunlarını çözmeden çok, sorun çıkaran ülkelerin liderlerinin pazarlık sahasına dönüşmüş durumda. Dünya ekonomisinin yüzde 80’ine sahip olan, G 20 ülkeleri aynı zamanda dünya genelinde devam eden açlık, yoksulluk, savaşlar, kıtlık ve silahlanmanın da baş aktörü durumunda. Bu nedenle G 20 zirvelerinden sorunlar konusunda bir çözüm çıkmadığı gibi, var olan sorunlara yenileri ekleniyor. Bu nedenle zirve gelinen aşamada rekabet içerisindeki ülkelerin bir kez daha kozalarını paylaşma, yeni ittifak arayışlarından başka bir anlamı taşımıyor.

Yapıldığı ketlerde ise halkın hayatını felç etmeye devam ediyor. Osaka’da alınan yoğun güvenlik önlemleri nedeniyle okullar kapalı kaldı. Protestolara izin verilmedi. İki yıl önce Almanya’nın Hamburg kentinde yapılan zirve yüzbinler tarafından protesto edilmişti. Polis göstericilere karşı yoğun bir şiddet kullanmıştı. Buna rağmen eylemlerin güçlü geçmesini engellememişti.

İRAN KONUSUNDA UZLAŞMA BEKLENMİYOR

Trump’ın ayrıca İran’a yönelik yaptırımlar ve müdahaleyi de zirveye taşıması bekleniyor. Trump askeri müdahale için acele etmeye gerek olmadığını söylerken, Şi bölgenin “Savaşla barış arasında yol ayrımında” olduğunu belirterek, barıştan yana tavır alacaklarını söyledi.

Almanya Başbakanı Merkel ise, BM Güvenlik Konseyi Daimi ülkelerin aynı zamanda G 20 üyesi olduğunu belirterek, “BM’de çözülmeyen bir konunun G 20’de çözülmesini beklemiyorum” demekle yetindi.

G 20 Dönem başkanlığını Japonya’dan sonra Suudi Arabistan devralıyor. Bir sonraki zirveye bu nedenle, Cemal Kaşıkçı cinayeti dolayısıyla dünya genelinde dikkatleri üzerine çeken Suudi Velihatı Muhammed bir Salman’ın ev sahipliği yapacak.

ASYA, ABD'SİZ YENİ TİCARET ANLAŞMASI HAZIRLIĞI

G 20 Zirvesi’nde ev sahipliği yapan Japonya, ekonomik durgunluğu aşmak ve bölgede daha etkili bir rol oynamak için yeni bir ticaret anlaşması için hazırlıklara başladı. ABD Başkanı Donald Trump, görece gelir gelmez Barack Obama yönetimi tarafından imzalanan Pasifik Ticaret Anlaşması’nı (TPP) hemen iptal etmişti. Trump ile yakın ilişkilerini sürdüren Japonya Başbakanı Shinzo Abe, bölge ülkeleriyle yeni bir serbest ticaret anlaşması yapmak için harekete geçti. Bölgesel Kalkınmalı Ekonomik Ortaklık (RCEP) adını taşıyan anlaşmaya ASEAN ülkelerinin yanı sıra Çin, Güney Kore, Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın üye olması planlanıyor. Böylece bölge ülkeleri arasında serbest ticaretin önünün açılması hedefleniyor. Japonya ayrıca Dünya Ticaret Örgütü’nde reform yapılmasını da istiyor. Japonya’nın bu girişimi ticari olarak çıkarlarının Asya ülkeleriyle serbest ticaret yapmasından kaynaklanıyor. Japonya, en fazla petrol satın aldığı İran’a karşı askeri müdahale konusunda da ABD ile aynı politikayı savunmuyor. (DIŞ HABELER)

ÖNCEKİ HABER

Milan, 2019-2020 sezonunda UEFA Avrupa Ligi'nden men edildi

SONRAKİ HABER

Ukrayna'da halk parlamento seçimleri için sandık başında

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa