Evlatlarımız için savaşa karşı çıkalım

Evlatlarımız için savaşa karşı çıkalım

Sık sık iş cinayetleriyle gündeme gelen Tuzla Tersaneleri’nde, elbette tek sorun iş kazaları değil. Hükümetin yaptığı son zamlarla birlikte hayatlarının daha da zorlaştığını belirten tersane işçileri, dolayısıyla AKP'ye tepkili. Suriye ile yaşanan gerginliği de değerlendiren işçilerin ortak görüşü ise kimsenin savaş

Ali Doğan

BİR DE SEN OĞLUNU ASKERE GÖNDER

Kadir Karaman da yıllardır tersanelerde çalışıyor. 2008 yılından beri çektiği sıkıntıları hayatı boyunca çekmediğini söylüyor. İğneden ipliğe her şeye zam yapılırken sadece ücretlerine zam yapılmadığını ifade ediyor.

Oğlunun askerde olduğunu söyleyen Karaman şunları ifade ediyor: “Zaten diken üzerideyiz. Bir de bu eklenince temelli tadımız kaçtı. Ben bir yurttaş olarak Başbakana sesleniyorum: Yeter yüreğimizi yakma. Bir de sen oğlunu askere gönder, savaşa en önde gitsin de seni göreyim. Evlatlarımız için savaşa karşı sesimizi yükseltmeliyiz.”

HUZUR KALMADI

Tersanede kaynakçı olarak çalışan Mesut Kulcu son zamlarla birlikte huzurunun kalmadığını söylüyor. “Hükümet bizde huzur bırakmadı çünkü yarın başımıza ne geleceği belli değil” diyen Kulcu, AKP’nin Suriye politikasını da eleştiriyor. “Hükümet bizi savaşın içine sürüklüyor, niçin ve neden olduğunu hiçbirimiz bilmiyoruz, ama durmadan gazetelerde televizyonlarda; bir vurduk vuracağız, şuraya operasyon yaptık, burada vurduk deyip duruyorlar” diyen Kulcu kimsenin halka ‘savaş istiyor musunuz’ diye sormamasına da tepki gösteriyor.

HÜKÜMET NE DEDİYSE OLMADI

Adnan Yılmaz da hükümete tepkili. AKP’nin hükümet olduğundan bu yana yalan söylediğini düşünüyor. “Neye elini attıysa hiçbirini tamamlayamadı. ‘Alevi açılımı’ dedi, olmadı; ‘Romen açılımı’ dedi, olmadı; ‘Kürt açılımı’ dedi, cezaevlerine doldurdu, olmadı. ‘İşçiler iki sendika üye olabilir’ dedi, o da olmadı; ‘Komşularla sıfır sorun’ dedi olmadı.” diyen Yılmaz, son olarak çıkan sınır ötesi tezkeresini hatırlatıyor. (İstanbul/EVRENSEL)  


AKP DOĞRU YAPIYOR AMA SAVAŞ OLMASIN

İşçiler arasında hükümetin politikalarını destekleyenler de var. Osman Yurdal bu işçilerden biri. “Bence hükümet her meselede elinden geleni yapıyor. Suriye meselesinde ise ne yapsın sınırımızdaki insanlar gelmiş yerleşmiş, zaten savaştan kaçıyorlar, yardımcı olmalıyız” diyen Yurdal, Akçakale’ye düşen bombadan sonra karşılık verilmesinin doğru olduğunu söylüyor. “Suriye’de Kürt devleti kuruluyor hükümet buna sessiz mi kalsın” diyen Yurdal, “Büyük devlete yakışan da budur, bunun için AKP’nin yaptıklarını desteklemek lazım” diyor.

Seçkin Keser de hükümetin Suriye politikasını desteklediğini ifade ediyor. “Bizim ülkemize bomba atıyorsa bunun bir karşılığı olmalıdır. Dış ülkeler de bizi destekliyor, eğer biz yanlış bir iş yapsaydık dış ülkeler de buna karşı çıkardı. Bunun için de hükümet bu aldığı desteği iyi kullanmalıdır” diyen Keser, savaşı kesinlikle istemediğini ise şu sözlerle ifade ediyor: “Savaş yıkımdır.”


ARTIK AKP’Lİ DEĞİL

Borucu ustası Şemsettin Tahtacı, AKP kurulduğundan bugüne ailesiyle birlikte AKP’ye oy vermiş. Ama artık “Ne AKP’ye oy vereceğim ne de verdirteceğim” diyor. Nedenini de şöyle açıklıyor: “Yıllardır tersanelerde çalışıyorum. Ama son bir yıl içerisinde bu partiden ve Başbakandan nefret ettim. Nedeni ise taa Libya meselesinde başladı.  Önce ‘NATO’nun ne işi var’ dedi. Sonra çark etti. Mısır’daki kankası idi, düşmanı oldu. Şimdi ise aile dostu Esad bir anda düşman oluverdi. Ne imiş; ‘biz zulme karşı bir hükümetiz’ diyor ama önce kendi ülkemize bakalım. Her gün asker cenazeleri geliyor, dağdakilerin de, askerlerin de ocaklarına ateş düşüyor. Oysa hani açılım yapmıştı, hani çözecekti, kocaman yalan. Şimdi hangi komşu bize dost bilmiyoruz, bunun sebebi Başbakan. Ben artık oy vermem, verdirtmem.”

www.evrensel.net